4. Hukuk Dairesi 2024/2025 E. , 2025/8993 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/629-2023/657 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.09.2018 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet ile kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan karşı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini 360.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınması, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulü ile 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 27.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm kısmının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine, davacı lehine 10.680,00 TL 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesine, hükmün kalan kısmının aynen icrasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, hükme esas alınan ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 15.08.2022 tarihli maluliyet raporunun hatalı olduğunu, ... Devlet Hastanesinin 20.10.2020 tarihli raporuna göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin bulunmadığını, kusur oranının hatalı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması, davacının geliri olmadığından net asgari ücrete göre tazminatın hesaplanması, sürekli iş göremezlik tazminatının, geçici iş göremezlik süresinin bitiş tarihinden itibaren hesaplanması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmasının hatalı olduğunu, davacının 06.03.2003 doğumlu olup kaza tarihinde 15 yaşında olduğunu, bu nedenle fiilen çalışması bulunmadığından geçici iş göremezlik zararının bulunmadığını, davacının aktif dönemine ilişkin tazminat hesabının 18 yaşından itibaren başlaması, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının davalıya usulüne uygun şekilde başvuru yapmadığını, bu nedenle davalının temerrüde düşmediğini, davalının faizden sorumlu olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, tazminatın asgari ücrete, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplanmasının doğru olmasına, davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması ve gelir getirici bir işte çalışmadığı dikkate alınarak geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmediğinin anlaşılmasına, efor tazminatı kapsamında kaza tarihinden itibaren tazminat hesaplanmasının isabetli olmasına, davacının kaza esnasında kask takması ile kazadaki yaralanması arasında illiyet bağı bulunmamasına, davacının tahkim yargılamasından önce davalıya başvuru yapmasına, davalının temerrüde düşmesi nedeniyle faizden sorumlu olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Dosya kapsamından; kaza tespit tutanağında, davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin sürücüsünün birinci derecede (asli), davalı ... Hesabının sorumlu olduğu kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan karşı aracın sürücüsünün ise ikinci derecede (tali) kusurlu olduğunun tespit edildiği, davaya konu trafik kazası nedeniyle yapılan ceza yargılaması sırasında Düziçi Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/261 Esas sayılı dosyası kapsamında alınan 12.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda ise davalı ... Hesabının sorumlu olduğu sigortasız aracın sürücüsünün asli, davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin sürücüsünün ise tali kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince kusur raporu alınmaksızın ceza davasında alınan kusur raporu benimsenerek ve davalı ... Hesabının %75 oranında kusurdan sorumlu olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulduğu, davalı vekilinin karara karşı kusura ilişkin itirazlarının İtiraz Hakem Heyetince reddine karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. Somut olayda; kaza tespit tutanağı ile ceza davasında alınan 12.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen kusur oranları çelişkili olup hakem heyetince kusur oranlarına ilişkin çelişkiyi gideren bir rapor alınmaksızın karar verilmesi hatalı olmuştur. O halde, İtiraz Hakem Heyetince, kaza tespit tutanağı ve ceza mahkemesi dosyası da, dosya içerisine alınarak, dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı, ceza davası kapsamında alınan kusur raporu ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3.Dosyanın incelenmesinde; davalı tarafından dosyaya sunulan ... Devlet Hastanesinin 20.10.2020 tarihli raporunda davacının davaya konu trafik kazasından dolayı maluliyeti bulunmadığının kayıtlı olduğu, davacı tarafça dava dilekçesinin ekinde dosyaya sunulan ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Biriminin 15.08.2022 tarihli raporunda ise davacının davaya konu kaza nedeniyle maluliyetinin %15 oranında olduğunun tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince 15.08.2022 tarihli ve %15 oranlı rapor hükme esas alınarak davacı lehine tazminata hükmedildiği, davalı vekilinin maluliyet oranına ilişkin itirazlarının İtiraz Hakem Heyetince reddine karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, hakem heyetince dosya kapsamındaki maluliyet raporları arasındaki açık çelişki giderilmeksizin karar verilmiş olması doğru olmamış, hakem heyeti tarafından bu konuda yapılan incelemenin eksik olduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde ortopedi ve travmatoloji uzmanı bulunan heyetten dosyadaki raporlar arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 4. Kabule göre; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52'nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; meydana gelen trafik kazasında davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin sürücüsü dava dışı ...’in doğum tarihinin 08.12.2001 olduğu, kaza tarihinde 18 yaşından küçük olduğunun anlaşıldığı, sürücünün kaza tarihinde sevk ve idaresinde olan motosikleti sürmeye yeterli ve geçerli bir ehliyetinin bulunmadığı, davacının sürücünün arkadaşı olup, sürücünün ehliyetinin bulunmadığını bildiği hâlde araca kendi isteğiyle bindiği, kazanın oluşumunda ehliyetsiz sürücünün kusurlu bulunduğu anlaşılmış olup, davacının yaralanması ile neticelenen kazanın meydana gelmesine, dolayısıyla muhtemel zararı doğuran fiile razı olduğu kabul edilmelidir. Şu durumda; davacının kaza tarihinde yolcu olduğu motosikletin sürücüsünün kaza tarihi itibarıyla ehliyeti olmadığının anlaşılmasına göre, 6098 sayılı TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.