Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2023/5454 E., 2025/5098 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5454 E., 2025/5098 K. (27.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5454
Karar No
2025/5098
Karar Tarihi
27.03.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/5454 E. , 2025/5098 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1043 E., 2022/1043 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın, yaya konumunda olan davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu ve davacının malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca 5.100,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile talebini 77.323,55 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya yapılan ödeme ile davalı şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, bu nedenle başvurunun dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğini, davalı şirketin ancak sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti oranında sorumlu olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, adli trafik bilirkişisinden alınan kusur raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli ve % 100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi raporunda, davacının % 11 maluliyet oranı, davalının % 100 kusur oranı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile tazminat tutarının belirlendiği, kusur raporu ve aktüer bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 77.323,55 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 16.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut maluliyet raporu, kusur raporu, aktüer bilirkişi raporu ve hesaplamaların mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu ve davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, davalı şirket tarafından 37.042,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09.11.2020 tarihinde davacıya ödendiğini, davacı tarafından ise işbu ödemeye rağmen aynı raporla müvekkili şirketten bakiye maluliyet tazminatı talep edildiğini, söz konusu ödeme ile davalı şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, ödeme tarihine göre yapılan hesaplamalarda Yargıtay yerleşmiş içtihatları uyarınca açık bir nispetsizlik için en az %25 ve %30 oranında fark bulunması gerektiğini, davalı şirket tarafından yapılan ödemenin yeterli bir ödeme olduğunu ve tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle bakiye sürekli iş göremezlik talebine ilişkindir. 1. Davacı tarafından yapılan başvuru neticesinde, davalı ... şirketince 30.10.2020 tarihli ibraname gereğince 09.11.2020 tarihinde davacıya 37.042,00 TL ödeme yapılmıştır. Davacı taraf, tahkim başvurusundan önce davalı tarafından ödenen 37.042,00 TL'nin gerçek zararın altında olduğunu iddia ederek tazminat talebinde bulunmuş; davalı ise yapılan ödemenin yeterli olduğu savunmasında bulunmuştur. Hükme esas alınan 17.08.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davalı ... şirketince yapılan ödemenin mahsubu sonucu davacının 77.323,55 TL bakiye sürekli iş göremezlik zararı olduğu belirlenmiştir. Taraf iddia ve savunmalarına göre, davacı tarafın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2. maddesindeki yetersizlik iddiasında bulunduğu gözetilmek suretiyle tazminat hesabının yapılması gerektiği açıktır. Zarar sorumlusu davalı tarafından ödenen bedelin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının belirlenmesi için; öncelikle, ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan bu bedel ile davalı tarafından ödenen bedel arasında fahiş fark olup olmadığının saptanması; fahiş fark tespitinin yapılması halinde, hesap tarihindeki verilere göre hesaplanacak tazminattan, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, tahkim başvurusundan önce davalının ödediği bedelin yasal faiziyle güncellenmiş değerleri düşülerek sonuç tazminatın belirlenmesi gerekir. Hakem heyetince hükme esas alınan 17.08.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda; davalı tarafından davacıya 09.11.2020 tarihinde 37.042,00 TL ödeme yapıldığı, bu doğrultuda, öncelikle ödeme tarihi itibariyle hesaplama yapılarak yapılan ödemenin yeterliliğinin değerlendirilmesi gerektiği, yapılan hesaplamada ödeme tarihi itibariyle ödenmesi gereken tazminat tutarının 49.088,51 TL olduğu, şirket tarafından yapılan ödemenin ise 37.042,00 TL olduğu, hesaplanan tazminat ile ödenen tutar arasında 12.046,51 TL fark bulunduğu belirtilerek bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 77.323,55 TL olarak hesaplandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; taraflar arasındaki uyuşmazlığın ibranın iptali şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı ve davalı tarafından yapılan ödeme dikkate alınmak suretiyle; davalının ödeme yaptığı 09.11.2020 tarihindeki verilere göre hesaplanan tazminat ile ödenen tazminat arasında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesinde belirtildiği şekilde fahiş bir fark olmadığı gözetilerek bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,27.03.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy birliğiyle karar verildi. KARŞI OY 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesi "Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." şeklindedir. Dosya kapsamından, davacıya 37.042,00 TL ödendiği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporuna göre ödeme tarihi itibariyle davacıya 49.088,51 TL ödenmesi gerektiği, ödenen bedel ile ödenmesi gereken bedel arasında 12.046,51 TL fark bulunduğu, buna göre ödenmesi gereken bedelin % 75'inin davacıya ödendiği anlaşılmaktadır. Şu durumda davacıya yapılan ödemenin KTK'nın 111. maddesi kapsamında yetersiz olduğu açık olduğundan davacının bakiye tazminat talep edebileceği, bu nedenle işin esasının incelenmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı