4. Hukuk Dairesi 2024/4499 E. , 2025/10239 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/161 E., 2023/268 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 12.03.2019 tarihinde davalıya trafik sigortalı aracın, davacıların desteği/oğulları ...’a çarpması sonucu desteğin yaşamını yitirdiğini, araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, davalıya başvuru yapılmasına karşın ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılar için 1.000,00’er TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş; 26.06.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini davacı anne için 178.193,15 TL ve davacı baba için 35.314,03 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini, sigortalıya kusur atfedilemeyeceğini, kusur raporu alınması gerektiğini savunarak davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.10.2020 tarihli ve 2019/87 Esas, 2020/205 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile davacı anne için 178.193,15 TL ve davacı baba için 35.314,03 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalının temerrüde düştüğü 06.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacıların sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 27.10.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.02.2021 tarihli ve 2021/241 Esas, 2021/377 Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 24.02.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 07.11.2022 tarihli ve 2021/13203 Esas, 2022/13923 Karar sayılı ilamı ile; davacılar Suriye uyruklu olup mahkemece teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı, öncelikle davacıların teminattan muaf olup olmadığı hususu Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak davacıların teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacılara kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesinin doğru olmadığı, bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının resen bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılamada; davacı vekilince 20.000,00 TL teminatın yatırıldığı, ceza mahkemesince ve eldeki yargılamada alınan raporlar uyarınca sürücünün %100 oranında kusurlu ve destek yayanın kusursuz olduğunun belirlendiği, hesap raporunda destekten yoksun kalma tazminat miktarlarının hesaplandığı, davalıya yapılan başvuru tarihini takip eden 8 gün sonrası olan 06.04.2019 tarihinden itibaren hükmedilen tazminata yasal faiz işletildiği gerekçesiyle; davanın kabulü ile davacı anne için 178.193,15 TL ve davacı baba için 35.314,03 TL destekten yoksun kalma tazminatının 06.04.2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacılar vekilinin sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; görevsiz mahkemede dava açıldığını, dava şartı arabuluculuğa başvurulmadığını, sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilemeyeceğini, desteğin davacılara gerçekten destek olduğunun ispatı gerektiğini, destek paylarının hatalı olduğunu, ileride destekten çıkan çocukların paylarının anne babaya devredilemeyeceğini, SGK tarafından davacılara gelir bağlanıp bağlanmadığı konusunda inceleme yapılmadığını, destek tazminatı belirlenirken vergilendirilmiş kazancın esas alınması gerektiğini, temerrüt tarihinin dava tarihi olarak kabul edilmesi ve yine ıslahla artırılan kısma ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağı, davacıların özel dava şartı olarak KTK'nın 97. maddesi kapsamında zorunlu başvuru şartını yerine getirdiği, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu kabulünde bir isabetlik görülmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda destek paylarında hata bulunmadığı, raporda ileride destekten çıkan çocukların paylarının anne babaya devredilmediği anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 065e7d84a8e702bb 39625f6c3460ff1c