Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/3860 E., 2025/3719 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/3860 E., 2025/3719 K. (05.03.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3860
Karar No
2025/3719
Karar Tarihi
05.03.2025
Konu
Tapu, Miras

4. Hukuk Dairesi 2024/3860 E. , 2025/3719 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/288 E- 2022/175 K HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddine Mahkemenin bozmaya gereğince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen kararı davalı ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... ve .... San ve Tic. Ltd. Ştin den alacaklı olduğunu, davalı borçlular aleyhine Konya 14. İcra Müdürlüğü’nün 2009/451 sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, dava konusu gayrımenkullerin ve dava konusu araçların mal kaçırma kasdı ile diğer davalılara devredildiğini beyan ederek, davalılar arasındaki tasarrufların iptali ile icra dosyasından cebri icra yetkisi verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile diğer davalılar ya da davacı arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığı, menkul ve gayrimenkul mal alım satımı yapılmadığını, müvekkilinin taraf sıfatının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin diğer davalı firmadan yüklü miktarda alacağının olduğunu, ... İlçesi ... Mah. 29135 ada, 1 parselde kayıtlı taşınmazı alacaklarına mahsuben almak zorunda kaldığını, davalı şirketin iflasından sonra müvekkilinin alacaklarının tahsili için üzerinde konut kredisi olduğunu bilerek aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; iptal davasının görülebilmesi için geçici veya kesin aciz vesikası ibraz edilmesi gerektiğini, davacının icra takip dosyasından aciz vesikası almadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ve YARGILAMA SÜRECİ 1.İlk Derece Mahkemesinin 10.06.2014 tarihli ve 2009/258 Esas ve 2014/396 karar sayılı kararıyla; aciz vesikası yoluğundan davanın reddine karar verilmiştir. 2. Karar aleyhine davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. 3. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 13.11.2019 gün, 2017/5425 E- 2019/10539 K sayılı ilamı ile "borçlu davalının bilinen adreslerine 11.04.2009, 18.12.2012 ve 21.12.2012 tarihlerinde hacze gidilmiş, davalı şirket ve davalı borçlunun dava dilekçesindeki adresine yapılan 11.04.2009 tarihli haciz sırasında davalı borçluların adresten taşındığı, nerede olduklarının bilinmediğinin tutanak altına alındığı, davalı ... aleyhine Kadınhanı İcra Müdürlüğü’nün 2012/316 Tal. Sayılı dosyadan farklı bir adreste yapılan 21.12.2012 tarihli haciz sırasında davalı ...’ın adresten taşınmış olduğu, davalı şirket aleyhine 18.12.2012 tarihli haciz tutanağında da adı geçen şirketin adresten taşındığı, adreste başka bir şirketin faaliyet gösterdiğinin tutanak altına alındığı, ayrıca davalı borçluların menkul veya gayrımenkul malının olup olmadığına ilişkin olarak resmi ve özel kişi ve kuruluşlar nezdinde yapılan araştırma sırasında da borcuna yetecek haczi kabil malının olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece davalı borçluların aciz halini kabul ederek işin esasına girerek karar vermesi gerekirken yazılı olduğu şekilde aciz belgesinin sunulmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. IV- MAHKEMECE BOZMAYA UYULARAK VERİLEN KARAR Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Mahallesi 29135 ada 1 parsel C Blok 20 nolu bağımsız bölüme ilişkin tasarruf incelendiğinde; borçlulardan ... adına kayıtlı iken 06.01.2009 tarihinde satış yoluyla davalı ...’a devredildiği, satış bedelinin 60.000 TL olduğu, bilirkişi incelemesi sonucu bu taşınmazın devri tarihindeki rayicinin 130.000 TL olduğu, taşınmazın rayicinin, satış bedelinin bir mislinden fazla olduğunun anlaşılması ve davalının borçlu ile aynı sektörde faaliyet gösteriyor olması nedeniyle borçlunun izinde bulunduğu durumu bildiği kanaatine varıldığından İİK m.278/3/2 ve 280/1 uyarınca tasarrufun iptale tabi olduğu, davalı ...’in taşınmazı elden çıkardığı 27.02.2009 tarihindeki değerinin 130.000,00 TL olduğu, ... Mahallesi 3169 ada 23 parsel 1 nolu bağımsız bölüme ilişkin tasarruf incelendiğinde; borçlulardan ... adına kayıtlı iken 16.01.2009 tarihinde satış yoluyla davalı ...’ya devredildiği, satış bedelinin 16.000,00 TL olduğu, bilirkişi incelemesi sonucu bu taşınmazın devri tarihindeki rayicinin 70.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Buna göre İİK m.278/3/2 uyarınca tasarrufun iptale tabi olduğu, Davacının Kadınhanı İlçesindeki taşınmazlara yönelik talebinden vazgeçtiği ve davalı ...’in de vazgeçmeye rızasının olduğu anlaşıldığından bu taşınmazlara ilişkin davalı ...’a yönelik davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerektiği, Trafik kayıtları incelendiğinde; ... plakalı araç borçlu şirket adına kayıtlı iken Konya 12. İD nin 2009/1531 esas sayılı dosyasından yapılan cebri satış sonucu dava dışı ... adına tescil edildiği ve bu kişi tarafından 4.4.2014 tarihinde dava dışı ....’a devredildiği anlaşıldığından bu araca ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. ... plakalı aracın ise halen borçlu şirket adına kayıtlı olduğu anlaşıldığından talebin reddine karar vermek gerektiği belirtilerek; - Davalı ...’a yönelik davanın kabulü ile; Konya İli .... İlçesi ... Mahallesi 29135 ada 1 parsel C Blok 20 bağımsız bölüm sayılı taşınmazda davalı ... ile davalı ... arasındaki tasarrufun davacı yönünden iptali ile İİK m. 283/2 uyarınca taşınmaz bedeline isabet eden 130.000,00 TL'nin davalı ...’dan alınarak, Konya 14. İcra Müdürlüğünün 2016/929 esas sayılı dosyasındaki alacağını geçmemek üzere ve bu dosyadaki alacağa mahsuben davacıya verilmesine, - Davalı ...’ya yönelik davanın kabulü ile;- Konya İli .... İlçesi ... Mahallesi 3169 ada 23 parsel 1 bağımsız bölüm sayılı taşınmazda davalı ... ile davalı ... arasındaki tasarrufun davacı yönünden iptali ile bu taşınmazda davacıya, Konya 14. İcra Müdürlüğünün 2016/929 esas sayılı dosyasındaki alacak ve ferilerine ilişkin haciz ve satış yetkisi tanınmasına, - Davalı ...’e yönelik davanın açılmamış sayılmasına, - .... ve ... plakalı araçlara ilişkin davanın reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... mirasçılarından ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; aciz vesikası ibraz edilmediğini, müvekkillerin iyi niyetli olduklarını, icra takibinin tasarruftan sonra yapıldığını, bedel farkının tek başına iptal sebebi olamayacağını, beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Dava İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince; Konya İli, ... İlçesi 3169 ada, 23 parsel, zemin kat, 1 nolu bağımsız bölümün 16.01.2009 tarihinde 16.000,00 TL bedelle beraber ...'ya devredildiği, söz konusu gayrımenkulün tasarruf tarihindeki gerçek değerinin ise 70.000,00 TLolduğu, tapuda gösterilen değeri ile gerçek değeri arasında misli aşan farkın bulunduğu gerekçesi ile iş bu gayrımenkul yönünden davanın kabulüne karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. İİK 278/3-2 maddesinde “yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler” bağışlama gibi sayılmış ve bu tasarrufların iyiniyet koşulu aranmaksızın iptale tabi olduğu kabul edilmiştir. Tasarrufun bu bent gereğince iptal edilebilmesi için malın satış tarihindeki gerçek değeri ile satış bedeli arasında aşırı oransızlık bulunması ve İİK'nın 278/2.fıkrasına göre tasarrufun acizden geriye doğru 2 yıl içinde yapılması gerekir. Somut olayda, temyize konu dava konusu taşınmaz 16.01.2009 tarihinde satılmış, bir önceki bozma ilamı ile bu tasarrufu yapan borçlu ... adresinde yapılan 21.12.2012 tarihli haciz tutanağı aciz belgesi olarak sayılmıştır. Bu halde geriye doğru 2 yıllık süre dolduğundan bedel farkı gerekçesi ile tasarrufun iptali mümkün değildir. Üçüncü kişi ...'nın borçlunun yakını veya mali durumunu bilen kişilerden olduğu davacı tarafından ispat edilemediğine göre bu tasarruf yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde davalı ... ve ...'ya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,05.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 21c35e962bbb90aa 4f80c885fe055753

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı