Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2023/10480 E., 2025/4893 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10480 E., 2025/4893 K. (24.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10480
Karar No
2025/4893
Karar Tarihi
24.03.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/10480 E. , 2025/4893 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/209 D.İş -2022/180 K. Taraflar arasındaki destekten yoksun kalma tazminatı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İtiraz Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği Sigorta Tahkim Komisyonlarının 40.000,00 TL'yi geçmeyen kararları kesindir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar yönünden temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir. Davacılardan ... için 27.066,74 TL, ... için 31.114,20 TL tazminat isteminde bulunulmuş; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın iş bu davacılar yönünden ayrı ayrı kabulüne karar verilmiş; davalı vekilinin itiraz etmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar davacı ... için 27.066,74 TL, ... için 31.114,20 TL olup kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla iş bu davacılar yönünden davalının temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından, davacı ... için verilen hüküm yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan ve davacıların desteği olan müteveffanın yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile 06.03.2021 tarihinde tek taraflı ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini ve davacıların desteğinin öldüğünü, davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, davalıya dava öncesinde yapılan başvuru sonucunda davalı tarafça davacılara kısmi ödeme yapıldığını, yapılan ödemelerin davacıların zararını karşılamadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla her bir davacı için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 25.000,00 TL tazminatın 11.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş ve bedel arttırım dilekçesiyle talebini davacı ... yönünden 165.886,05 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından dava öncesinde davacılara 11.05.2021 tarihinde toplam 205.933,00 TL ödeme yapıldığını ve davacıların bakiye zararlarının kalmadığını ve bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacılarca dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacıların müteveffanın ölümü nedeniyle başkaca kazanım elde etmiş olmaları halinde hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranı esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müteveffanın kaza anında emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili aleyhine faize karar verilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebilceğini, davacılar yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların davalarının kısmen kabulü ile ... için 165.886,05 TL, ... için 27.066,74 TL, ... için 31.114,20 TL olmak üzere toplam 224.067,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 11.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, davacı .... ve ... yönünden davanın reddine ve davacılar vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan .... için 19.709,17 TL, ... için 5.100,00 TL, ... için 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, davalı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan ... için 1.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL vekalet ücretinin iş bu davacılardan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı eş adına SGK sorgulama sayfasına ait ekran kaydı görüntüsünden SGK'dan ödeme için talepte bulunulmadığından, araç sürücüsünün beyanına göre müteveffanın emniyet kemerinin takılı olduğundan bunlara yönelik itirazlarının reddine ve davacı ... lehine hükmolunması gereken vekalet ücretinin AAÜT gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğinden buna yönelik itirazın kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında geçen 19.709,17 TL vekalet ücretinin 5.100,00 TL şeklinde değiştirilmesine ve kararın düzeltilmiş şekliyle aynen icrasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıların müteveffanın ölümü nedeniyle başkaca kazanım elde etmiş olmaları halinde hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, davaya konu kazanın aynı zamanda iş kazası niteliği taşıdığını, hesaplanan tazminattan müteveffanın kaza anında emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini nitekim otopsi raporunda müteveffanın kafa travmasına bağlı olarak vefat ettiğinin tespit edildiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe: Uyuşmazlık; davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan ve davacıların desteği olan müteveffanın yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile meydana gelen tek taraflı trafik kazasında davacıların desteğinin vefat ettiği ve davacıların, müteveffanın desteğini yitirmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın doğru olmasına, uzman bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli bulunmasına, müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirecek bir durum ve olgunun somut olayda bulunmamasına göre davalı vekilinin davacı ... yönünden aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Davalı vekilinin davacı ... yönünden diğer temyiz itirazlarına gelince; olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, “İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; davalı tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan aracın sürücüsünün olaya ilişkin olarak kolluk tarafından alınan ifadesinden; desteğin çalıştığı öğrenci yurduna meyve götürmek için yola çıktıklarını ve davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsü ile müteveffanın iş yerine dönüşleri sırasında kazanın meydana geldiği ve davacı ...'ın desteği olan eşinin vefat ettiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla dava konusu olay aynı zamanda iş kazası niteliğindedir. Davalı tarafça davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması talep edilmiş ise de dava konusu olay sonucunda davacının eşi olan desteğin vefatı nedeniyle davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına dair bir araştırma yapılmadığı görülmektedir. Şu durumda, davaya konu kazada davacının desteği olan eşinin vefatı nedeniyle iş kazasına dayalı herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması hâlinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği (iş kazası sigorta kolundan olup olmadığı) ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı hususlarının SGK’dan sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi, rücuya tabi ödeme bulunması hâlinde ilk peşin sermaye değeri tutarlarının indirilmesiyle tazminatın hesaplanması için ek rapor alınması ve oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 3- Davacı ..., davaya konu trafik kazasında hayatını kaybeden eşi Yusuf Kızıl'ın desteğinden mahrum kaldığını ileri sürerek tazminat isteminde bulunmuştur. Destekten yoksun kalma iddiası ile açılan dava, ölümden sonraki süre boyunca doğacak zararın tazmini talebini kapsamaktadır. Bu nedenle yargılama boyunca davacının değişen durumu tazminatın belirlenmesi yönünden etkili olacaktır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi gereği destekten yoksun kalma tazminatının mahiyeti ve amacı, ölenin eylemli yardımını alanların, desteğin ölümünden sonra da bu yardımdan mahrum kalmaması olduğuna göre destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için her şeyden önce destek alma hakkı olan kişinin, destek alma ihtiyacının devam etmesi gerekir. Bu itibarla; dul kalan eşin yeniden evlenmesi halinde destekten yoksun kaldığı sürenin önceki eşin ölüm tarihi ile yeniden evlenme tarihi arasındaki süreye göre hesaplanması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinde, davacı ...'ın 17.11.2023 tarihinde, desteğin ölümünden sonra evlendiği anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince davacı eşin evlendiği hususunun göz önünde bulundurularak desteğin ölüm tarihi ile davacının yeniden evlendiği tarihe kadarki gerçek zararının hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken desteğin eşi davacının yeniden evlendiği tarihten sonraki dönem için de destek hesabı yapılmış olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR 1.Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacılar ... ve ... yönünden miktardan REDDİNE, 2. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı .. yönünden diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ... yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a080ff1838407b4f e788a7f779ae8da0 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2023/10480 E. , 2025/4893 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/209 D.İş -2022/180 K. Taraflar arasındaki destekten yoksun kalma tazminatı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İtiraz Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği Sigorta Tahkim Komisyonlarının 40.000,00 TL'yi geçmeyen kararları kesindir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar yönünden temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir. Davacılardan ... için 27.066,74 TL, ... için 31.114,20 TL tazminat isteminde bulunulmuş; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın iş bu davacılar yönünden ayrı ayrı kabulüne karar verilmiş; davalı vekilinin itiraz etmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar davacı ... için 27.066,74 TL, ... için 31.114,20 TL olup kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla iş bu davacılar yönünden davalının temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından, davacı ... için verilen hüküm yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan ve davacıların desteği olan müteveffanın yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile 06.03.2021 tarihinde tek taraflı ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini ve davacıların desteğinin öldüğünü, davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, davalıya dava öncesinde yapılan başvuru sonucunda davalı tarafça davacılara kısmi ödeme yapıldığını, yapılan ödemelerin davacıların zararını karşılamadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla her bir davacı için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 25.000,00 TL tazminatın 11.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş ve bedel arttırım dilekçesiyle talebini davacı ... yönünden 165.886,05 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından dava öncesinde davacılara 11.05.2021 tarihinde toplam 205.933,00 TL ödeme yapıldığını ve davacıların bakiye zararlarının kalmadığını ve bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacılarca dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacıların müteveffanın ölümü nedeniyle başkaca kazanım elde etmiş olmaları halinde hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranı esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müteveffanın kaza anında emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili aleyhine faize karar verilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebilceğini, davacılar yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların davalarının kısmen kabulü ile ... için 165.886,05 TL, ... için 27.066,74 TL, ... için 31.114,20 TL olmak üzere toplam 224.067,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 11.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, davacı .... ve ... yönünden davanın reddine ve davacılar vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan .... için 19.709,17 TL, ... için 5.100,00 TL, ... için 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, davalı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan ... için 1.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL vekalet ücretinin iş bu davacılardan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı eş adına SGK sorgulama sayfasına ait ekran kaydı görüntüsünden SGK'dan ödeme için talepte bulunulmadığından, araç sürücüsünün beyanına göre müteveffanın emniyet kemerinin takılı olduğundan bunlara yönelik itirazlarının reddine ve davacı ... lehine hükmolunması gereken vekalet ücretinin AAÜT gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğinden buna yönelik itirazın kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında geçen 19.709,17 TL vekalet ücretinin 5.100,00 TL şeklinde değiştirilmesine ve kararın düzeltilmiş şekliyle aynen icrasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıların müteveffanın ölümü nedeniyle başkaca kazanım elde etmiş olmaları halinde hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, davaya konu kazanın aynı zamanda iş kazası niteliği taşıdığını, hesaplanan tazminattan müteveffanın kaza anında emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini nitekim otopsi raporunda müteveffanın kafa travmasına bağlı olarak vefat ettiğinin tespit edildiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe: Uyuşmazlık; davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan ve davacıların desteği olan müteveffanın yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile meydana gelen tek taraflı trafik kazasında davacıların desteğinin vefat ettiği ve davacıların, müteveffanın desteğini yitirmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın doğru olmasına, uzman bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli bulunmasına, müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirecek bir durum ve olgunun somut olayda bulunmamasına göre davalı vekilinin davacı ... yönünden aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Davalı vekilinin davacı ... yönünden diğer temyiz itirazlarına gelince; olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, “İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; davalı tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan aracın sürücüsünün olaya ilişkin olarak kolluk tarafından alınan ifadesinden; desteğin çalıştığı öğrenci yurduna meyve götürmek için yola çıktıklarını ve davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsü ile müteveffanın iş yerine dönüşleri sırasında kazanın meydana geldiği ve davacı ...'ın desteği olan eşinin vefat ettiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla dava konusu olay aynı zamanda iş kazası niteliğindedir. Davalı tarafça davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması talep edilmiş ise de dava konusu olay sonucunda davacının eşi olan desteğin vefatı nedeniyle davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına dair bir araştırma yapılmadığı görülmektedir. Şu durumda, davaya konu kazada davacının desteği olan eşinin vefatı nedeniyle iş kazasına dayalı herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması hâlinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği (iş kazası sigorta kolundan olup olmadığı) ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı hususlarının SGK’dan sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi, rücuya tabi ödeme bulunması hâlinde ilk peşin sermaye değeri tutarlarının indirilmesiyle tazminatın hesaplanması için ek rapor alınması ve oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 3- Davacı ..., davaya konu trafik kazasında hayatını kaybeden eşi Yusuf Kızıl'ın desteğinden mahrum kaldığını ileri sürerek tazminat isteminde bulunmuştur. Destekten yoksun kalma iddiası ile açılan dava, ölümden sonraki süre boyunca doğacak zararın tazmini talebini kapsamaktadır. Bu nedenle yargılama boyunca davacının değişen durumu tazminatın belirlenmesi yönünden etkili olacaktır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi gereği destekten yoksun kalma tazminatının mahiyeti ve amacı, ölenin eylemli yardımını alanların, desteğin ölümünden sonra da bu yardımdan mahrum kalmaması olduğuna göre destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için her şeyden önce destek alma hakkı olan kişinin, destek alma ihtiyacının devam etmesi gerekir. Bu itibarla; dul kalan eşin yeniden evlenmesi halinde destekten yoksun kaldığı sürenin önceki eşin ölüm tarihi ile yeniden evlenme tarihi arasındaki süreye göre hesaplanması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinde, davacı ...'ın 17.11.2023 tarihinde, desteğin ölümünden sonra evlendiği anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince davacı eşin evlendiği hususunun göz önünde bulundurularak desteğin ölüm tarihi ile davacının yeniden evlendiği tarihe kadarki gerçek zararının hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken desteğin eşi davacının yeniden evlendiği tarihten sonraki dönem için de destek hesabı yapılmış olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR 1.Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacılar ... ve ... yönünden miktardan REDDİNE, 2. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı .. yönünden diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ... yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a080ff1838407b4f e788a7f779ae8da0 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı