Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/13721 E., 2025/3106 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/13721 E., 2025/3106 K. (24.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13721
Karar No
2025/3106
Karar Tarihi
24.02.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/13721 E. , 2025/3106 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1858 E., 2024/1942 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/17 E., 2024/210 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yaklaşık 1 yıldır ... Mah, ... Cad, ... Sok. üzerinde bulunan sitenin su tesisatı işini yürüttüğünü, 28.05.2015 tarihinde yine su tesisatı işi için gittiği sitenin yakınlarında belediyenin çalışmaları esnasında gaz kaçağı meydana geldiğini ve gazın davacının çalıştığı sitenin tuvaletine dolduğunu, davacının tuvalet ihtiyacı için girdiği tuvalette elektrik düğmesini kapatacağı esnada patlamanın meydana geldiğini, kulübe duvarının yıkıldığını ve davacının ağır yaralandığını, davacının önemli ölçüde tehlike arz eden bir işletmenin faaliyeti sonucunda zarara uğradığını, olay sonrası doğalgaz teknik ekiplerince yapılan inceleme neticesinde gaz sızıntısının meydana geldiği borunun olduğu alanda belediyeden izin alınmaksızın kazı çalışmaları yapıldığının tespit edildiğini, izinsiz kazı çalışmasının ardından gaz sızıntısına neden olan borunun olduğu alanın temel teknik kriterler ve yapım montaj teknik şartnamesine uygun olmayan malzemelerle kapatıldığının, uygunsuz malzeme ile yapılan dolgu sebebiyle taş batması sonucu borunun delindiği ve gaz sızıntısının bu şekilde yol bularak kulübe içerisinde dolduğunun tespit edildiğini, boruya taş batmasını tetikleyen olay olarak yine bölgeye yaklaşık 3 metre mesafede belediye ekipleri tarafından yapılan kırım işleminin aşırı titreşim oluşturması olması olarak tespit edildiğini, belediyenin doğrudan veya dolaylı denetim, izin ve kontrol sorumluluğunu yerine getirmediğini, olayın meydana gelişinde ... Belediyesinin izinsiz kazı çalışması yapması ve ... Malatya Gaz A.Ş.'nin o bölgede izinsiz kazı çalışması yapıldığını bile bile denetim yapmamasından kaynaklandığını, olayın davalıların hizmet kusurundan kaynaklandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi olmak üzere olay tarihi olan 28.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 25.02.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 1.139.765,68 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP Davalı ... Doğalgaz A.Ş vekili cevap dilekçesinde; soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalı şirkete kusur izafe edilmediğini, bu yönüyle husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, davacının ve izinsiz kazı yapan firmanın bu olay nedeniyle sorumlu olduğunu, olay yerine ihbar üzerine gidildiğinde şebeke güzergahı üzerindeki asfalt ve kaldırımın yamalı olduğunun ve anılan bölgede 3. kişilerce çalışma yapıldığının gözlendiğini, bu çalışma için davalıdan alınan bir izin olmadığını, şebeke üzerinde yer alması gereken teknik dolgu malzemesi ve ikaz bandının olmadığını, 3. şahıslar tarafından bilgi verilmeksizin kazı yapıldığını, uygun olmayan malzeme ile tekrar şebekenin üzerinin kapatıldığının tespit edildiğini, gaz kaçağına sebep olan olayın boruya taş batması neticesinde borunun delinmesi olduğunu, bunun sebebinin ise güzergah üzerinde kimler tarafından yapıldığı bilinmeyen izin kazı çalışması sonrasında uygun olmayan dolgu malzemesinin kullanılması olduğunu, bu bölgede 19.03.2015 tarihinde rutin olarak kaçak taraması yapıldığını, davalı şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, ayrıca davaya konu hat ve alanlarla ilgili olarak davalı şirketin ... Sigortası ile sigortalı olup ... Sigorta A.Ş'ye davanın ihbarını talep ettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı belediye vekili cevap dilekçesinde; davanın idari yargının görev alanına girdiğini, davalı belediyenin olayda herhangi bir kusuru olmadığını, yapılan kazı çalışmasından belediyenin haberi olmadığını, olay mahalline yaklaşık 5 metre mesafede belediyece ihaleye verilmiş olan kanal yapım işi bulunsa da bu işin meydana gelen olayla ve ortaya çıkan sonuçla herhangi bir ilgisi olmadığını, kaldı ki bu çalışmanın müteahhit firma tarafından yapıldığını, bu kanal yapım işinde kullanılan malzemenin kazayla ilgisi bulunmadığını, belediyeye husumet yöneltilemeyeceğini, kazanın müvekkili belediyenin yetki ve sorumluluğunda olmayan bir mahalde meydana geldiğini, doğalgaz ile ilgili çalışmaların davalı şirket tarafından, kanalizasyon çalışmalarının ise MASKİ tarafından yürütüldüğünü, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.01.2019 tarihli ve 2015/1501 Esas, 2019/49 Karar sayılı kararıyla; alınan her üç bilirkişi raporunun da birbirinden farklı hususlara değindiği ve birbirini teyit etmediği, iki kez keşfe gidildiği, ancak tam olarak davanın sonucuna etkili bir tespitin yapılamadığı, davalıların sorumluluk anlamında doğrudan doğruya olayın oluşumunda etkilerinin olup olmadığının tespit edilemediği, sadece bir raporda ... A.Ş'nin kusurlu bulunduğu ancak diğer iki raporda üçüncü kişilerin sorumlu bulunduğu, davalılara kesin ve net olgularla sorumluluğun ve kusurun izafe edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 20.12.2019 tarihli ve 2019/1700 Esas, 2019/1572 Karar sayılı kararıyla; davalı belediye yönünden istemin ileri sürülüş ve olayın gerçekleşme biçimine göre davanın anılan davalıya yöneltilmesinin nedeninin davalı belediyenin hizmet kusuruna ilişkin olduğu, mahkemece görevin kamu düzenine ilişkin bulunması ve resen nazara alınması gerektiği gözetilerek davalı ... Belediye Başkanlığı yönünden uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yerinin görevli olması nedeni ile yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi gerektiği, alınan raporlar arasında açık çelişki bulunduğu, çelişki giderilmeksizin hüküm kurulduğu, ayrıca bilirkişilerin heyet oluşturmaksızın rapor sundukları, raporların hükme esas alınacak mahiyette olmadığı, daha önce alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkileri de giderecek şekilde bir inşaat, bir makine ve bir iş güvenliği uzmanından oluşan heyete dosyanın tevdi edilerek tarafların kusur durumları yönünden yeniden rapor alınmasından sonra hüküm kurulması yoluna gidilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesinin 09.05.2024 tarihli ve 2020/17 Esas, 2024/210 Karar sayılı kararıyla; kaldırma kararı sonrası davalı belediye yönünden yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dosyanın tefrik edildiği, kaldırma kararı uyarınca Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak 1 inşaat mühendisi, 1 makina mühendisi ve 1 iş güvenliği uzmanı bilirkişiden oluşan heyetten alınan raporda davalı ... Malatya Doğalgaz Dağıtım A.Ş'nin %100 oranında kusurlu bulunduğu, davalı belediye ve davacının kusurlu bulunmadığı, davacının patlama nedeniyle %14.2 oranında malul olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 90 gün olarak belirlendiği, alınan hesap raporu uyarınca davacının talebini ıslah ettiği, SGK tarafından bildirilen ödemelerin değerlendirilmesi amacıyla alınan 04.04.2024 tarihli ek hesap raporunda yapılan ödemeler mahsup edilerek geçici iş göremezlik tazminatının belirlendiği, 28.05.2021 tarihli hesap raporunun benimsendiği, davalı şirketin olayın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, davalı şirketin kusur sorumluluğuna gidilemeyecek olsa bile TBK'nın 71. maddesi uyarınca doğalgaz faaliyetinin doğası gereği tehlikeli faaliyet arz ettiği, doğalgaz işletmeciliğinin önemli ölçüde tehlike barındırdığı ve davalının kusursuz sorumlu olduğu gerekçesiyle; maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile 1.138.183,70 TL'nin 28.05.2015 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat yönünden davanın kabulü ile 30.000,00 TL'nin 28.05.2015 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıya ait doğalgaz borusundan gaz sızması sonucu patlama olması nedeniyle davacının %14.2 malul kalacak şekilde yaralandığı, davalının objektif (tehlike) sorumluluğunun bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının olay nedeniyle %100 kusurlu olduğunun tespit edilmesi karşısında davalının illiyet bağının kesildiğini ya da illiyet bağı bulunmadığını ispat edemediği gibi olay nedeniyle kusurlu olması nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğu, ATK ve aktüerya raporunun usulüne uygun olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının kusuru belirlenmediğinden ayrıca olayın oluş şekline göre davacının bir kusuru bulunmadığından tazminattan müterafik kusur indirimi yapılamayacağı, tarafların sosyal ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, olayın oluş şekli, tarafların kusuru birlikte değerlendirildiğinde takdir edilen maddi ve manevi tazminatın yerinde olduğu, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, kamu düzenine aykırı bir durumun da tespit edilemediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353-1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosyada birden çok rapor mevcut olup raporlar ve ceza soruşturması sonucunda verilen kararların birbiriyle çeliştiğini, davacının kapalı ve sigara içilmesi yasak olan alanda sigara içmesi nedeniyle patlamaya sebebiyet vermesi nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmamasının hatalı olduğunu, haksız eylemin gerçekleşmesinde davalının kusuru bulunmadığını, yönetmelik gereği altı aydan kısa periyotlarla kaçak kontrolü yapıldığını, tüm denetimlerin süresinde gerçekleştirildiğini, olay ile illiyet bağının tamamen kesildiğini, belediyenin ihale verdiği şirketçe özensiz çalışma yapılarak gaz dağıtım borusuna zarar verildiğini ve sonrasında davalı şirkete haber verilmeksizin uygunsuz şekilde dolgu yapıldığını, yapılan soruşturma neticesinde doğalgaz kaçağı hakkında olaydan önce davalıya herhangi bir ihbar yapılmaması nedeniyle davalının kusurunun bulunmadığı belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarının rapor vermeye yetkisi olmadığını, aktüer raporu kabul etmediklerini, aktüer rapordaki formülasyon ve girilen değerler ile sürelerin hatalı olduğunu, olayın tek müsebbibi olarak davalı şirketin kabul edilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 28.05.2015 tarihinde doğalgaz sızıntısı nedeniyle gerçekleşen patlama sonucu yaralanan davacının maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, önemli ölçüde tehlike arz eden işletmeyi işleten davalı şirketin bu faaliyeti nedeniyle oluşan zarardan kusursuz sorumlu olduğunun ve bu nedenle tazmin edilmesi gereken tutarın usulünce belirlenmiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı