4. Hukuk Dairesi 2024/14495 E. , 2025/3712 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/291 Değişik İş, 2022/223 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 500,00 TL geçici iş göremezlik, 500,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 96.725,91 TL sürekli iş göremezlik, 5.616,24 TL geçici iş göremezlik ve 1.777,50 TL geçici bakıcı gideri olarak artırarak toplam 99.119,65 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığın daha önce adli yargıya taşınmış olduğunu, geçici iş göremezlik zararından sorumluluk doğmayacağını, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, %1,8 teknik faiz kullanılarak zarar tespiti gerektiğini, kusur durumunun netleştirilmesini, ancak 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilebileceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak, davacının talebinin kabulü ile başvuran için hesaplanan 96.725,91 TL sürekli iş göremezlik, 5.616,24 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.777,50 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 104.119,65 TL'nin 13.08.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz etmiş, İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut kusur raporu, maluliyet raporu, aktüer bilirkişi raporu ve hesaplamalar ile başvuran lehine takdir edilen vekalet ücretinin mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu gerekçesiyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, hesaplamalarda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranlarının kullanılması gerektiğini, kusur durumunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınacak kusur raporu ile tespit edilmesini, başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin ancak 1/5 oranında olabileceğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olduğunun anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da üniversitelerin adli tıp bölüm başkanlıklarının, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihinden sonra Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak davacının başvuru yaparken sunduğu Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan 16.7.2021 tarihli maluliyet raporu; kaza tarihinde yürürlükte olan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre düzenlenmiş, başvuranın "radius uç parçalı fraktür", “sol dirsek ve el bileği eklem hareket kısıtlılıkları” nedeniyle maluliyet oranının %11 olduğu belirlenmiş ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu orana göre alınan aktüer hesap raporu hükme esas alınmış, İtiraz Hakem Heyetince, davalı vekilinin maluliyet raporuna itirazının reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında yapılan incelemede, başvuran tarafından bu davadan önce açıldığı anlaşılan Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/729 Esas sayılı dosyası ile aynı konuda yargılama yapıldığı, bu dosyada temin edilen T.C. Antalya Akdeniz Üniversitesi Hastanesinden verilmiş olan 26.07.2018 tarihli sağlık kurulu raporu ile kazazedede “sol dirsek ve el bileği eklem hareket kısıtlılıkları” olduğu ve bu durumun kalıcı özürlülüğe neden olmadığı kanaatine varıldığının belirtildiği, davacının itirazı üzerine dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kuruluna gönderilerek meydana gelen trafik kazası nedeniyle; "30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre rapor tanziminin istenilmesine karar verildiği, ancak davacının 07.11.2019 tarihli dilekçesi ile vekilini azlettiğini ve davayı takipsiz bırakacağını belirtmesi nedeniyle dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve 3 aylık yenileme süresi içerisinde yenilenmediği anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararın kesinleştiği anlaşılmış olup bu şekilde raporlar arasında çelişki oluşmasına rağmen oluşan çelişki giderilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulmuştur. Eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti ve kaza ile illiyet bağının saptanması için, tedavi evraklarının getirilerek T.C. Antalya Akdeniz Üniversitesi Hastanesinden verilmiş olan 26.07.2018 tarihli tarihli maluliyet raporu ile Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan 16.7.2021 tarihli maluliyet raporları da irdelenerek söz konusu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, muayeneli yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bb3a19b416a01f97 102e9cfafa26a6c3