Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/2717 E., 2025/9026 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/2717 E., 2025/9026 K. (02.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2717
Karar No
2025/9026
Karar Tarihi
02.06.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/2717 E. , 2025/9026 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/93 D.İş, 2024/100 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.04.2018 tarihinde davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı sürücünün yaralanarak %5 oranında malul kaldığını, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, davalıya yapılan başvurunun reddedildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 350,00 TL geçici ve 14.700,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 15.050,00 TL'nin 23.02.2023 başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 23.10.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle geçici iş göremezlik tazminatı talebini 1.603,12 TL'ye ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 249.786,16 TL'ye olmak üzere toplam talebini 251.389,29 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sunulan maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 ve 29.12.2022 tarihli iptal kararlarının işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talebinden davalının sorumlu olmadığını, bu talebin teminat dışı olduğunu, komisyona başvuru tarihinden itibaren ve ancak yasal faize hükmedilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ceza dosyasında trafik ihtisas dairesinden alınan raporda davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun belirlendiği, ayrıca bir kusur incelemesi yapılmasına gerek duyulmadığı, sunulan maluliyet raporunun mevzuata uygun olduğu, kaza tespit tutanağında kaskın takılı olup olmadığının tespit edilemediği, davalı tarafından kask takılmadığına ilişkin delil sunulmadığı, müterafik kusur indirimi uygulanmadığı, yeterli ehliyete sahip olunmamasının zararın doğması ve artmasına doğrudan tesiri olmadığı, hesap raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 249.786,16 TL sürekli ve 1.603,12 TL geçici iş göremezlik tazminatının 08.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine uygun ve karar vermeye yeterli olduğu, hesap yönteminde hata bulunmadığı, KTK'nın 98. maddesi dışında kalan geçici iş göremezlik tazminatı talebinden davalının sorumlu olduğu, kaza tespit tutanağında koruyucu tertibat, kask kullanılıp kullanılmadığının belli olmadığının belirtildiği, davalı tarafından bu yönde bir somut delil sunulmadığı, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, alınan medikal raporda maluliyet bulunmadığının belirlendiğini, aradaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, progresif ranta göre hesap yapılmasının hatalı olduğunu, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 ve 29.12.2022 tarihli iptal kararlarının işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinden davalının sorumlu olmadığını, davacının yaralandığı bölge dikkate alındığında kaza esnasında koruyucu kıyafet giymediğinin anlaşıldığını, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, vekalet ücretinin tarifeye göre hesaplanacak miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 29.04.2018 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacının vücudundaki yaralanma bölgesi dikkate alındığında müterafik kusur indirimi uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemesine, hükmedilen vekalet ücretinin yerinde olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda; başvuruya dayanak yapılan ve hükme esas alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca bir ortopedi, bir çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı, üç adli tıp uzmanı ve iki adli tıp araştırma görevlisi tarafından düzenlenen 25.11.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre davacının trafik kazası sonrası meydana gelen yaralanmasına bağlı sol tibia, sol ayak ve sol topukta oluşan skar nedeniyle iş göremezlik oranı %5 olarak hesaplanmış, davalı ... tarafından aldırılan medikal raporda maluliyet oluşmadığı savunulmuştur. İtiraz Hakem Heyetince ise kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe göre fiziki muayene yapılarak düzenlendiği gerekçesiyle bu rapor hükme esas alınmıştır. Ancak hükme esas alınan raporun kaza tarihinde geçerli olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlendiği belirtilmekte ise de raporu düzenleyen kurul içinde plastik cerrahi uzmanı/dermatoloji uzmanı da bulunmamaktadır. Dosya kapsamında bulunan 02.07.2018 tarihli adli muayene raporunda yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu bildirilmiştir. Davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama hususunda tereddüt hasıl olmuştur. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi/dermatoloji uzmanının da bulunduğu, dosyada mevcut raporu düzenleyen üniversite hastanesi dışındaki davacının ikametgahına en yakın yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR 1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8c5528176569454b 4eeadeb5797e4ab8 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2024/2717 E. , 2025/9026 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/93 D.İş, 2024/100 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.04.2018 tarihinde davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı sürücünün yaralanarak %5 oranında malul kaldığını, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, davalıya yapılan başvurunun reddedildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 350,00 TL geçici ve 14.700,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 15.050,00 TL'nin 23.02.2023 başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 23.10.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle geçici iş göremezlik tazminatı talebini 1.603,12 TL'ye ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 249.786,16 TL'ye olmak üzere toplam talebini 251.389,29 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sunulan maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 ve 29.12.2022 tarihli iptal kararlarının işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talebinden davalının sorumlu olmadığını, bu talebin teminat dışı olduğunu, komisyona başvuru tarihinden itibaren ve ancak yasal faize hükmedilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ceza dosyasında trafik ihtisas dairesinden alınan raporda davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun belirlendiği, ayrıca bir kusur incelemesi yapılmasına gerek duyulmadığı, sunulan maluliyet raporunun mevzuata uygun olduğu, kaza tespit tutanağında kaskın takılı olup olmadığının tespit edilemediği, davalı tarafından kask takılmadığına ilişkin delil sunulmadığı, müterafik kusur indirimi uygulanmadığı, yeterli ehliyete sahip olunmamasının zararın doğması ve artmasına doğrudan tesiri olmadığı, hesap raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 249.786,16 TL sürekli ve 1.603,12 TL geçici iş göremezlik tazminatının 08.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine uygun ve karar vermeye yeterli olduğu, hesap yönteminde hata bulunmadığı, KTK'nın 98. maddesi dışında kalan geçici iş göremezlik tazminatı talebinden davalının sorumlu olduğu, kaza tespit tutanağında koruyucu tertibat, kask kullanılıp kullanılmadığının belli olmadığının belirtildiği, davalı tarafından bu yönde bir somut delil sunulmadığı, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, alınan medikal raporda maluliyet bulunmadığının belirlendiğini, aradaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, progresif ranta göre hesap yapılmasının hatalı olduğunu, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 ve 29.12.2022 tarihli iptal kararlarının işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinden davalının sorumlu olmadığını, davacının yaralandığı bölge dikkate alındığında kaza esnasında koruyucu kıyafet giymediğinin anlaşıldığını, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, vekalet ücretinin tarifeye göre hesaplanacak miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 29.04.2018 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacının vücudundaki yaralanma bölgesi dikkate alındığında müterafik kusur indirimi uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemesine, hükmedilen vekalet ücretinin yerinde olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda; başvuruya dayanak yapılan ve hükme esas alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca bir ortopedi, bir çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı, üç adli tıp uzmanı ve iki adli tıp araştırma görevlisi tarafından düzenlenen 25.11.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre davacının trafik kazası sonrası meydana gelen yaralanmasına bağlı sol tibia, sol ayak ve sol topukta oluşan skar nedeniyle iş göremezlik oranı %5 olarak hesaplanmış, davalı ... tarafından aldırılan medikal raporda maluliyet oluşmadığı savunulmuştur. İtiraz Hakem Heyetince ise kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe göre fiziki muayene yapılarak düzenlendiği gerekçesiyle bu rapor hükme esas alınmıştır. Ancak hükme esas alınan raporun kaza tarihinde geçerli olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlendiği belirtilmekte ise de raporu düzenleyen kurul içinde plastik cerrahi uzmanı/dermatoloji uzmanı da bulunmamaktadır. Dosya kapsamında bulunan 02.07.2018 tarihli adli muayene raporunda yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu bildirilmiştir. Davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama hususunda tereddüt hasıl olmuştur. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi/dermatoloji uzmanının da bulunduğu, dosyada mevcut raporu düzenleyen üniversite hastanesi dışındaki davacının ikametgahına en yakın yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR 1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8c5528176569454b 4eeadeb5797e4ab8 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı