Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2022/3324 E., 2025/3090 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3324 E., 2025/3090 K. (24.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3324
Karar No
2025/3090
Karar Tarihi
24.02.2025

4. Hukuk Dairesi 2022/3324 E. , 2025/3090 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/142 E., 2022/304 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/269 E., 2021/429 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu Manisa ili ... ilçesi, ... Mah. 131 Ada, 3 parsel, 2 no.lu bağımsız bölümün 13.10.2016 ve 28.11.2016 tarihinde muvazaalı şekilde devir işlemlerinin yapıldığını, müvekkilinin alacaklı olduğunu, yapılan icra takibinin semeresiz kaldığını, iptale konu tasarrufun borcun doğumundan sonra gerçekleştiğini, davalarının kabulü ile davalıların hukuka aykırı tasarruflarının iptali ile dava konusu taşınmazda cebri icra işlemi tesis edebilmeleri için yetki verilmesini, 02.12.2021 tarihli celsede ise; davalı ... şirketi ve ... ile anlaştıklarını, alacaklarını ödediklerini, yargılama gideri ve avukatlık ücretleri konusunda anlaştıklarını, bu davalılardan taleplerinin olmadığını, diğer davalı ... ile ilgili davanın açılmasına sebebiyet verdikleri için taleplerinin olduğunu, davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili ve davalı ... Şirketi vekili; davacı ile anlaştıklarını, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmişlerdir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın müvekkili davalı ...’ın sahibi bulunduğu ... Tarım Şirketinin %50 hissesine karşılık ... Besicilik Şirketi yetkilisi ... tarafından satıldığını, ilerleyen süreçte ... ile davalı ... arasında ortaya çıkan ticari sorunlar nedeniyle şirket hissesini geri aldığını ve dava konusu taşınmazın da iade edilmek istendiğini, bu süreçte ...'ın söz konusu taşınmazın kendilerine değil, şirket muhasebecisi olduğunu belirttikleri ...’e devredilmesini istediklerini belirttiklerini, bu durum neticesinde davalı ...'ın, söz konusu taşınmazı bahsi geçen ve başkaca bir tanışıklığı olmayan şahsa devrettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu alacağın ödendiğinin beyan edildiği, bu sebeple davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı-3.kişi ...'ın, borçlu-davalı ... ltd. Şirketi sahibi ile arkadaş olduğu, bir dönem birlikte ... ..ltd Şirketinin ortakları oldukları, birbirlerini tanıdıklarından İİK'nın 280/1 maddesinde vücut bulan emarenin gerçekleşmiş olduğu ve yapılan ödeme ile belirlenen değer arasında mislini aşan fark olup İİK'nın 278/2 şartlarının oluştuğu, davalı-4.kişi için bedel farkı tek başına muvazaaya delalet etmese de, davalı-4.kişinin borçlunun mali müşaviri olduğu ve borçlunun durum ve amacını bilecek kişilerden olup İİK'nun 280/1 madde koşullarının oluştuğu, bu hali ile davalıların davanın açılmasına sebebiyet verdikleri, bu durumda yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden davalıların birlikte sorumlu oldukları, fakat, davacı vekilince, davalı-borçlu ve davalı-4.kişi açısından yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığı belirtildiğinden, bu davalılar aleyhine yargılama gideri ve vekaletten sorumluluk yükletilmemesinin yerinde olduğu, aksine, davalı 3.kişi açısından açıkça talep olmasına rağmen, 3.kişi açısından da sorumluluk yüklememek doğru olmamakla birlikte, davacının istinaf talebi olmadığından, bu konuda istinafa gelen taraf aleyhine düzeltme yapılmadığı gerekçesiyle davalı-3.kişi ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davada borcun ödenmesi nedeniyle konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğini, davacı yanın, diğer davalılar ile anlaştığını belirterek onlardan yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediğini fakat müvekkilinden, dava açılmasına sebebiyet verdiği iddiası ile yargılama gideri ve avukatlık ücreti talep ettiğini, bu halde, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre sorumluluğun tesis edilmesi gerektiğini, tasarrufun iptali dava şartları oluşmadığından aslında davanın red ile sonuçlandırılması gerektiğini, davacı yan, taşınmazın müvekkiline devir tarihi olan 13.10.2016 tarihi itibarıyla cari hesap kaydına göre 222.755,82 TL alacağının doğmuş olduğunu iddia etmiş ise de müvekkilinin taraflar arasındaki cari hesap durumunu bilmesinin mümkün olmayıp müvekkiline bu sebeple herhangi bir kötüniyet atfedilmesinin mümkün olmadığını, öte yandan aciz belgesi sunulmadığını, 13.12.2018 tarihli haciz tutanağının da aciz belgesi niteliğine sahip olmadığını, zarar verme kastıyla yapılan bir devir olmadığını, yapılan satışta edimler arasında aşırı bir fark bulunmadığını, borçlunun anılı taşınmazına 20.06.2016 tarihinde 10.000.000,00 TL bedelle ... tarafından ipotek tesis ettirilmiş ise de esasen aynı tarihte 2.000.000,00 TL limit dahilinde kredi açılmış olup borçlunun ödeme konusunda bir sıkıntı yaşamadığının da müvekkili tarafından öğrenildiğini, önşartlar ve dava koşulları yerine getirilmediğinden davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı