Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/6904 E., 2025/3081 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/6904 E., 2025/3081 K. (24.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6904
Karar No
2025/3081
Karar Tarihi
24.02.2025
Konu
Tapu

4. Hukuk Dairesi 2024/6904 E. , 2025/3081 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1636 E., 2024/241 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2010/141 E., 2023/153 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılardan ...'ye ait ... İli, ... İlçesi, ... Mah., ... Sokağı, 48 pafta 231 ada ,9 parselde bulanan taşınmazın 3. katını 400.000,00 TL karşılığında ... 15. Noterliğinin 03.03.2008 tarih ve 02993 yevmiye nolu satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, uzun yıllardan beri tanıdığı davalıya güvenen müvekkilinin sözleşmeyi bir süre sonra tapuya şerh ettirmek amacıyla gittiğinde taşınmazın aynı binada komşu olduğu ve davalı ... ile de ortaklık eden diğer davalı ...'ın eşi olan ve yakından tanıdığı ...'a satıldığını öğrendiğini, mal kaçırmak amacıyla yapılan bu muvazaalı devirden müvekkilinin haberdar olmasının davalı taraflarca engellendiğini, davalı ...'nin kendisine duyulan güveni kötüye kullandığını, almış olduğu 400.000,00 TL yi geri de ödememiş olduğundan alacağın tahsili amacıyla ... 7. İcra Müd. 2009/19290 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatılmış olduğunu, borçlunun borca yetecek kadar malvarlığının da bulunamadığını, ancak davalı borçlunun adına olan ve hali hazırda oturduğu ... ... Sok. ... No:13/4 ... / ... adresinde bulunan taşınmazını 16/06/2009 tarihinde yine ...'a devrettiğinin öğrenildiğini, gerçek değeri 500.000,00 TL civarında olan bu dairenin 85.000,00 TL bedelle satılmış olup bedeldeki fahiş farktan da anlaşılacağı üzere satış işleminin muvazaalı kurulduğunu belirterek her iki taşınmazın tasarrufunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar ... ve ...'nin karı-koca olmaları, ... İlçesi'nde bulunan taşınmazı davaya konu devir öncesinde kısım kısım satın almak suretiyle sahiplenmiş olmaları, son olarak davaya konu hisseyi satın almaları, hisse devrini almalarına rağmen sonradan devir yapmamaları, sonuç olarak hisselerin eşit oranda davalılar adına tescillenmiş olması, 100.000 USD'nin gerçek değer ile örtüştüğü ve bu bedelin elden ödeme yapılmasının makul düzeyde olduğu, satıştan sonra mevcut kiracılara gönderilen ihtarname ile malik bilgisinin bildirilmesine yönelik irade açıklaması gibi hususlar bir bütün olarak dikkate alındığında, dava konusu taşınmaz hisse devrinin mal kaçırma maksadıyla yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı, ... İlçesi' nde bulunan taşınmaz yönünden yapılan değerlendirmede ise; taşınmazı satan davalı ile borçlu davalının uzunca süre devam eden hukuki ilişkileri, taşınmazın yaklaşık yarı fiyatına satışının yapılmış olması, davalıların ... İlçesi' nde bulunan taşınmazdaki hisse ortaklıkları itibariyle, davacının satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı olarak davalı borçludan alacaklı olduğunun diğer davalı tarafından biliniyor olduğunun kabulü gerektiği hususları bir bütün olarak dikkate alındığında, taşınmazın alacaklıdan mal kaçırma maksadıyla muvazaalı devredildiği iddiasının sabit görüldüğü gerekçesiyle, davalı ... ve ... yönünden açılan davanın kabulü ile, ... İlçesi ... Mahallesi 1084 ada 22 parselde bulunan 4 numaralı bağımsız bölümün davalı muris tarafından davalı ...' e devrine ilişkin 16.06.2009 tarihli tasarrufun iptali ile, davacı tarafa ... Anadolu 7. İcra Müdürlüğünün 2019/40153 sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere satış ve haciz yetkisi verilmesine, davalı ... ve ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... ... İli, ... İlçesi ... Mahallesi 1084 ada 22 parselde bulunan 4 numaralı bağımsız bölüm sayılı taşınmazın, hacizden geriye 2 yıl içerisinde satışının yapıldığı, taşınmazın rayiç bedeli ile satış bedeli arasında misli fark bulunduğundan tasarrufun İİK'nın 278/3-2. maddesi gereğince iptaline karar verilmesi gerektiği; kaldı ki alacaklı, devir alan ...'ın aynı binada ikamet etmesi, borçlunun da binanın maliki olması nedeniyle taşınmazı devralan davalı ...'ın borçlunun mali durumu ve ızrar kastını bilebilecek şahıslardan olduğu ve aksinin ispat edilememiş olduğu, davalı ...'ın rayiç bedel kadar ödeme yaptığını ispat edemediği, tüm bu nedenlerle tasarrufun İİK'nın 280. maddesi gereğince de iptaline karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ... İli, ... İlçesi ... Mahallesi, 231 ada, 9 parselde bulunan taşınmazın 1/8 hissesi bakımından değerlendirme yapıldığında; taşınmazın, hacizden geriye 2 yıl içerisinde satışının yapıldığı, taşınmazın rayiç bedeli ile satış bedeli arasında misli fark bulunduğundan tasarrufun İİK'nın 278/3-2. maddesi gereğince iptali koşulunun oluştuğu; alacaklı, devir alan ...'ın aynı binada ikamet etmesi, borçlunun da binanın maliki olması nedeniyle tarafların birbirini tanıdığı, iptal davasına konu taşınmazları devir alan davalı ... ve ...'in karı koca olduğu, dava konusu olan taşınmazların yakın tarihlerde karı koca olan davalılara devir edildiği, taşınmazı devralan davalı ...'ın borçlunun mali durumu ve ızrar kastını bilebilecek şahıslardan olduğu ve aksinin ispat edilememiş olduğu, davalı ...'nin davalı devir alan ...'ın devir karşılığı rayiç değer kadar ödeme yaptığını yazılı belge, banka dekontu ile ispat edemediği anlaşılması karşısında İlk Derece Mahkemesince bu taşınmaz için de davanın kabulü yerine reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, davanın kabulüne, ... İlçesi, ... Mahallesi, 1084 ada, 22 parselde bulunan 4 numaralı bağımsız bölümün davalı borçlu tarafından davalı ...'a devrine ilişkin 16.06.2009 tarihli tasarrufun iptali ile davacı tarafa ... Anadolu 7. İcra Müdürlüğünün 2019/40153 sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere satış ve haciz yetkisi verilmesine, ... İli, ... İlçesi ... Mahallesi, 231 ada, 9 parselde bulunan taşınmazın 1/8 hissesinin davalı borçlu tarafından davalı ...'a devrine ilişkin 16.10.2008 tarihli tasarrufun iptali ile davacı tarafa ... Anadolu 7. İcra Müdürlüğünün 2019/40153 sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere satış ve haciz yetkisi verilmesine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; bekletici mesele yapılan veraset ilamının iptali konulu dava beklenmeden dosyanın karara çıkarıldığını, tasarrufun iptali davasının şartlarının oluşmadığını, aciz vesikası bulunmayıp tam tersine davalı ...'nin terekesine ait taşınmaz malvarlığı bulunduğunu, tereke dosyası incelendiğinde, müteveffaya annesi Süheyla ile teyzesi ve aynı zamanda evlat edineni ...'dan kalma ..., ..., ..., 102 ada, 29 parsel 'de kayıtlı taşınmazların bulunduğu, tapuda satış bedelinin düşük gösterilmesinin tek başına muvazaa olduğu anlamına gelmeyeceğini, davacı müvekkillerin hisselerini satın aldığından, gerek kiracılık münasebeti, gerekse tahliye işlemleri ve aynı binanın teras katını ikamet olarak kullanması nedeniyle haberdar olup ne kendisi, ne de müteveffa ..., kendi aralarında yapmış oldukları bu satış vaadi sözleşmesinden müvekkiline bahsetmediğini, davacı tarafın kötüniyetli olup, davacı ile müteveffa arasındaki satış vaadi sözleşmesinin gerçek bir sözleşme olmadığını, dolayısıyla tasarrufun iptali davasının hiçbir şartı yerine getirilmediği gibi icra takibine konu alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar ... ve ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalılar ... ve ...'a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1c12437a94301c0c acb81bed8c9ec32d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı