4. Hukuk Dairesi 2023/9703 E. , 2025/4830 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/252 D.İş - 2023/257 K İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait olup davalı tarafından kasko poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucunda hasarlandığını, meydana gelen hasarın sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 24.000,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 360.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sürücünün alkollü olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, hesaplama yapılırken iskonto uygulanması gerektiğini, poliçede sigorta bedeline KDV'nin dahil olmadığını, yasal faiz dışındaki talebin reddi gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigortalı araç sürücüsünün kaza anında alkollü olduğuna dair savunmasına itibar edilmediği, alınan bilirkişi raporu dikkate alınarak araç bedelinden sovtaj bedelinin tenzili ile zararın 360.000,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 360.000,00 TL araç bedelinin 25.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ... Sigorta A.Ş tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sürücünün alkollü olması nedeniyle talebin teminat dışı olduğunu, nörolog bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, bilirkişi raporundaki tespitlerin hatalı olduğunu, poliçede rayiç bedel tespitinin ... Sigorta tarafından yapılacağının hüküm altına alındığını, çekme belgesi ibraz edilmeden tazminat ödenmesine karar verilemeyeceğini, başvurunun usulüne uygun olmadığını, yasal faiz dışındaki taleplerin reddi gerektiğini belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın karıştığı trafik kazası sonucunda hasara uğraması nedeniyle hasar bedeli talebine ilişkindir. 1. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48. maddesinde; uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1 maddesinde; uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile kanlarındaki alkol miktarı 0.50 promilin üzerinde olan hususi otomobil sürücülerinin ve kanlarındaki alkol miktarı 0.20 promilin üstünde olan diğer araç sürücülerinin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5. maddesinde ise aracın Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararların, kasko poliçe teminatı dışında olduğu belirtilmiştir. O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için sürücünün sadece alkollü olması yetmeyip kazanın münhasıran alkolün etkisinde oluşması gerekmektedir. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü Türk Ticaret Kanunu'nun 1409. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkol oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması gerektiği benimsenmektedir. (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 07.04.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 02.03.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün ve 2005/11-624-713; YHGK 10.12.2014 gün ve 2013/17-1199 E. 2014/1018 K. sayılı ilamları). Somut olayda; davacıya ait aracın sürücüsünün kaza saatinden 13 dakika sonra yapılan alkol ölçümünde alkol oranı 0,49 promil olarak tespit edilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince alkol miktarının Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde hususi araç sürücüleri için bildirilen yasal sınırın altında tespit edilmesi nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince yapılan itirazın İtiraz Hakem Heyetince reddine karar verilmiştir. Hakem heyetince kusur raporu ve kazanın münhasıran alkol etkisi ile oluşup oluşmadığına ilişkin uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmadığı anlaşılmakla yeterli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; tüm deliller değerlendirilmek ve dosyada mevcut kaza tespit tutanağı irdelenmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti ile kazanın meydana gelmesinde başka etken hususun olup olmadığı, münhasıran alkol etkisi ile gerçekleşip gerçekleşmediği konularında nöroloji uzmanı ve üniversite öğretim üyelerinden seçilecek üç kişilik trafik konusunda uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi ve karşı araç sürücüsünün az da olsa kusurunun bulunması halinde münhasıran alkol etkisinin olmayacağının da değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 41c6fd9848525ed9 7784922f2c8c26b0 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2023/9703 E. , 2025/4830 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/252 D.İş - 2023/257 K İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait olup davalı tarafından kasko poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucunda hasarlandığını, meydana gelen hasarın sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 24.000,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 360.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sürücünün alkollü olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, hesaplama yapılırken iskonto uygulanması gerektiğini, poliçede sigorta bedeline KDV'nin dahil olmadığını, yasal faiz dışındaki talebin reddi gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigortalı araç sürücüsünün kaza anında alkollü olduğuna dair savunmasına itibar edilmediği, alınan bilirkişi raporu dikkate alınarak araç bedelinden sovtaj bedelinin tenzili ile zararın 360.000,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 360.000,00 TL araç bedelinin 25.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ... Sigorta A.Ş tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sürücünün alkollü olması nedeniyle talebin teminat dışı olduğunu, nörolog bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, bilirkişi raporundaki tespitlerin hatalı olduğunu, poliçede rayiç bedel tespitinin ... Sigorta tarafından yapılacağının hüküm altına alındığını, çekme belgesi ibraz edilmeden tazminat ödenmesine karar verilemeyeceğini, başvurunun usulüne uygun olmadığını, yasal faiz dışındaki taleplerin reddi gerektiğini belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın karıştığı trafik kazası sonucunda hasara uğraması nedeniyle hasar bedeli talebine ilişkindir. 1. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48. maddesinde; uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1 maddesinde; uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile kanlarındaki alkol miktarı 0.50 promilin üzerinde olan hususi otomobil sürücülerinin ve kanlarındaki alkol miktarı 0.20 promilin üstünde olan diğer araç sürücülerinin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5. maddesinde ise aracın Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararların, kasko poliçe teminatı dışında olduğu belirtilmiştir. O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için sürücünün sadece alkollü olması yetmeyip kazanın münhasıran alkolün etkisinde oluşması gerekmektedir. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü Türk Ticaret Kanunu'nun 1409. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkol oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması gerektiği benimsenmektedir. (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 07.04.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 02.03.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün ve 2005/11-624-713; YHGK 10.12.2014 gün ve 2013/17-1199 E. 2014/1018 K. sayılı ilamları). Somut olayda; davacıya ait aracın sürücüsünün kaza saatinden 13 dakika sonra yapılan alkol ölçümünde alkol oranı 0,49 promil olarak tespit edilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince alkol miktarının Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde hususi araç sürücüleri için bildirilen yasal sınırın altında tespit edilmesi nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince yapılan itirazın İtiraz Hakem Heyetince reddine karar verilmiştir. Hakem heyetince kusur raporu ve kazanın münhasıran alkol etkisi ile oluşup oluşmadığına ilişkin uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmadığı anlaşılmakla yeterli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; tüm deliller değerlendirilmek ve dosyada mevcut kaza tespit tutanağı irdelenmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti ile kazanın meydana gelmesinde başka etken hususun olup olmadığı, münhasıran alkol etkisi ile gerçekleşip gerçekleşmediği konularında nöroloji uzmanı ve üniversite öğretim üyelerinden seçilecek üç kişilik trafik konusunda uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi ve karşı araç sürücüsünün az da olsa kusurunun bulunması halinde münhasıran alkol etkisinin olmayacağının da değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 41c6fd9848525ed9 7784922f2c8c26b0 ... ...