Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/5645 E., 2025/9460 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/5645 E., 2025/9460 K. (16.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5645
Karar No
2025/9460
Karar Tarihi
16.06.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2025/5645 E. , 2025/9460 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/480 D.İş SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-30010 vekilleri Avukat ..., Avukat ... SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/141617 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.07.2021 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 8.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini 323.524,10 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 323.524,10 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 04.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm kısmının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine, davacı lehine 9.658, 67... /5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınmaksızın karar verilmesinin doğru olmadığını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, kaza tespit tutanağına göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olmasına, davacının yolcu olup kusurunun bulunmamasına, tazminat hesaplama yönteminde isabetsizlik bulunmamasına, sürücünün davacının babası olup hatır taşımasının bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Her ne kadar Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.2 maddesinin (i) fıkrasında Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e göre düzenlenen sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade ettiği belirtilmiş olsa da, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4. maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel gereksinim” çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir. Yönetmeliğin 8. maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edildiği, aynı zamanda yönetmeliğin EK 2 ve EK 3 de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20’nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu, oysa TBK 54. maddesi gereği kişinin bedensel zararı için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” belirlenerek küçüğün sürekli iş gücü kaybı oranının tespiti ve buna bağlı olarak bedensel zararların belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından, çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in uygulanma imkanının olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Dosya içerisindeki maluliyet raporunda, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in 14. maddesinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik’e atıf yaptığı gerekçesi ile çocuğun sürekli iş göremezlik oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik’e göre belirlendiği belirtilmiş ise de, bu yönetmelik Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in 18. maddesi ile 20.02.2019 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı için bu tarihten sonraki kazalarda bu yönetmeliğin uygulanma imkanı kalmamıştır. Bu nedenle somut olayda maluliyetin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerine göre belirlenmesi gereklidir. Somut olayda; 11.07.2021 tarihli kaza neticesinde davacı çocuğun maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 08.08.2022 tarihli raporda, davacı çocuğun kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 8 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ekindeki cetveller kullanılarak belirleme yapılması yerinde olmamış olup yukarıdaki açıklamalar ışığında raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, Uyuşmazlık Hakem Heyetince adli tıp uzmanları ile ortopedi ve travmatoloji uzmanından oluşan heyetten alınan 19.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin %5 oranında olduğunun tespit edildiği, bu orana göre tazminat hesaplanarak hüküm kurulduğu, ancak söz konusu raporun davacının güncel muayenesi yapılmaksızın tedavi belgeleri üzerinden hazırlandığı anlaşılmakla, anılan raporun da hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmüştür. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzuna göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden rapor alınıp (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 inci maddesinde, hâkimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; aynı Kanun'un 52 nci maddesinde ise zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır. Davalı taraf, kazanın davacının emniyet kemerini takmadan yolculuk yaptığı esnada meydana geldiğini belirterek müterafik kusurlu olduğunu savunmuştur. Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin sürücülerin ve yolcuların koruyucu tertibat kullanma mecburiyeti başlıklı 150 nci maddesinde “M1, M1G, N1, N1G, N2 ve N3 sınıfı araçlarda 150 cm’den kısa ve 36 kg’ın altındaki çocukların taşınması sırasında çocukların ağırlığına uygun bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (1) sayılı cetvelde yer alan çocuk bağlama sistemlerinin kullanılması zorunludur. Ancak, 135 cm’den uzun çocuklar çocuk bağlama sistemleri yerine ön koltukta oturmamak şartıyla diğer koltuklardaki emniyet kemerlerini kullanabilirler.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dosya içerisindeki belge ve bilgiler dikkate alındığında, davacının kaza tarihinde 10 yaşında olduğu, kazanın gerçekleştiği sırada otomobilin arka koltuğunda 11... yaşlarındaki kardeşleriyle birlikte seyahat ettiği, davacının kaza nedeniyle bacağının kırıldığı, maluliyetinin de bu sebebe dayandığı, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150 inci maddesine göre olay tarihinde 10 yaşında olan davacının yaşı gereği seyahati sırasında çocuk bağlama sisteminin kullanılması; yönetmelikte belirtilen özel şartları taşımaması halinde ise emniyet kemeri takılı olacak şekilde aracın arka koltuğunda yolculuk yapması gerekirken bu düzenlemeye aykırı davranıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla; davacının koruyucu tertibat olmaksızın seyahat etmesi ve bu durumun zararı artırıcı neden olduğunun anlaşılmasına göre davalı aleyhine hükmedilen tazminat miktarından %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılması gerekirken bu hususun gözetilmemesi isabetli görülmemiştir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususuyla ilgili bir tespit yapılamadığı; davacının sağ femur şaft kırığı yaralanması bulunduğu ve maluliyetinin de bu yaralanmaya ilişkin olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Sayın çoğunluk tarafından, maluliyete yol açan yaralanma bölgeleri dikkate alınmak suretiyle davacının çocuk koltuğunda oturmadığı ve emniyet kemeri takmadığı sonucuna varılarak müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Ancak varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Zira, hak edeceği tazminattan % 20 gibi ciddi oranda indirim yapılmasına karar verilen davacının emniyet kemeri takıp takmadığı kaza tespit tutanağıyla tespit edilmediği gibi takmadığı yönünde bir delil de bulunmamaktadır. Bu itibarla; emniyet kemeri ile ilgili bu belirsizliğin giderilmesi için araştırma yapılarak karar verilmesi hakkaniyete daha uygun olacağından, belirsizlik halinin bir tarafın aleyhine sonuç doğuracak biçimde yorumlanması doğru olmayacaktır. Açıklanan tüm bu nedenlerle; davaya konu kazanın oluş biçimi, yolcu davacının araçta oturduğu yer, kaza nedeniyle aracın darbe aldığı kısımlar, davacının maluliyetine yol açan yaralanmasının niteliği vs. hususları da dikkate alınmak suretiyle, KTK'nun 78 inci maddesi ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri gereği kullanılması gereken emniyet kemerinin takılması halinde de, kaza nedeniyle oluşan maluliyetin (bacak kırığı) oluşup oluşmayacağı ve emniyet kemeri takılmayışı ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda, uzman doktor bilirkişi heyetinden rapor alınması; koruyucu ekipmanın takılmadığı ve bu durumun maluliyetle illiyeti bulunduğunun saptanması halinde, TBK'nın 52 nci maddesi uyarınca tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun herhangi bir araştırma yapılmaksızın tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması şeklindeki (3 numaralı bentteki) bozma görüşüne katılmıyorum.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı