Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/2278 E., 2025/9405 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/2278 E., 2025/9405 K. (16.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2278
Karar No
2025/9405
Karar Tarihi
16.06.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/2278 E. , 2025/9405 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/87 E., 2024/88 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2024/5204 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/390663 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.09.2018 tarihinde davacı yayaya davalı ... şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortasını yaptığı aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketince yapılan ödeme yetersiz olduğundan bakiye zararın ödenmesi için başvuru yapıldığını, başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya 11.05.2023 tarihinde 26.190,21 TL ödeme yapıldığını, ödemenin tüm zararı karşıladığını, kaza ile bedensel zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, sigortalının kusuru bulunmadığını, gerçek zararın Genel Şartların ekinde yer alan esaslara göre hesaplanması gerektiğini, davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle kazanç kaybına uğradığını ispat etmesi gerektiğini, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan maluliyet yönetmeliğine uygun düzenlenmediğini, davalı ... şirketinin sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını, eksik belge ile sigorta tahkim başvurusunun yapıldığını, bu nedenle talebin usulden reddi gerektiğini, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5' i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 333.810,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 14.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya 11.05.2023 tarihinde 26.190,21 TL ödeme yapıldığını, ödemenin tüm zararı karşıladığını, artan maluliyet talebi bulunmadığ��nı, ödeme nedeniyle sigorta şirketinin ibra edildiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri için ayrı başvuru yapıldığını, bu başvurunun ayrı dosyaya konu edilmesinin iyiniyetli olmadığını, vekalet ücretinin hatalı olduğunu, kaza ile bedensel zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, sigortalının kusuru bulunmadığını, gerçek zararın Genel Şartların ekinde yer alan esaslara göre %1,8 teknik faiz ile hesaplanması gerektiğini, progresif rant yöntemi ile hesabın hatalı olduğunu, davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle kazanç kaybına uğradığını ispat etmesi gerektiğini, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan maluliyet yönetmeliğine uygun olmadığını, davalı ... şirketinin sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını, eksik belge ile sigorta tahkim başvurusunun yapıldığını, bu nedenle talebin usulden reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasında “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.”, aynı Kanun'un 298 inci maddesinin (2) numaralı fıkrasında ise, “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.” düzenlemeleri bulunmaktadır. Kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde olması gerekir. İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde davalının faiz başlangıcına yönelik itirazının yerinde olduğu, faiz başlangıcının 11.01.2023 olması gerekirken 14.12.2022 tarihi olarak belirlenmesinin hatalı olduğu, faiz başlangıcının düzeltilmesi gerektiği, sair itirazların ise yerinde olmadığı belirtilmiş, hüküm kısmında ise itirazların reddine karar verilmiş, faiz başlangıcına yönelik bir hüküm kurulmamıştır. Bu durumda, hükmün gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında açık bir çelişki oluşmakla, hükmün gerekçesi ile hüküm fıkrası arasındaki çelişkinin giderilmesi için kararın bozulması gerekmiştir. 2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7ff5f81a70603c44 98f70afd8e3c84bc

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı