4. Hukuk Dairesi 2024/5085 E. , 2025/4640 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/911 E- 2023/829 K HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın reddine dair verilen karar; davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu ...'un alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı villa ile dava dışı taşınmazını 19.08.2008 tarihinde davalı ...'e sattığını, ancak villanın halen borçlu ve ailesi tarafından kullanıldığını, satış işleminin muvazaalı olduğunu belirterek satış işleminin 818 sayılı BK'nun 18. maddesi gereğince iptaline, İİK'nun 283/1. maddenin kıyasen uygulanarak 350.041,53 TL alacak yönünden haciz satış yetkisi tanınmasına, takip konusu alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı borçlu ..., davanın İİK'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, aciz halinde olmadığını, davacılara 28 aylık kira borcu olduğunu, 2009 yılı Şubat ayına kadar takip konusu kira borcunun ödendiğini, tasarrufun borçtan önce yapıldığını, satışın gerçek bir satış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili, davanın tasarrufun iptali davası olarak nitelendirilmesi gerektiğini, iptal koşullarının bulunmadığını, davanın süresinde açılmadığını, takip konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, tasarrufun borçtan önce yapıldığını, borçlunun aciz halinde olmadığını, dava konusu taşınmazı inşaat halinde ve rayiç bedelle aldıklarını, eksik işleri müvekkilinin tamamladığını, taşınmazın 03.05.2010 tarihinde borçlunun eşine kiraladıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE YARGILAMA SÜRECİ 1.Mahkemenin 22.01.2014 gün, 2011/259 E. - 2014/11 K. sayılı kararı ile; "Davacıların, davalı ... aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2011/2486 sayılı takip dosyasında kira sözleşmesine dayalı olarak icra takibi başlattıkları, icra takibinde, 01.07.2008-01.05.2011 tarihleri arasındaki toplam 35 aylık kira bedelinin tahsilinin istendiği, icra dosyası ve takip talebi kapsamına göre, takip dayanağı olan ve ödenmediği iddia olunan kiraların 01.07.2008 tarihinden itibaren başladığı, dava konusu taşınmazın ise akit tablosuna göre, davalı ... tarafından diğer davalı ...’e 19.08.2008 tarihinde devredildiği, yani kısacası, davalı takip borçlusu ... tarafından yapılan satış işleminin, takip konusu yapılan Temmuz ve Ağustos 2008 aylarına ilişkin kira alacaklarının doğumundan sonra gerçekleştirildiği, dosya kapsamına göre, davalı ...’un, dava konusu taşınmazda satış tarihinden sonra oturmaya devam ettiği, her ne kadar dava konusu taşınmazın, eşi tarafından sağlık sorunları sebebiyle davalı ...’den kiralandığı iddia edilmiş ise de; söz konusu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu, salt bu durumun dahi muvazaaya karine oluşturacağı, dava konusu taşınmazın bilirkişi raporu ile belirlenen satış tarihindeki değeri ile davalılar arasında yapılan satış akit tablosundaki satış bedeli arasındaki fark ve davalının eşinin satış sonrası satın alan diğer davalı ile kira sözleşmesi yapması ve buna istinaden dava konusu taşınmazda diğer davalı ile birlikte oturmaya devam etmesi olgusu dikkate alındığında, yapılan işlemin muvazaalı olduğu; davacıların da bu nedenle zarar gören üçüncü kişi durumunda bulundukları kanaatine varılmış, açıklanan nedenlerle davacıların davasının kabulüne karar vermek gerekmiş, her ne kadar davacı tarafça aciz belgesi sunulmamış ise de, davacı genel hükümlere göre muvazaa iddiasında bulunup haciz ve satış kararı verilmesini talep etmiş olduğundan ve aciz belgesi sunmaksızın da muvazaa nedenine dayalı talepte bulunma imkanı bulunduğundan dava ön şart yokluğundan reddedilmeyerek davacıların davasının kabulü ile; Bursa İli ... İlçesi, ... Köyü, 1 ada 9 parsel sayılı taşınmazın, ... Tapu Sicil Müdürlüğü’nün 19.08.2008 Tarih, 7580 yevmiye numaralı işlemi ile davalı ...’e yapılan devir işleminin muvazaalı olduğunun tespit ile davacıların alacağını tahsil için dava konusu bu taşınmazın haciz ve satışını isteyebilmelerine" karar verilmiştir. 2.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3.Yargıtay (Kapatılan) 17. HD 26.01.2016 tarih, 2014/10003 E-2016/944 K sayılı ilamı ile; "...davacıların alacağının ....İcra Müdürlüğünün 2011/2486 sayılı takip dosyası gereğince davacıların murisi ... tarafından dava dışı .... Sanayi ve Tic.Ltd.Şti'ne kiralanan ve davalı ...'un müştereken ve müteselsilen kefil olarak imzaladığı kira sözleşmesi gereğince ödenmeyen 01.07.2008-01.05.2011 tarihleri arasındaki 35 aylık kira alacağına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Davalı borçlunun süresini geçirerek icra müdürlüğüne verdiği dilekçesi ile yargılama sırasındaki savunmasında takip konusu kira borcunun 28 aylık olduğunu 2009 yılı Şubat ayına kadar kira borcunun banka aracılığıyla ödendiğini savunduğunu ve bu konuda banka kayıtlarını delil olarak bildirdiği anlaşıldığından Mahkemece davalının ödemeye ilişkin savunması üzerinde durularak davacıların miras bırakanı ... ile davalı ... ve dava dışı kiracı şirketin banka kayıtları ile ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp dava konusu satış işleminin yapıldığı 19.08.2008 tarihine kadar ödenmemiş kira borcu bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınması tasarruf tarihinine kadar ödenmemiş kira borcu yok ise davanın reddine,aksi takdirde tasarruf tarihine kadar ödenmemiş kira borcu var ise bu miktar ile (11.07.2008-19.08.2008 arası kira borcu miktarı kadar) sınırlı olarak davacıya İİK'nun 283/1 madde gereğince haciz ve satış yetkisi verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir." gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. 4.Davacılar vekili kararın düzeltilmesini talep etmiş, karar düzeltme talebi Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince reddedilmiştir. 5.İlk Derece Mahkemesi 2018/473 E. - 2019/118 K. sayılı dosyasından "direnme" kararı vermiş karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2020/(17)4-370 E. - 2022/951 K. sayılı ilamı ile direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. IV.MAHKEMECE BOZMA İLAMINA UYULARAK VERİLEN KARAR İlk Derece Mahkemesinin 23.11.2023 gün, 2022/911 E- 2023/829 K sayılı ilamı ile "Dosyaya sunulan denetime elverişli bilirkişi kök ve ek raporlarına göre 01.07.2008 ile 19.08.2008 tarihleri arasında ödenmemiş kira borcu bulunmadığı tespit edildiğinden, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.06.2022 tarih 2020/(17)4-370 Esas 2022/951 Karar sayılı ilamı doğrultusunda davanın reddine" karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...'un satış işleminin yapıldığı tarihte kira borcunun olduğunu, kira ödemelerinin aksatılarak yapıldığını, bilirkişi raporunda yanlış hesaplama yapıldığını, kira sözlşemesi yenilenerek bugüne kadar geldiğini, muvazaalı işlemin kira sözlşemesinden sonra yapıldığını, davalı borçlunun borcunu kabul ettiğini, icra takibine süresi içerisinde itiraz edilmediğini, beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, 818 sayılı B.K.'nın 18. maddesine göre açılmış, muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan Yargıtay Hukuk Genel Kurul tarafından verilen bozma kararı gereğince karar verilmiş olmasına, dosyadan alınan, denetime elverişli bilirkişi raporu ile de davalı borçlunun tasarruf tarihinde herhangi bir kira borcunun olmadığının da belirlenmiş olmasına göre davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5fdf930b5a0304c1 76293dc0400189f4