4. Hukuk Dairesi 2023/6491 E. , 2025/2870 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/311 Değişik İş - 2023/319 Karar SAYISI : İHK-2023/21102 SAYISI : K-2023/32046 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde motosiklet sürücüsü davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında bedel artırım dilekçesi ile talebini 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, davalı şirketin ancak sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti oranında sorumlu olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlendiği ve davacının % 25 oranında malul kaldığının tespit edildiği, aktüer bilirkişi raporunda dava konusu kazada sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusuru, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile tazminat tutarının belirlendiği, aktüer bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu ve davalı şirket tarafından davacıya yapılan ödemenin mahsup edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 264.058,03 TL maddi tazminatın 20.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, başvurudan sonra ödenmek sureti ile konusuz kalan 165.000,00 TL yönünden karar verilmesine yer olmadığına, geriye kalan ve fazlaya ilişkin 941,97 TL'lik talebin ise reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazları yönünden yapılan incelemede; dosyada mevcut maluliyet raporu, aktüer bilirkişi raporu ve hesaplamaların mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu, davacı motorsiklet sürücüsü ile davalıya sigortalı araç sürücüsü arasında meydana gelen kazada hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğine ilişkin itirazın yerinde olmadığı, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılmasını gerektirir somut bir neden bulunmadığı, Ortaca 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/593 esas sayılı dosyasında alınan 18.03.2022 tarihli kusur raporunun kazanın oluş şekline uygun olarak düzenlendiği, bu nedenle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydı ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin ise usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı vekilinin itirazları yönünden yapılan incelemede; her ne kadar davalı ... tarafından davacıya 165.000,00 TL ödeme yapıldığı gerekçesiyle bu tutar tazminat tutarından mahsup edilmiş ise de söz konusu ödemenin aynı kazada yaralanan davacının babaannesi Makbule Dönmez'e yapıldığı, bu nedenle davacıya yapılan ödemeden mahsup edilmesinin hukuka aykırı olduğu, yine bağlantılı dosyada davacı lehine hükmedilen 941,97 TL geçici iş görmezlik tazminatının tedavi gideri limitinden mahsup edilmesi gerekirken davacının sürekli iş göremezlik tazminatından mahsup edilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin bu yöne ilişkin itirazlarının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulüne, davacı vekilinin itirazının kabulüne ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulüne ve 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya yapılan ödeme ile davalı şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, davalı şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu, bu nedenle tarafların kusur oranlarının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur raporu alınması gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, davacının herhangi bir maluliyetinin bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebi yönünden davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, hatır taşıması ve davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, davacıya SGK Başkanlığı tarafından rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak ödeme yapıldığının anlaşılması halinde tazminat tutarından mahsup edilmesi gerektiğini, davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu ve başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, davalı şirket tarafından davacı ...'a ödeme yapılmadığının anlaşılmasına, dava dilekçesinde geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri yönünden bir talebin bulunmadığının ve hakem heyetince bu yönde hüküm tesis edilmediğinin anlaşılmasına, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına, dava konusu kazanın davacı motorsiklet sürücüsü ile sigortalı araç sürücüsü arasında meydana geldiği gözetildiğinde hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmamasında bir isabetsizlik bulunmamasına, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü ilave edilmesi sonucu sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren faiz işletilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu kazanın iş kazası niteliğinde olmadığının anlaşılmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; a-) Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 09.05.2022 sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası meydana gelen diğer bulgularla birlikte travma sonrası stres bozukluğuna bağlı sürekli iş göremezlik oranı % 25 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır. Davacının travma sonrası stres bozukluğuna bağlı sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda, davacının fiziksel bulgularının yanında psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır. Söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen “travma sonrası stres bozukluğu” olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle yukarıda açıklandığı üzere içerisinde psikiyatri uzmanı bulunan yetkili sağlık kurulundan gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp (davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. b-) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında, sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/c maddesinde yer alan ''kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak'' kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle kusurlu olduğu, davacı motorsiklet sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, Ortaca 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/593 esas sayılı dosyasında adli trafik bilirkişisinden alınan 18.03.2022 tarihli kusur raporunda, davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu, davacı sürücünün ise kusurunun bulunmadığının belirlendiği, hakem heyetince trafik kazasında tarafların kusur oranları uzman bilirkişi raporu ile belirlenmeden davacının kusursuz, sigortalı araç sürücüsünün ise tam kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. c-) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150. maddesi ve eki Cetvel uyarınca; motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur. Davacının motosiklette seyahat etmesine rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir. Somut olayda; davacı motorsiklet sürücüsünün trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, yaralanmanın kafa bölgesinden olması olgusu ile sabittir. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR 1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Yukarıda 2 (a), (b) ve (c) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.