Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/2253 E., 2025/4643 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/2253 E., 2025/4643 K. (19.03.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2253
Karar No
2025/4643
Karar Tarihi
19.03.2025
Konu
Tapu

4. Hukuk Dairesi 2024/2253 E. , 2025/4643 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1934 E- 2023/2798 K İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/240 E- 2022/874 K Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yolu ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... San.ve Tic. Ltd.Şti.'ye 20.07.2015 tarihinde genel kredi sözleşmesi ile kredi verildiğini, aynı tarihli bono alındığını, ödenmemesi üzerine Konya 9. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından takip açıldığını, borçlu şirket üzerindeki mallar üzerinde çok sayıda haciz ve ipotek bulunduğunu, fiili haciz yapıldığını, haciz mahalinde menkul mal bulunamadığını, borçlunun ... İlçesi ... Köyü 290 parseldeki taşınmazı 10.5.2016 tarihinde diğer davalıya devrettiğini, ivazlar arasında oransızlık olduğunu, devralan ...'in ... Limited Şti'nin ortağı veya yetkilisi olduğunu, Konya İlinde ticaret işleriyle ilgilenmesi sebebiyle borçlunun durumunu bilmesi gerektiğini dolayısıyla zarar verme kastını bildiğini belirterek tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; borçlunun Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/776 Esas sayılı dosyasında iflas erteleme talebinde bulunduğundan takiplerin durduğunu, davacının usulüne uygun aciz vesikası sunmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, 07.05.2016 tarihinde borçlu ile protokol yaptıklarını, satış bedelinin 500.000,00 TL olduğunu, tapuda gösterilen 280.000,00 TL'nin 40.000+80.000+80.000 bedelli çek ve satış günü 80.000,00 TL banka havalesi ile kalan bedelin 5.000,00 TL'sinin protokol tarihinde, kalan 215.000,00 TL'nin satış günü elden ödeme ile tevdi edildiğini, nitekim devir tarihinde hesabından 311.500,00 TL çektiğini, tapudaki resmi satış bedelinin (280.000,00 TL) %4'ü oranında tapu harcı olarak 11.200,00 TL ve 220,00 TL döner sermaye masrafının da bu paradan kullanıldığını, buna göre misli fark olmadığından bahisle ivazsız bir kazanım olduğu karinesinin de uygulanamayacağını, taşınmaz devrinden önce borçlu yetkililerini tanımadığını, herhangi bir ticari ilişkileri olmadığın, gerçek bir muamele olduğunu savunmuştur. 2.Davalı ... Limited Şti cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı muvazaadan ari olarak 500.000,00 TL bedel karşılığında sattığını, tapuda 215.000,00 TL'nin elden ödendiğini, elden ödenen 215.000,00 TL ve bankaya gönderilen 80.000,00 TL toplamı olan 295.000,00 TL'nin 10.05.2020 tarihinde kasa defterine girildiğini, şirket kasasına giren 295.000,00 TL ile bankalara olan KMH borçlarının ve maaş ödemelerinin yapıldığını, alıcı tarafından müvekkiline taşınmaz satışı için verilen çeklerin ... Aş ve ... Aş'nin 11.05.2016 tarihinde çek tevdii bordrosu ile kredi borçlarına karşılık tevdi edildiğini, yetkililer ile devralan davalı arasında hiçbir yakınlık bulunmadığını, taşınmazın gerçek değerinde devredildiğini, 05.05.2016 tarihli gayrimenkul değerleme raporunda 141,050 m2 arsa için 500,000,00 TL kıymet taktir edildiğini, taşınmazın yüzölçümünün tapu tarafından 136.042 metrekare olarak düzeltildiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 05.12.2022 tarihli 2021/240 E - 2022/874 K. sayılı kararı ile "Dava ön koşullarının mevcut olduğu , 17.06.2021 tarihli denetime elverişli heyet raporu ile tasarrufa konu taşınmazın devir tarihindeki (10.05.2016) değerinin 564.200,00 TL olduğu, tapudaki devir işleminde davalı ... tarafından diğer davalı borçlu şirkete 280.000,00 TL ödemenin yapıldığı, alınan denetime elverişli 09.08.2022 tarihli mali müşavir bilirkişi raporuyla taşınmaz satışının davalı borçlu şirket ticari defterlerine işlendiği, 20.07.2016 tarihli 40.000 TL bedelli çek, 31.08.2021 tarihli 80.000,00 TL bedelli çek, 30.09.2016 tarihli 80.000,00 TL bedelli çek ve 05.09.2021 tarihli davalı ... tarafından davalı şirket hesabına gönderilen 80.000,00 TL havale işlemiyle toplam 280.000,00 TL ödemenin davalı ... tarafından yapıldığı ve bu ödemelin şirket ticari defterlerine işlendiği anlaşılmış olup, alınan raporlarla davalılar arasındaki satışın gerçek bir satış olduğu, banka ve şirket ticari defter kayıtları ile sabit olan 280.000,00 TL ödemenin tapu bedeline eklenmesiyle misli farkın oluşmadığı anlaşılarak davanın reddine" karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.12.2023 gün, 2023/1934 E- 2023/ 2798 K sayılı kararı ile; davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava sırasında mali bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu taraflardan sadece iflas idare memuruna tebliğ edildiğini, taraflara tebliğ edilmeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının usul yönünden mümkün olmadığını, taşınmazın Konya Aksaray karayoluna yakın ve Divanlar kadastro yoluna cepheli olduğunu, yakın çevresinde tarım arazileri ile birlikte ticari tesislerin bulunduğu tespit edilmiş olduğunu ve bu nedenle taşınmazın m2 birim fiyatının daha yüksel olacağını, davalıların satışı sadece banka aracılığı ile yapmalarına rağmen tapudaki satış bedelinin üzerine eklenerek hesaplama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın satış tarihinden 7 ay önce toplulaştırma işlemi sonucunda yüzölçümünde düşüş olduğunu, bu durumun sabit olmasına rağmen mahkemece değerlendirilmediğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Değerlendirme Dava İİK’nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 1.Tasarrufun iptali davasını elinde geçici veya kati aciz belgesi bulunan alacaklılar ile, borçlu iflas etmiş ise iflas idaresi ya da İİK'nun 245. maddesi gereğince iflas idaresi tarafından dava hakkı kendisine devredilen alacaklılar açabilir. Yargılama sırasında borçlunun iflası halinde de yine aynı madde gereğince iflas idaresinin yargılamaya devam edip etmeyeceği veya davacıya yetki verip vermeyeceğinin netleşmesi gerekmektedir. Somut olayda, dava açıldıktan sonra davalı borçlu şirketin Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/776 E sayılı dosyadan 16.05.2017 tarihinde iflasına karar verilmiş ancak kararın kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamıştır. Öncelikle mahkemece iflas kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak kesinleşmemiş ise kesinleşmesinin beklenmesi, kesinleşmiş ise iflas idaresinin İİK'nun 245. maddesi gereğince bu davayı takip için davacılara yetki verip vermediği, davaya iflas idaresinin devam edip etmeyeceğinin sorulması , davacıya yetki verilmesi halinde eldeki davayı takip edebileceği aksi halde . davanın davacı sıfatı alacak olan İflas idaresi temsilcisi huzuruyla görülmesi ve davanın İİK’nun 277 ve devamı maddeleri koşullarına göre değerlendirme yapılarak, verilecek kararın İflas idaresi lehine veya aleyhine kurulması gerekirken bu yön göz ardı edilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Taraf teşekkülü yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınması gereken bir husustur. 2.Bozma neden ve şekline göre davacı ... AŞ vekilinin ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı .... vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2- İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3-Davacı .... vekilinin ve davalı ... vekilinin (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı .... ve davalı ...'e iadesine HMK nun 373/1 hükmü gereğince; dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.03.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı