4. Hukuk Dairesi 2024/2272 E. , 2025/9016 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2004 E., 2023/2527 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Karayolları Genel Müdürlüğü ... Bölge Müdürlüğü tarafından yapımı gerçekleştirilen ve diğer davalı şirketçe yürütülen köprülü kavşak çalışmalarının yakınında müvekkiline ait işyerinin bulunduğunu, kavşak çalışmasında davacının işyerine doğru alçalan ve toprak olan tali yolun eğimli şekilde betonla kaplandığını ve yağmur suyu kanalı yapılmadığını, 12.10.2015 günü Yalova’da yağan yağmur sularının bu yol üzerinden davacının işyerine dolarak işyerindeki mallara zarar verdiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 106.622,14 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı Karayolları Genel Müdürlüğü ve davalı şirketten müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü; sorumluluğun diğer davalı yüklenici şirkete ait olduğunu, bir zararın varlığı halinde husumetin ilgili belediyeye yöneltilmesini gerektiğini savunmuştur. Davalı şirket vekili; sorumluluğun İdareye ait olduğunu, yol kotunu yükseltecek bir işlem yapılmadığını, komşu parselin işyeri önüne mazgal ve rögar yaparak zararın önlenmesi için önlem aldığını, davacının ise tedbir almadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2017 tarihli ve 2016/2 Esas, 2017/367 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 101.337,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı davalılar vekillerinin istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF A. Kaldırma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 15.01.2018 tarihli ve 2017/96 Esas, 2018/55 karar sayılı kararı ile davalı Karayolları Genel Müdürlüğü yönünden dosyanın tefrik edilerek yargı yolu bakımından davanın reddine karar verilmesi, diğer davalı yönünden ise davalı şirketin kusur oranının oransal olarak belirlemesi, zarar miktarı yönünden bilirkişi kurulunda mobilyacı bilirkişi olmadığından yeniden bilirkişi raporu alınması gereği belirtilerek davalıların istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmesi için İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Kaldırma Kararı Sonrası İlk Derece Mahkemesince Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 12.03.2019 tarihli ve 2018/99 Esas, 2019/158 Karar sayılı kararı ile davalı Karayolları Genel Müdürlüğü yönünden dosyanın tefrikine karar verilmiş; davalı şirket yönünden ise yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporu uyarınca davacı yan ızgara sistemi gibi su baskınını önleme amaçlı tedbir almaması nedeniyle %15 oranında, yağış miktarının fazla olmasının hafriyatı çevre güvenliğini düşünerek istiflemesi zorunluluğunun önüne geçmemesi nedeniyle davalı şirket %85 oranında kusurlu bulunarak davanın kısmen kabulü 102.775,20 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2021/1757 Esas, 2021/101 Karar sayılı kararı ile bilirkişi raporlarının denetime ve hükme yeterli olduğu, ancak ilk derece mahkemesince daha önce davacı zararına ilişkin olarak kabul edilen 101.337,00 TL lik miktara yönelik olarak davacının istinaf talebinde bulunmadığı ve davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle; davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabul ile 101.337,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 19.12.2022 tarihli ve 2021/16774 Esas, 2022/17112 Karar sayılı ilamı ile; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, aşırı yağış nedeniyle yağmur sularının yükseldiği, bodrum ve giriş katlarda çok sayıda su baskını oluştuğunun anlaşıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve temyize konu kararda, şiddetli yağışın meydana gelen zararın oluşması ya da artmasına etkisi olup olmadığı tartışılarak davalının sorumluluğu yönünden inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, şu halde şiddetli yağışın olayın meydana gelmesi ve zararın oluşmasındaki etkisi de değerlendirilmek üzere gerekirse uzman bilirkişiden rapor da alınarak, dosya kapsamı ve rapor sonucuna göre olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Kanun’un 51. maddesi uyarınca uygun miktarda hakkaniyet indirimi yapılması hususu tartışılarak sonucuna göre belirlenen maddi zararın tazminine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda bölge adliye mahkemesinin önceki kaldırma kararından sonra düzenlenen raporda bilirkişilerin mobilya malzemesinin değerini zarar tarihi yerine dava tarihine göre hesaplamasının hatalı olduğu, tespit sonucu düzenlenen rapordaki makinelerin tamirat bedeli olan 36.167,00 TL ile zarar gören mobilya malzemelerinin değeri olan 63.220,00 TL toplamından davacının % 15 oranındaki kusuru ile birlikte % 5 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak karar verildiği, hakkaniyet indirimi yapılan kısım yönünden vekalet ücreti taktir edilmediği, istinaf aşamasında Yargıtay bozma ilamı üzerine duruşma açıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdir edilmediği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 80.255,00 TL'nin 12.10.2015 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; zarar bedelinin az hesaplandığını, davacı aleyhine uygulanan %15 kusur ve %5 hakkaniyet indirim oranlarının çok fazla olduğunu, davacının zararından yapılan indirimlerin yerinde olmadığını belirterek maddi zarardan yapılan indirimler kaldırılarak kararın düzeltilerek onanması gerektiğini beyan etmektedir. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; %5 oranında yapılan hakkaniyet indiriminin çok düşük olduğunu, davalının meydana gelen olayda kusurlu olmadığını, zarar gördüğü iddia edilen makine ve mobilyaların değerinin usulüne uygun olarak hesaplanmadığını, değer tespitlerinin fahiş olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 12.01.2015 tarihinde Yalova'da meydana gelen aşırı yağış sonucunda davacıya ait ahşap ürünlerin imal edilerek satıldığı iş yerindeki hammadde, malzeme, malul ürün ve makinelerin hasar görmesi nedeniyle oluşan zararın tazmini için açılan davada bozma kararına uyulmasına rağmen bozma gereklerinin yerine getirilip getirilmediği, bozmaya uyulmakla verilen kararda zarar miktarı yönünden davacının usuli kazanılmış hakkının ihlal edilip edilmediği, hakkaniyet indirimi oranının yerinde olup olmadığı, noktasında toplanmaktadır. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmamasına, kusur oranlarına ilişkin itirazın bozmayla kesinleşen yöne ilişkin olmasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Bir mahkemenin Yargıtay dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. Usuli kazanılmış hak olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı kararı). Bozma kararı ile dava usul ve yasaya uygun bir hâle sokulmuş demektir. Bozmaya uyulduktan sonra buna aykırı karar verilmesi usul ve yasaya uygunluktan uzaklaşılması anlamına gelir ki, böyle bir sonuç kamu düzenine açıkça aykırılık oluşturur. Buna göre Yargıtayın bozma kararına uymuş olan mahkeme bu uyma kararı ile bağlıdır, bozma kararında gösterilen biçimde inceleme yapmak ya da gösterilen biçimde yeni bir hüküm vermek zorundadır. Bu itibarla mahkemenin sonraki hükmünün bozma kararında gösterilen ilkelere aykırı bulunması usule uygun olmadığından bozma nedenidir. Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı kararı). Somut olayda; bozmaya konu 14.01.2021 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi hükmünde toplam zarar olan 120.921 TL'den davacının %15 oranında kusuru düşülerek belirlenen 102.782,85 TL'nin, kaldırma kararı öncesi hükmedilen 101.337,00 TL'ye yönelik davacının istinaf talebi olmadığından davalı lehine usuli kazanılmış hak gözetilerek 101.337,00 TL'nin tahsiline karar verilmiş; Daire bozmasında davalı vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilerek hakkaniyet indirimi yönünden değerlendirme yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur. Bozmadan sonra Bölge Adliye Mahkemesi ise, bu kez makinelerin ikinci el değerinin hesaplanmasının hatalı olduğundan bahisle zarar toplamını 99.387,00 TL olarak kabul edip öncelikle %15 kusur indirimi daha sonra %5 hakkaniyet indirimi uygulayarak belirlediği 80.255,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar vermiştir. Bozma öncesi verilen hükme karşı davalı vekilinin temyiz dilekçesinde belirlenen zararın kapsamı ile ilgili bir itiraz ileri sürülmediği gibi, Dairenin bozma kararında buna yönelik bir bozma da yapılmamıştır. Bu nedenle davalı yanca temyiz nedeni olarak ileri sürülmeyen ve Bölge Adliye Mahkemesince uyulmasına karar verilen bozmada bozma konusu yapılmayan zarar miktarı yönünden davacı lehine oluşan bir usuli kazanılmış hak söz konusudur. Hal böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesince; bozma kararına uyulmakla bozmaya uygun karar vermekle yetinilmesi gerekirken, bozma kapsamı dışında kalan hususlara yönelik inceleme yapılarak bozma kapsamı dışında kalan hususlar yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeyerek davacı aleyhine tazminat miktarı azaltılarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 73bdeaba49748231 ce0369c0f74ac85f