4. Hukuk Dairesi 2024/4614 E. , 2025/10244 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/146 D.iş, 2024/149 K. İtiraz Hakem Heyetince verilen 09.02.2024 tarihli kararın ve davacının temyiz dilekçesinin miktardan reddine dair saklama mahkemesince verilen 15.03.2024 tarihli ek kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya ve içeriği incelenerek gereği düşünüldü: 1-İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz talebinde bulunulmuş olup saklama mahkemesince verilen 15.03.2024 tarihli ek karar ile davacı vekilinin temyiz talebinin temyiz edilen dava miktarının kesinlik sınırının altında kalması sebebiyle reddine karar verilmiştir. Ek karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Somut olayda uyuşmazlık konusunun çözümü İtiraz Hakem Heyetince sonuçlandırılmış olup saklama kararını veren mahkemece yapılan bir yargılama bulunmamaktadır. İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı yapılan temyiz isteminin reddi kararını verme konusunda saklama kararını veren mahkeme görevli değildir. Açıklanan nedenlerle saklama mahkemesinin davacının temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin 15.03.2024 tarihli ek kararı yerinde görülmemiş ve ek kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. 2-28.02.2023 tarihli ve 32118 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu Maddesinin On İkinci ve On Beşinci Fıkralarında Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ gereğince, tebliğin yürürlüğe girdiği 28.02.2023 tarihinden itibaren verilen itiraz hakem heyeti kararları bakımından geçerli olmak üzere; tebliğin 2. maddesi “...Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan iki yüz otuz sekiz bin yedi yüz otuz Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen hakem kararları için temyize gidilebilir...” şeklinde düzenlenmiştir. Dosya içeriğine göre davacı vekili fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10,00 TL geçici ve 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere tolam 20,00 TL tazminat talep etmiş, davacıda sürekli iş göremezlik bulunmadığı gerekçesiyle Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. Davacı vekilince 20,00 TL maddi tazminat talebinde bulunulurken fazlaya dair hakkı saklı tutulmuş olup davada talep edilebilecek bir üst sınır miktarı da belli olmadığından, karar talep içeriğine ve HMK hükümlerine göre kesin olan kararlardan olmayıp temyizi kabil kararlardan olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulü ile esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.03.2018 tarihinde davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralanarak %2 oranında malul aldığını, 3 hafta geçici iş göremezliği oluştuğunu, kazananın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL sürekli ve 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 20,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulden reddi gerektiğini, kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacının geçici iş göremezlik tazminatı talep hakkı bulunmadığını, kazayla illiyetli maluliyetin olmaması nedeniyle başvurunun esastan reddi gerektiğini, yapılan medikal değerlendirmede davacının maluliyeti bulunmadığının belirlendiğini, yeni bir maluliyet raporu alınması gerektiğini, emniyet kemerinin takılı olmadığının tespiti halinde müterafik kusur indirimi uygulanmasını talep ettiklerini, uzlaşma olup olmadığının ve SGK'dan gelir sağlanıp sağlanmadığının tespiti gerektiğini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ekonomisi gereği aynı kazaya ilişkin STK 2023.E.146950 sayılı başvuruda alınan kusur raporunun kullanılmasına karar verildiği, adli tıp uzmanından alınan raporda başvuru sahibinin bir maluliyeti oluşmadığının belirlendiği, alınan bu raporun hükme esas alındığı, davacı kaza tarihinde 6 yaşında olup dosya kapsamında kaza tarihi itibariyle gelirinin olmadığı anlaşılmış olup geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uzman bir bilirkişi tarafından dosyadaki tüm bilgi ve belgeler dikkate alınarak hazırlanan raporun denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine kesin olarak karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın kesin olmadığını, başvuruda sunulan ... Üniversitesince düzenlenen raporun fiziksel olarak muayene yapılmak suretiyle hazırlandığını, ancak başvuru kapsamında alınan raporun ise muayene yapılmaksızın düzenlendiğini ve hükme esas alınmasının yerinde olmadığını, kaldı ki her iki rapor arasında çelişki oluşmasına rağmen yeni bir rapor alınmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 25.03.2018 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirleme için ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır. Somut olayda başvuruda sunulan maluliyete ilişkin ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca üç adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen 15.12.2022 tarihli raporda davacının yüzünde sabit iz niteliğinde skar olduğu, belirtilen lezyonların Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde değerlendirildiğinde vücut yüzeyinin %1'ini kaplamadığı, ancak yüz bölgesinde yer alan sabit iz niteliğindeki bir yaralanmanın vücutta yer alan herhangi bir ameliyat skarı ya da yara izinden farklı değerlendirilmesi gerektiği, yüzde sabit iz niteliğindeki yaralanmanın vücudun %1'ini kaplamaması, anılan yönetmelik çerçevesinde oran olarak karşılığı olmaması nedeniyle yönetmeliğin 8/2 maddesi uyarınca sağlık kurulunca yüz bölgesindeki sekelin özür oranının "deri, hipertrofik skar ve keloid, hafif (vücut yüzeyinin %1-9 unu kaplayan) maddesi hastanın klinik durumuna göre oranlandığında maluliyet oranı %2 olarak belirlenmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacının maluliyetinin belirlenmesi amacıyla dosya üzerinden bir adli tıp uzmanı bilirkişiden alınan 11.12.2023 tarihli raporda ise 4,5x0,5 cm hipopigmentte ciltle aynı seviyedeki skar dokusunun hipertrofik ya da keoid özellikler göstermediği, bu nedenle geçerli yönetmelik hükümlerine göre karşılığı olan bir arıza olmadığı, ayrıca anılan yönetmeliğe göre %1'lik alana sahip olmadığı, herhangi bir kıyaslama da yapılarak engel oranı verilemeyeceği bildirilmiştir. 11.12.2023 tarihli rapor hükme esas alınarak Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekilinin yaptığı itiraz İtiraz Hakem Heyetince reddedilmiştir. Dosya kapsamında maluliyete ilişkin alınan her iki rapor arasında davacıda skar nedeniyle sürekli maluliyet oluşup oluşmadığı konusunda çelişki bulunmakta olup Uyuşmazlık Hakem Heyetince bir adli tıp uzmanından dosya üzerinde alınan rapor ile başvuruda sunulan rapor arasındaki çelişki giderilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar veya yüzde sabit iz niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı, yüzde sabit izden oran verilip verilemeyeceği hususlarına dikkat edilerek, davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olarak, davacının ikametine en yakın ve içerisinde plastik cerrahi/dermatoloji uzmanının da bulunduğu (dosyada mevcut raporu düzenleyen ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi dışındaki) yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp raporlar arasındaki çelişki giderildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1.Saklama mahkemesince davacının temyiz dilekçesinin miktardan reddine dair verilen 15.03.2024 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA, 2. Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4c1d2cb155ff86d8 adc17f07f6e395b6