4. Hukuk Dairesi 2024/13061 E. , 2025/3085 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/569 E., 2024/290 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ve ... Petrol Nak. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin müvekkili bankaya genel kredi sözleşmesi sebebi ile borçlu olduğunu, bu borç sebebi ile ... İcra Müdürlüğü’nün 2018/22555 sayılı dosyası ile hakkında icra takibi başlatıldığını, akabinde borçlu ... ve ... Petrol Nak. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin pasif malvarlığı araştırmasına gidilmesi sonucunda yüzlerce taşınmazı elden çıkardığının tespit edildiğini, dava konusu taşınmazları da mal kaçırma gayesiyle davalı borçlu ...’nın diğer davalı ...'ye bağış yoluyla devrettiğini ileri sürerek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece davalı borçlu tarafından farklı kişilere devredilen her bir taşınmaz için açılan davaların ayrılmasına karar verilmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen Hatay İli ... İlçesi ... 2185 parselde bulunan A 4 Blok 5. Kat 12 nolu bağımsız bölüm ile Hatay İli ... İlçesi ... 2185 parselde bulunan A 4 Blok 8. Kat 18 nolu taşınmazların müvekkilinin murisi olan babası ... ... ve ortaklarına ait iken murisin 1999 yılında vefatı üzerine hissesinin mirasçılarına intikal ettiğini, taşınmazın bir kısmının orman içinde kalmış olduğu anlaşıldığından söz konusu taşınmazın orman alanında kalan kısmının ormandan çıkarılması için bir kısım mirasçının taşınmazdaki hisselerini ...'ya devrettiğini, ...'nın uğraşları sonucunda taşınmazın bir kısmının ormanla bir ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığını ve ... tarafından inşaat yapımına başlandığını ve inşaattan müvekkiline düşen dairenin devrinin 08.04.2011 tarihinde yapıldığını, bu devrin bedelsiz yapılmasının nedeninin hisse devrinin bir karşılığı olmasından kaynaklı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ... ile ortak oldukları miras malı taşınmazın ... tarafından ...'ya devredildiğini, bu devirden sonra taşınmaz üzerinde inşaat yapılmak üzere ... İnşaat ile kat karşılığı satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, devredilen taşınmazın da davalı ...'nin davalıya devretmiş olduğu paya karşılık aldığı daire olduğunu, inşaat bitiminde payına düşen daireyi aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.07.2019 tarihli ve 2018/421 Esas, 2019/465 Karar sayılı kararıyla; taşınmazın edinme sebebinin bağış olarak nitelendirildiği, ...'nın borçlu ...'nın halası olması sebebiyle ekonomik durumunu ve alacaklılarına zarar verme kastını bildiği veya bilmesi gereken kişilerden olduğu, yapılan tasarrufun İİK 278. maddesi gereğince bağışlama niteliğinde olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 05.04.2021 tarihli ve 2020/1185 Esas, 2021/478 Karar sayılı kararıyla; davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 28.02.2022 tarihli ve 2021/16915 Esas, 2022/3550 Karar sayılı ilamı ile; "... Davalı 3. kişi ...’nın davalı borçlu ...’nın halası olduğu, dava konusu edilen Hatay İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 2185 parselde bulunan taşınmazda daha önceden davalı 3. kişi ...’nın murisi ... ... ve dava dışı ortaklarının hisse sahibi olduğu, murisin vefat etmesi üzerine taşınmazdaki hisselerin davalı ...’ya intikal ettiği, 18.05.2012 tarihinde ... 2. Noterliği ... yevmiye no ile ... İnş.Taah.ve San.Ltd.Şti. ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği ve taşınmaz üzerinde inşaat yapıldığı, 02.06.2014 tarihinde dava dışı ... adına kat irtifakı tesis edildiği, 30.12.2014 tarihinde davalı borçlu ...’ya devredildiği ve 19.12.2017 tarihinde de davalı borçlu ... tarafından davalı 3. kişi ...’ye kayıtsız şartsız bağışlandığı anlaşılmaktadır. Davalı 3. kişi ...; dava konusu taşınmazın bir kısım hissesinin aslında babasına ait iken babası vefat edince kendisine mirasen intikal ettiğini, ancak taşınmazın bir kısmının orman içinde kalmış olduğu anlaşıldığından söz konusu taşınmazın orman alanında kalan kısmının ormandan çıkarılması için taşınmazdaki hisselerini geri almak üzere ...'ya devrettiğini, ...'nın uğraşları ile açılan dava sonucunda taşınmazın bu kısmının ormanla bir ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığını ve ... tarafından inşaat yapımına başlandığını ve inşaattan müvekkiline düşen dairenin devrinin de 08.04.2011 tarihinde yapıldığını iddia etmekte olup, mahkemece; kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davalı 3. kişi ...’ya düşecek olan taşınmazların dava konusu edilen taşınmazlar olup olmadığı araştırılmadığı gibi davalı 3. kişi ...; dava konusu edilen taşınmazın orman sınırları arasından çıkarılması için açılan bir davada kendisini temsil etmesi için taşınmazın ...’ya devrini sağladıklarını iddia etmekte olup, sözü edilen bu davanın gerçekten olup olmadığı ve taşınmaz üzerinde kat irtifakı kurulurken ... adına değil de dava dışı ... adına kurulması ve sonra ...’ya devredilmesinin sebepleri de araştırılmamıştır. Bu durumda; mahkemece yapılacak iş; kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davalı 3. kişi ...’ye düşecek olan taşınmazların dava konusu taşınmazlar olup olmadığının, bu taşınmazların orman sınırları içinde kalması nedeniyle ... tarafından açılan bir davanın olup olmadığı ve sonucunun ne olduğunun, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince kat irtifakının neden ... adına kurulduğunun araştırılıp tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı 3.kişi ...; dava konusu taşınmazın bir kısım hissesinin aslında babasına ait iken, babası vefat edince kendisine mirasen intikal ettiğini, ancak taşınmazın bir kısmının orman içinde kalmış olduğu anlaşıldığından söz konusu taşınmazın orman alanında kalan kısmının ormandan çıkarılması için taşınmazdaki hisselerini geri almak üzere ...'ya devrettiğini, ...'nın uğraşları ile açılan dava sonucunda taşınmazın bu kısmının ormanla bir ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığını ve ... tarafından inşaat yapımına başlandığını ve inşaattan müvekkiline düşen dairenin devrinin de 08/04/2011 tarihinde yapıldığını iddia etmekte olup, bu doğrultuda ... ve ... Orman İşletme Müdürlüğü'ne ve Belediye'ye yazılan müzekkere cevaplarında davalı ... tarafından 2011-2012 yıllarında herhangi bir idari başvurunun olmadığı ve bu hususta açılan bir davanın da olmadığının bildirildiği, bu doğrultuda en başta taşınmazın davalılar arasındaki devir işlemlerinin haklı sebebe dayandırılmadığı ve bu hususta somut delil de sunmadıkları, iddialarının soyut beyandan öteye gidemediği, iddialarını ispat edemedikleri, ...'nın borçlu ...'nın halası olması sebebiyle ekonomik durumunu ve alacaklılarına zarar verme kastını bildiği veya bilmesi gereken kişilerden olduğu, yapılan tasarrufun İİK 278. maddesi gereğince bağışlama niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, Hatay İli,... İlçesi, ... Mahallesi 2185 parsel A4 Blok 12,18 nolu bağımsız bölümün davalı ... tarafından diğer davalı ...'ya yapılan 19.12.2017 tarihli bağış işlemine dair tasarrufun iptali ile ... İcra Müdürlüğünün 2018/22555 Esas sayıl sayılı dosyası yönünden davacıya cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalının kardeşleri ..., ... ve halaları ... ile ... aleyhine açılan tüm tasarrufun iptali davaları birlikte incelendiğinde durumun aynı olduğunun tespit edileceğini, bu davalıların 2185 parselde paydaş olup, paylarını davalı ...'ya devrettiklerini ve daha sonra haklarına düşen daireleri de bağış olarak tapuda geri aldıklarını, tarafların hala- yeğen olup taşınmazın taraflara murislerinden miras kaldığını, dava konusu taşınmazların satış olarak değil, miras payına karşılık devredildiğini, taraflar arasında mirastan kaynaklanan bir ortaklık olup, 2011 yılında bu taşınmazın usuli işlemlerinin daha rahat yapılabilmesi için davalı ...'ya devredildiğini, usuli işlemler tamamlandıktan sonra kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince ...'nın emaneten üzerine kalan daireleri hak sahiplerine iade ettiğini, taraflar arasındaki devrin 26.12.2017 tarihi olup, bu tarih itibariyle ...'nın maddi durumunun son derece iyi olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusunun üzerinde bulunduğu arsanın, müvekkilinin murisi-babası ... ... ve ortaklarına ait iken, murisin 06.01.1999 tarihinde ölümü üzerine, hissesinin 11.02.2011 tarihinde mirasçılarına intikal edildiğini, 2185 parselin, imar düzenlemesi yapılırken bir kısmının orman içinde kalmakta olduğu anlaşıldığından, muris mirasçılarından ...'nın mirasçılar ile görüşmeler yaparak, orman alanında kalan kısmın orman niteliği bulunmadığını, buranın ormandan çıkarılmasını ve büyük kısmı imar alanında kalan taşınmazın tamamının imara kazandırılmasını sağlamak için kendisinin gerekli çabayı göstereceğini, uğraş vereceğini anlatıp, elinin güçlü olması için tüm hisseleri kendinde toplamak istediğini, buna karşılık, eğer çabaları sonuç verir ve yer imara açılırsa, ileride muhtemel kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığında, hissesini devir eden mirasçılara 2’şer daireyi, yapacakları hisse devrine karşılık vereceğini beyan ettiğinde, kimi mirasçıların rıza gösterip, kimi mirasçıların kabul etmediğini, yapılan imar düzenlemesi sonrasında, dava konusunun içinde bulunduğu ( eski 2185) yeni 643 parselin ormanla ilişiğinin bulunmadığına dair Orman Genel Müdürlüğü Kahramanmaraş Orman Bölge Müdürlüğü ve Antakya Orman İşletme Müdürlüğü’nün vermiş oldukları cevabi yazılarla ...'nın idari yollardan parsellerin ormanla ilişiğinin kesilmesini sağladığını, davalıların akrabası ..., yapılacak imar düzenlemesinde hissedar olduğu dava dışı 645 ve 973 parsellerin durumunun da gözetilmesini isteyerek, aksi durumda imar planına itiraz edeceğini belirttiğinden, onun talebi üzerine yapılan görüşmede Belediye nezdinde yapılacak imar planına dair çalışmalarda bu parsellerin de durumunun iyileştirilmesi yönünde emek sarf edileceği sözü verildiği için ( bu arada her ne kadar ... tarafından değilse de başka hissedarlarca ilgili imar düzenlemesinin iptali için Hatay idare Mahkemesi’nde dava açılmış, sonradan red ile kesinleşmiştir ) imar düzenlemesi kesinleşene kadar kendisinde teminat olarak kalması için dava konusu bağımsız bölümün de içinde bulunduğu A4 Blok 8, 11, 12, 13, 14, 17, 18, 23, 24 ve A5 Blok 15, 16, 17, 18 numaralı 13 adet bağımsız bölümün kat irtifakının 02.06.2014 tarihinde ... adına kurulduğunu, ancak adı geçen parsellere ilişkin imar düzenlemesi kesinleştikten sonra ...'nın bu taşınmazlardan A4 Blok 23, 24 ve A5 Blok 17,18 numaralı daireler dışındakileri davalı-borçlu ...’ya satmak suretiyle (teminatı iade etmek suretiyle ) devrettiğini, davalıların hala yeğen olmalarına rağmen, günümüzde insanların sosyallikten uzaklaşmış olmaları, akrabaların nerede ise düğün, cenazelerde dahi nadiren görüşmeleri, ...’nın çok sayıda iş kolunda faaliyette olması, oldukça varlıklı biri olarak, akrabalarına çok mesafeli oluşu, uzaktan onun zor duruma düşmesine hiç kimsenin ihtimal dahi veremeyeceği, akrabaları ile kopukluğuna bakıldığında zor duruma düşse bile malını devretmek için onları asla tercih etmeyeceği gerçeği, yüzlerce taşınmazından sırf dava konusunu kaçırmasının hiçbir anlamının olmayacağı düşünülmeden davalıların hala yeğen olması ile devrin bedelsiz olmasının yeterli görülmesinin adil olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalı ... ve ...'ya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.