Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/10540 E., 2025/4800 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/10540 E., 2025/4800 K. (24.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10540
Karar No
2025/4800
Karar Tarihi
24.03.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/10540 E. , 2025/4800 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1261 E., 2024/1149 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili, davalı ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili, davalı ... ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 22.05.2023 tarihli ve 2022/4785 Esas, 2023/6830 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Dairemiz bozma kararına Bölge Adliye Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davalı ... vekili, davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede; Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE, 24.03.2025 tarihinde Üye ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 1. Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 21.06.2010 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın uğradığı zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. 2. Davalılar; davaya cevap, istinaf ve temyiz dilekçelerinde zamanaşımı def'inde bulunmuşlardır. 3. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara davalılar vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır. 4. Bölge adliye mahkemesince yeniden hüküm kurularak davalıların zamanaşımı def’i kabul edilmemiş, bu karara karşı istinaf yoluna giden davalılar temyiz yoluna başvurmuştur. 5. Öncelikle belirtmem gerekir ki Dairemizin gerekçeli kararında değerlendirme bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde gerekçelendirildiği üzere davalılar ..., ... ve ...’nin, davacılardan ...’ya yönelik ve davalı ...’nun temyiz itirazlarının, karar tarihi itibariyle bölge adliye mahkemeleri tarafından verilen kararların kesinlik sınırının altında kaldığından reddedilmesine dair karara katılmaktayım. 6. Davalıların zamanaşımının dolduğuna yönelik temyiz itirazları yönünden sayın çoğunlukla aşağıdaki gerekçelerle aynı düşüncede değilim. 7. Davanın dayanağı trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkin olduğundan somut olayda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 109 uncu maddesi uygulanacaktır. Anılan düzenleme uyarınca, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhâlde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. 8. Öncelikle belirtilmelidir ki ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için eylemin suç teşkil etmesi yeterli olup mahkûmiyet veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi aranmayacağı gibi suçun çeşitli nedenlerle soruşturulamaması da ceza zamanaşımının uygulanmasını engellemez. Ceza mahkemesince suçun sanık tarafından işlenip işlenmediğinin kesin olarak hükme bağlandığı hâllerde hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin bu tespiti ile bağlı olmakla birlikte dava konusu eylemin suç teşkil edip etmediğini kural olarak hukuk hâkimi belirleyecektir. 9. Dava konusu eylemin taksirli yaralama suçunu oluşturduğu 2918 sayılı KTK’nın 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre ise uzamış zamanaşımının uygulanacağı konusunda tartışma yoktur (Hukuk Genel Kurulu (HGK)’nun 10.10.2001 tarihli ve 2001/19-652 Esas, 2001/705 Karar sayılı ve 16.04.2008 tarihli ve 2008/4-326 Esas, 2008/325 Karar sayılı ilâmları). 10. Bazı hâllerde zararın öğrenilmesi, onun kapsamının değil, varlığının öğrenilmesi anlamındadır. Zararın varlığı, niteliği ve esaslı unsurları hakkında bir dava açmaya, o davayı ciddi ve objektif bir şekilde desteklemeye, gerekçelerini göstermeye elverişli yeterli hâl ve şartların öğrenilmesi, zararın öğrenilmiş sayılması için yeterlidir. 11. Davacının kaza nedeniyle %100 oranında malul kaldığı, yaralanmasının ağırlığı nedeniyle uzun süre tedavisinin devam ettiği, aynı şekilde yapılan ceza yargılamasında da sorumluların tespitinin uzun zaman aldığı dolayısıyla fiil ve failin uzamış (ceza) zamanaşımı süresi içerisinde öğrenildiğinin kesin olarak belirlenemediği anlaşılmaktadır. Nitekim davacı 22.11.2018 tarihli kusur raporu ile eylemin gerçek faillerini öğrenebilmiştir. Davacının fiil ve faili öğrenmesindeki gecikmenin yargılama makamlarından da kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu kadar uzun ve karmaşık süreçlerden sonra maluliyet oranın tespitindeki zorluklar ile gerçek fiil ve failin tespitindeki zorluklar (fiil ve failin ancak 8 yıl sonra öğrenilebilmiş olması) gözetildiğinde davacının dava açma süresinin otomatik olarak ceza zamanaşımı süresinin dolduğu günden başlatılmış olması hakkaniyete uygun olmayacaktır. 12. Somut davada, trafik kazası 21.06.2010 tarihinde meydana gelmiş, davacı 22.11.2018 tarihli kusur raporuyla yaralanmasına neden olan gerçek fiil ve failleri öğrenebilmiş bu tarihten itibaren yasal süre dolmadan 31.10.2019 tarihinde davasını ıslah etmiştir. 13. Bu durumda, ıslah edilen miktar yönünden zamanaşımının geçmediği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun davalılar vekillerinin ıslah zamanaşımı itirazlarının kabulüne dair değerlendirmelerine katılmıyorum. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 24.01.2022 tarih ve 2021/377 Esas, 2022/107 Karar sayılı kararının, temyiz dilekçelerinin miktardan reddine ilişkin kısmı dışındaki bölümünün onanması gerektiği düşüncesindeyim. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4a19765c1b88f901 26c5cc662197f25b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı