Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/9367 E., 2025/6831 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/9367 E., 2025/6831 K. (29.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9367
Karar No
2025/6831
Karar Tarihi
29.04.2025

4. Hukuk Dairesi 2024/9367 E. , 2025/6831 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1163 E., 2024/658 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/93 E., 2022/94 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 29.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davalı ... vekili Av. ... geldi. Diğer davalı ... Nakliyat İnş. Mad. Petrol Park Bahçe San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davacı adına gelen olmadı. Davalı ... vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra uygun görülen 29.04.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı Şekerbank ile imzaladığı temlik sözleşmesi gereğince davalı ... Nakliyat İnşaat Ltd. Şti'den alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine icra takipleri yapıldığını, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, adına kayıtlı gayrımenkullerin mal kaçırma gayesi ile diğer davalıya devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili ve davalı borçlu vekili cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 03.03.2022 tarihli ve 2021/93 Esas ve 2022/94 Karar sayılı kararıyla; "... her ne kadar davacı tarafça, davalı ... Nakliyat İnş. Madencilik Petrol Park Bahçe San. ve Tic. Ltd. Şti. ile diğer davalı arasında organik bağ bulunduğu ileri sürülmüş ise de ticaret sicil kayıtlarına göre bu iddianın gerçeği yansıtmadığı, davalı ...'ın Malatya merkezli ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ortağı olduğu, diğer davalı şirketin ise Diyarbakır Ticaret Siciline kayıtlı olduğu, ortaklarının farklı kişiler olduğu, birbirlerinin şubesi olmadıkları, satış senedine göre taşınmazların 11.09.2015 tarihinde 1.500.000,00 TL bedel ile davalı ... tarafından, Türkiye İş bankası lehine taşınmazlara tesis edilen ipotek ile birlikte satın alındığı, bu bedelin bilirkişi tarafından belirlenen 1.052.200,00 TL'lik rayiç değerin de üzerinde olduğu, cevap dilekçesi ekinde sunulan dekontlara göre dava dışı bankaya ipotek bedeline karşılık davalı ... tarafından toplam 1.084.650,82 TL ödeme yapıldığı ve ipoteğin kaldırıldığı, borcun doğumu satış tarihinden önce ise de; borca ilişkin takiplerin 2016 yılında başlatıldığı, satış işleminin 2015 yılında gerçekleştiği, dosya kapsamı itibariyle davalı ... ile diğer davalı borçlu şirket yetkilileri arasında önceye dayalı bir tanışıklık bulunduğu ve davalı ...'ın diğer davalı- borçlu şirketin içinde bulunduğu mali durumu bildiği veyahut bilebilecek durumda olduğu ve davacı alacaklıya zarar verme kastıyla satış işlemini gerçekleştirdiğine dair bir delil ve kanıt bulunmadığı, davalılar arasında yapılan satış işleminin gerçek bir satış işlemi olduğu, İİK'nın 280. maddeye göre zarar verme kastı ile yapılan bir satış bulunmadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.06.2024 gün, 2022/1163 E- 2024/658 K. sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı borçlu şirket tarafından kötü niyetli olarak satışın yapıldığını, davacının TMSF iştiraki olması nedeniyle aciz belgesi sunma zorunluluğunun bulunmadığını, devrin borcun doğumundan sonra yapıldığını, davalı alıcının bedeli ödeyip ödemediğinin araştırılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Bu tür davalar, elinde geçici (İİK.m.105) veya kat'i (İİK.m.143) aciz belgesi bulunan alacaklılar tarafından açılabilir. Bu husus davanın görülebilme koşulu olmakla birlikte aciz belgesinin dava açılmadan, dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasında ve hatta hükmün Yargıtay'ca onanmasından (veya bozulmasından) sonra bile sunulma olanağı vardır. Ayrıca davacının alacağının da kesinleşmiş olması dava şartlarındandır. Somut olayda, davacının davalı borçlu aleyhine İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün 20161994 E- 2016/10311 E, 2016/14932 sayılı dosyadan takip yaptığı, icra dosyalarının incelenmesi neticesinde, davalı borçlu şirketin bilinen adreslerinde yapılmış İİK'nın 105. maddesinde kapsamında aciz belgesi niteliğinde düzenlenmiş haciz tutanağının veya kesin aciz belgesinin de dosya içerisinde olmadığı görülmüştür Her ne kadar davacı tarafından TMSF iştiraki olduğu bu sebeple aciz vesikası ibraz edilmesine gerek bulunmadığı beyan edilmişse de; dava konusu alacağın 5411 sayılı Bankacılık Yasası kapsamında aciz vesikasından muaf tutulacak alacaklardan olmadığı da anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece geçerli bir acz belgesinin ibraz edilmemesi gerekçesi ile davanın reddine, davacı aleyhine de maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesi, yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün, 6100 Sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte yer alan sebeplerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 3. bendindeki “ 69.627,00 TL nispi" ibaresinin hükümden çıkartılarak "4.080,00 TL maktu" ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d142ed0010c49e9c dd80e3879f17fb2f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı