Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/10387 E., 2025/4645 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/10387 E., 2025/4645 K. (19.03.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10387
Karar No
2025/4645
Karar Tarihi
19.03.2025
Konu
Miras

4. Hukuk Dairesi 2024/10387 E. , 2025/4645 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/509 E., 2024/245 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince verilen kararın Yargıtay (4.) Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrasında; davanın konusuz kalması sebebi ile karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ... ait gayrimenkulün amme alacağının ödenmesini engellemek amacı ile muvazaalı bir şekilde 3. kişilere satıldığını belirterek İzmir .... İlçesi ... Mah 2848 ada, 53 parselde kayıtlı gayrimenkul ile ilgili aralarında kardeşlik bağı bulunan borçlu ile ... arasında yapılan 07.12.2011 tarihli tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayın anne ve babadan kalan mirasın iki kardeş arasında paylaşılması olduğunu, davacı tarafın mal kaçırmak niyeti ile hareket edildiği yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, borçlu ...'nun kötü niyetli olarak hareket etmesi halinde halen sahibi olduğu İzmir ... 2817 ada, 18 parsel 6 nolu daireyi daha önce satması gerektiğini iddia ederek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin 14.09.2015 tarihli ve 2014/327 E., 2015/281 K. sayılı kararı ile "borçlu ... ile ...'nun kardeş oldukları, dava konusu taşınmaz ile birlikte yine konut niteliğindeki bir taşınmazın murislerinden iki davalıya intikal ettiği, davalıların kendi aralarında anlaşarak taşınmazlardan birinin ...'ya, birisinin de ...'ya intikali şekli ile mirası pay ettikleri, davalı borçlunun kendisine intikal eden evde otururken diğer davalı kardeşininde kendisine düşen konutta oturmaya devam ettikleri, ancak davalı borçluya kalan evde balkondan bir çocuğun düşüp ölmesinden sonra borçlunun bu evini satarak buradan aldığı para ile başka yerden ev aldığı, davalı kız kardeşinin oturduğu evdeki hissesini de kız kardeşine devrettiği, yapılan işlemin aslında mirasın taksimi olduğu, ortada davacının iddia ettiği gibi alacaklıdan mal kaçırmak için bir devir işleminin olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine, " karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17 inci Hukuk Dairesi'nin 14.10.2020 tarih ve 2019/1832 E- 2020/5559 Karar sayılı ilamı ile; "... dava konusu gayrımenkulün söz konusu borcun doğumundan sonra 07.12.2011 de davalı ...’a düşük bedel ile devredildiği, dinlenen davalı tanık beyanlarında dava dışı muris annenin vefatı ile dava konusu gayrımenkulün ve dava dışı başka bir gayrımenkulün davalılara intikal ettiği, murisin iradesi doğrultusunda gayrımenkullerin kendi aralarında pay edildiği beyan edilmişse de; davalı borçlu ile davalı 3. kişi olan ... olup, davalı ... davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişilerden olup, davalılar arasında düzenlenmiş geçerli bir taksim sözleşmesi, miras sözleşmesi gereği dava konusu gayrımenkulün ve dava dışı gayrımenkulün kardeşler arasında paylaşılmasına dair herhangi bir karar olmadığı gibi, dava dışı diğer gayrımenkulün 16.05.2007 de davalılar adına intikal ettirildiği gün, davalılar tarafından dava dışı başka bir şahsa devrinin yapıldığı, dava konusu gayrımenkulün ise davacının alacağının doğum tarihinden sonra 07.12.2011 de davalı ...’a devredilmiş olduğu, devir tarihine kadar dava dışı anne üzerinde kayıtlı olduğu, dava dışı gayrımenkulün intikal ettirildiği gün davalılarca başka bir şahsa devredilip dava konusu gayrımenkulün ise 4 yıl sonra davalı ... adına tescilinin yapılmış olması, davalılar arasında geçerli bir miras taksim sözleşmesi olduğunun ispat edilememiş olmasına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece bu maddi ve hukuksal olgular irdelenmeksizin yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına, karar verilmiştir. 3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde 22.12.2022 tarih, 2022/127 E- 2022/480 K sayılı ilamı ile "davanın kabulüne" karar verilmiştir. 4. Karar davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 5. Yargıtay (4.) Hukuk dairesinin 11.07.2023 tarih, 2023/5311 E- 2023/-8771 K sayılı ilamı ile " davalı borçlu tarafından dava konusu İzmir İli, ... İlçesi, ... mahallesi, 2848 ada, 53 parselde kayıtlı gayrımenkulün 1/2 hissesinin kardeşi olan davalı ...'ya devredilmiş olmasına rağmen mahkemece tam hisse üzerinden tasarrufun iptaline karar verilmesi ve mahkemece konusunda uzman bilirkişiden, dava konusu gayrımenkulün davalı 3. şahsa devredildiği tarih itibari ile doğmuş vergi borcunun tespiti yapılarak, tasarruf tarihi itibari ile doğmuş olan vergi aslı ve ferileri üzerinden iptal kararı ve davacı alacaklıya cebri icra yetkisi verilmesi gerekirken, uzman bilirkişiden rapor alınmaksızın ve vergi borcu belirlenmeksizin, sadece iptale karar verilmesi de doğru görülmemiştir" gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2024 gün, 2023/509 E- 2024/245 K sayılı ilamı ile "davalı borçlu tarafından dava konusu borcun yapılandırıldığı ve borcunu ödediği, bu haliyle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından konusuz kalan davada hüküm kurulmasına yer olmadığına" karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı borçlu iş bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden müvekkili lehine vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek kararın düzeltilmesi veya bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava 6183 sayılı Kanun'un24 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince karar verilmiş olmasına,dava konusu borcun yapılandırma yapılarak tahsil ve tasfiye edildiğinin anlaşılmasına ve 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 9. maddesi 13. fıkrasının (d) bendi gereğince yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, vekalet ücretinin de talep edilemeyecek olmasına karar verilmiş bulunmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı