Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/14961 E., 2025/3076 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/14961 E., 2025/3076 K. (24.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14961
Karar No
2025/3076
Karar Tarihi
24.02.2025
Konu
Tapu

4. Hukuk Dairesi 2024/14961 E. , 2025/3076 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1179 E., 2024/1861 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/357 E., 2023/530 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca, esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 26.11.2024 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, ek karara yönelik temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak ile dava konusu şeyin değerinden hangisi az ise o değer oluşturur. Dosya içeriğine göre; davacının icra takibine konu toplam alacağı 1.785.009,84 TL, tasarruf konusu taşınmazın toplam değeri ise 400.000,00 TL olup, bu durumda dava değerinin 400.000,00 TL olduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanununun 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanun'un 44. maddesiyle HMK'ya eklenen EK-Madde 1'de öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2024 yılı için 378.290,00 TL’dir. Buna göre; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin olduğundan bahisle davacı vekilinin temyiz talebinin reddine dair 26.11.2024 tarihli ek kararının kaldırılarak davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Ankara İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 19061 ada, 26 parselde kayıtlı kargir işyeri vasıflı taşınmazın davalı borçlu ... ... Mak. İml. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti tarafından davalı ...'e devrine ilişkin tasarrufun Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2016/20279 sayılı icra takip dosyasındaki alacakları yönünden İİK 277. maddesi ve devamı maddeleri ile TBK 19. maddesi gereğince müvekkil banka yönünden iptaline dava konusu taşınmaz üzerinde müvekkili bankaya cebri icra yapabilme yetkisinin verilmesine, Ankara İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 61534 ada, 26 parselde kayıtlı arsa vasıflı taşınmazın 93/11558 hissesinin davalı ... tarafından diğer davalı ...'a devrine ilişkin tasarrufun Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2016/20279 sayılı icra takip dosyasındaki alacakları yönünden İİK'nın 277. ve devamı maddeleri ile TBK nın 19. maddesi gereğince müvekkili banka yönünden iptaline, dava konusu taşınmaz üzerinde müvekkili bankaya cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili aleyhine gayrimenkul satışı yapıldığı tarihte açılan bir icra takibi olmadığını, ayrıca satıcı davacılara gönderilen hesap kat ihtarnamesinin tarihinin de 31.07.2016 olmakla henüz muaccel bir borç doğmadan 1 sene önce müvekkili tarafından taşınmazın satın alındığını, müvekkili tarafından taşınmazın satın alındığı tarihte ödenen bedelin gerçek değer değil rayiç değer üzerinden gösterilmiş ise de rayiç ile alınan değer arasında fahiş bir fark da bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz için piyasa koşullarına uygun bir bedel ödenerek taşınmazın devrinin gerçekleştirilmiş olup, taşınmazın değeri ile orantısız bir bedel ödendiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, gayrimenkul alım-satımında belediye rayiç değeri üzerinden ya da ödenen bedelden daha düşük bir ivaz gösterilmesi satışın yapıldığı dönem itibarıyla çok yaygın bir uygulama olduğunu, dava konusu tasarrufun gerçekleştiği tarihte davacı alacaklı ile diğer davalı borçlular arasında bir borç ilişkisi bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., ... ve ... ... Mak. İml. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.; davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...'in 175.000,00 TL satış bedelini 27.09.2013 tarihinde 19061 ada 26 parselin satış bedeli açıklamasıyla havale yoluyla davalı şirkete ödediği, davalı 3. kişi ... ile davalı borçlu şirket arasında önceye dayalı bir bağlantı ve ilişkinin bulunmadığı, davalı ...'in davalı borçlunun alacaklıdan mal kaçırma kastını bilen ya da bilebilecek durumda olan kişilerden olmadığı, borçlu şirkete ait aktif ve pasif değerler tespit edilerek dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi raporlarına göre davalı şirketin 2013 dönemi bilançosuna göre toplam aktif değerinin 6.090.160,95 TL olduğu satışa konu gayrimenkulün kayıtlı değerinin ise 170.000,00 TL olduğu ve gayrimenkulün şirketin toplam aktif büyüklüğü içerisindeki oranlaması yapıldığında taşınmazın ticari işletmenin mühim bir kısmını teşkil etmediği gerekçesiyle ... ... Makina İmalat İnş. San ve Tic. Ltd. Şti ile davalı ... arasında yapılan tasarruf yönünden tasarrufun iptali şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından davacı tarafından davalılar ... ... Makina Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve ... aleyhine açılan davanın reddine, davalılar ... ve ... ile ... arasında yapılan tasarruf yönünden yapılan incelemede; Ankara İli ... İlçesi ... Mahallesi 61534 ada 13 parsel sayılı taşınmazda davalılar ... ve ...'ın 93/11558 hisselerini 15.000,00'er TL bedelle 19.08.2015 tarihinde davalı ...'a devrettiği, tapuda gösterilen satış bedeli ile taşınmazın satış tarihindeki değeri arasında mislini aşan bir bedel farkı bulunduğu, taşınmaz bedelinin ödendiğine dair davalıların iddia ve ispatının bulunmadığı, bu nedenle tasarrufun davacı bankadan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı gerekçesiyle davacı tarafından davalı ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulü ile; Ankara İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 61534 ada, 13 parselde kayıtlı arsa vasıflı taşınmazın 93/11558 hissesinin davalı ... tarafından diğer davalı ...'a devrine ilişkin tasarrufun Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2016/20279 sayılı dosyadaki alacak ve ferileri ile sınırlı olarak iptali ile dava konusu taşınmaz üzerinde davacıya cebri icra yapma yetkisi verilmesine, davacı tarafından davalı ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulü ile; Ankara İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 61534 ada, 13 parselde kayıtlı arsa vasıflı taşınmazın 93/11558 hissesinin davalı ... tarafından diğer davalı ...'a devrine ilişkin tasarrufun Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2016/20279 sayılı dosyadaki alacak ve ferileri ile sınırlı olarak iptali ile dava konusu taşınmaz üzerinde davacıya cebri icra yapma yetkisi verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın satış tarihi itibari ile şirket değerinin yüzde 17,05'ine tekabül ettiğinin ifade edildiği, böylece yapılan devrin ticari işletmenin mühim bir kısmını oluşturmadığının sabit olduğu, öte yandan davalılar ... ve ...'ın davalı ...'a yaptıkları temlikte de mislini aşan bir bedel farkının mevcut olduğu, bu durum karşısında Mahkemece, davacı tarafından davalılar ... ... Makine Ltd. Şti ve ... yönünden davanın reddine, diğer tasarruflar yönünden ise davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı borçlu ... ... Mak. İml. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı ...'e yapılan devrin İİK'nun 280/3. maddesi gereğince iptale tabi olduğunu, borçlu şirket tarafından devredilen taşınmazın borçlu şirketin ticari işletmesinin mühim bir kısmını oluşturduğu hususunun tartışmasız olduğunu, bilirkişi raporunda gayrimenkulün satıldığı yıldaki değerinin şirketin %17,05 ine tekabül ettiğinin, bunun da şirket büyüklüğü içerisinde mühim bir oranda olduğunun belirtildiğini, taşınmazların orantısız bedellerle devredildiğini, tapuda gösterilen değer ile gerçek değer arasında orantısız fark bulunduğunu, taraflar arasında her zaman düzenlenebilecek adi protokole göre davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, banka aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin fahiş olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Bölge Adliye Mahkemesince verilen 26.11.2024 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 54caceff8fc6f1da a7b866999868238e

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı