Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/7032 E., 2025/7204 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/7032 E., 2025/7204 K. (06.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7032
Karar No
2025/7204
Karar Tarihi
06.05.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/7032 E. , 2025/7204 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/23 E., 2024/222 K. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacılar vekili Avukat ... geldi. Davalı tarafından gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 06.05.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı....'nin 31.07.2001 tarihli borç sözleşmesinden kaynaklanan bakiye borcunun ödenmemesi üzerine ... 1. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı icra dosyası ile 294.738,45 Euro alacak üzerinden takibe geçildiğini, borçlu şirketin ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 29.11.2005 tarih ve 2003/785 E. 2005/3465 K. sayılı kararı ile hükme bağlanan alacağına İcra İflas Kanunu'nun 89/1 maddesine istinaden 471.741,40 TL üzerinden haciz konulması isteğinin kabulüne karar verilerek davalı belediyeye 01.12.2005 tarihli birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiğini, davacıya borçlu bulunan....'nin davalı belediyeden alacaklı olduğunu, ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 29.11.2005 tarih 2003/785 E. 2005/346 K. sayılı kararı ile sabit olduğu halde takip borçlusu şirketle birlikte muvazaalı hareket eden davalı belediyenin 08.12.2005 tarihli yazısı ile "takip borçlusu ...'nin belediyemizden herhangi bir hak ve alacağının olmadığı, kayıtlarımızın tetkikinden anlaşılmıştır." şeklinde gerçek dışı beyanla itirazda bulunduklarını, takip borçlusunun borca itiraz etmesi sebebi ile ... 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2006/36 E. sayılı itirazın iptali davası açıldığını, bu dava sonuçlanmadan takip borçlusunun davalı belediyeden hak ettiği alacağını temlik etmeye çalıştığının öğrenilmesi üzerine ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/58 D. İş sayılı ihtiyati haciz kararı alınarak davalı belediyeye İİK 89/1 maddesine göre haciz ihbarnamesi tebliğ edildiğini, buna rağmen takip borçlusunun 28.02.2006 tarihli sözleşme ile davalı belediyeden doğmuş olan alacağını, dava dışı...'ye temlik ettiğini, davalının 01.12.2005 tarihli haciz ihbarnamesine rağmen borcu ...'ye ödediğini, davacının 224.046,48 Euro alacağının tahsilinin engellendiğini belirterek muvazaa nedeni ile müvekkili bünyesinde oluşan 224.046,48 Euro zararın ödeme günündeki kur üzerinden 08.05.2015 tarihinden itibaren devlet bankalarının 1 yıl vadeli döviz hesaplarına uyguladığı işlemiş faizi ile, 64.067,47 TL tutarındaki zararın ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı belediyeden tazminine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davacı idarenin sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafından İİK 277. ve devamı maddelerine dayanılarak tasarrufun iptali ve tazminat istemi ile açılan davada ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.02.2012 tarih 2011/43 E. 2012/31 K. sayılı ilamı ile müvekkili idare aleyhinde açılan davanın reddine karar verilen davanın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, davacı tarafından hakikate mualif beyanda bulunmak suçu nedeni ile İcra Ceza Mahkemesi'ne yapılan şikayet ve tazminat istemi ile açılan davada ... 6. İcra Ceza Mahkemesince 21.10.2010 tarih ...sayılı ilamı ile davalı sanığın beraatine, tazminat talebinin reddine karar verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.11.2016 tarihli ve 2016/363 Esas, 2016/600 Karar sayılı kararı ile; davalı belediyenin kendisine tebliğ edilen 01.12.2005 tarihli haciz ihbarnamesine gerçeğe aykırı olarak itiraz etmek suretiyle haciz koymadığı, takip borçlusu şirketin bahse konu alacağını 28.02.2006 tarihli temlik sözleşmesi ve 03.04.2007 tarihli sulh sözleşmesine istinaden temlik alacaklısı durumundaki dava dışı ...'ye ödemesi dolayısıyla bu işlemin zarar verme kastı ile muvazaalı olarak yapıldığı ve bu ödeme nedeni ile davacının bünyesinde meydana gelen zarardan davalı belediyenin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 224.046,48 Euro'nun ödeme günündeki kur üzerinden 08.12.2005 tarihinden itibaren TCMB'nin kısa vadeli döviz hesaplarına uyguladığı avans faizi ile birlikte, 64.067,47 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 15.05.2023 tarihli ve 2020/3602 Esas, 2023/6423 Karar sayılı ilamı ile; "...Somut olayda; iptali istenilen ya da davacının zararlandırıldığı iddia edilen işlemin dava dışı borçlu.... İle dava dışı 3. kişi ... Arasında yapılan alacağın temliki işlemine ilişkin olduğu, bu alacağın temliki işleminde dava dışı borçlu ...'nin davalı belediyeden olan alacaklarını dava dışı 3. kişi ....'ye temlik ettiği, bu durumda dava dışı borçlu şirket ile davalı ... arasında, davacının alacağını bertaraf edecek veya davacıdan mal kaçırma kastını gerektirecek herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan; İİK'nun ihtiyati haczi tamamlayan merasim başlıklı 264/2 maddesinde "İcra takibinde, borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemeye veya mahkemede dava açmaya mecburdur. İcra mahkemesi, itirazın kaldırılması talebini reddederse alacaklının kararın tefhim veya tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dava açması lazımdır." hükmü düzenlenmiştir. Davacının, dava dışı borçlu.... hakkında başlangıçta ihtiyati haciz kararı aldırdığı, bu ihtiyati haciz kararına istinaden süresi içinde icra takibi başlattığı, ancak bu icra takibine karşı yapılan itiraz üzerine, bu itirazın tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemediği veya mahkemede dava açmadığı; bu nedenle, bu karara dayanılarak yapılan işlemlerin geçerliliğini yitirdiği; bu kapsamda ihtiyati haciz kararına istinaden davalı ...'na gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesinin de geçerliliğini yitirdiği; bu aşamadan sonra, davalı ...'nın, dava dışı borçlu.... ile dava dışı 3. kişi ...arasında düzenlenen alacağın temliki işlemine müdahale imkanının olmadığı, ...'na gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesi geçerliliğini yitirdiğinden alacağın temliki işlemi gereğince dava dışı 3. kişi ...'ye ödemede bulunmasına yönelik işlemlerinin davacı yönünden muvazaa teşkil etmediği, davacı alacaklıyı zarara uğratma kastı taşımadığı bunun yanı sıra davacı tarafından dava dışı borçlu.... ile alacağını temlik ettiği ...aleyhine alacağın temliki tasarrufunun iptali için açılan ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/43 E., 2012/31 K. sayılı dosyasında davanın kabulü ile temlik alacaklısı ...'ye karşı İİK hükümlerince borca yetecek kadar cebri icra yoluyla takip yetkisi de verildiği ve verilen kararın kesinleştiği de dikkate alınarak mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın kabulü doğru görülmemiştir. " gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, dava dışı borçlu.... hakkında, başlangıçta ihtiyati haciz kararı aldırdığı, bu ihtiyati haciz kararına istinaden süresi içinde icra takibi başlattığı; ancak bu icra takibine karşı yapılan itiraz üzerine, bu itirazın tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemediği veya mahkemede dava açmadığı; bu nedenle, bu karara dayanılarak ...'na gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesi geçerliliğini yitirdiğinden alacağın temliki işlemi gereğince dava dışı 3. kişi ...'ye ödemede bulunulmasına yönelik işlemlerinin davacı yönünden muvazaa teşkil etmediği, bunun yanı sıra davacı tarafından dava dışı borçlu.... ile alacağını temlik ettiği ...aleyhine alacağın temliki tasarrufunun iptali için açılan Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/43 E., 2012/31 K. sayılı dosyasında davanın kabulü ile temlik alacaklısı ....'ye karşı İİK hükümlerince borca yetecek kadar cebri icra yoluyla takip yetkisi de verildiği ve verilen kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; takip borçlusu ... şirketinin davalı ... yetkileri ile davacıya zarar vermek amacıyla işbirliğine girerek aleyhine açılan ... 23.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/36 E.sayılı itirazın iptali davası sonuçlanmadan ve dolayısıyla haciz konulmadan önce ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 29.11.2005 tarih ve 2003/785 E-2005/346 K.sayılı ilamından kaynaklanan alacağını davalı belediyeden alma aşamasına geldiğinin öğrenilmesi üzerine, bu kez anılan tarihte halen derdest olan ... 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/36 E. sayılı itirazın iptali davası üzerinden talepte bulunulması sonucunda yeniden 01.11.2007 tarihinde ihtiyati haciz kararının alınması ve akabinde takip borçlusu şirketin alacağına haciz konulması amacıyla yeniden talepte bulunularak 06.11.2007 tarihinde İİK'nun 89/1. maddesine göre düzenlenen haciz ihbarnamesi gönderilmiş ise de; davalı ... tarafından yine geçmişte olduğu gibi 09.12.2007 tarihli dilekçe ile haciz ihbarnamesine itiraz edildiğini, davalı belediyenin ihtiyati haciz kararı aşamasında kendisine tebliğ edilen birinci haciz ihbarnamesine gerçeğe aykırı olarak itiraz etmesi nedeniyle ihtiyati haciz kararının infaz edilemediğini, ihtiyati haciz kararının infaz edilemediği bir durumda, diğer bir deyişle olmayan bir haczi ayakta tutmak amacıyla takip borçlusu ...Şirketinin borca itirazları üzerine 7 günlük sürede itirazın iptali davası açılmasında zorunluluk bulunmadığını, dolayısıyla davalı belediyenin kendisine tebliğ edilen birinci haciz ihbarnamesine itiraz ederek haczi uygulamadığı halde 7 günlük sürede itirazın iptali davası açılmadığından bahisle takip borçlusu şirkete ait alacağı temlik alacaklısı şirkete ödemesinde muvazaa bulunmadığı yönündeki gerekçenin yasal dayanağı bulunmadığını, davalı ... tarafından verilen cevabi nitelikteki 08.12.2005 tarih ve M.34.6.BAK.0.12/6410 sayılı yazı ile gerçek dışı beyanda bulunularak aynen “..adı geçen şirketin Belediyemizden herhangi bir hak ve alacağı olmadığı kayıtlarımızın tetkikinden anlaşılmıştır...” şeklinde itirazda bulunulması üzerine, henüz takip borçlusu ismi geçen şirketin borca itiraz etmediği(çünkü 03.01.2006 tarihinde borca itiraz edilmiştir) ve etkilerini hala o anda devam ettiren geçerli bir ihtiyati haciz kararının varlığı nedeniyle üçüncü şahıs durumundaki davalı ... aleyhine gerçeğe aykırı itirazından/beyanından dolayı İİK'nun 89/4.maddesine istinaden 26.12.2005 tarihinde ... 8.İcra Mahkemesi'nin ... E.sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığını, iş bu davanın, taraflar arasında daha önce ... 13. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada verilen kararın temyizi sonucunda Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 21.05.2013 tarih ve 2012/9588 E-2013/7373 K. sayılı onama kararında belirtilen "davalı ...'nın davada borçlu sıfatı ile yer almamasından dolayı davalılardan .... ile ... arasında yapılan ödeme protokolünün iptalinin istenemeyeceği, davacının muvazaa istemli dava açmasının her zaman mümkün bulunduğu” yönündeki gerekçeye dayanılarak açılmış olup, dolayısıyla bozma kararının en başta usulü müktesep hak teşkil eden Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 21.05.2013 tarih ve 2012/9588 E-2013/7373 K. sayılı kararındaki bahse konu gerekçeyle dahi bağdaşmadığını belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK'nın 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 19. maddesi. 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı