Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2023/11127 E., 2025/5134 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11127 E., 2025/5134 K. (27.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11127
Karar No
2025/5134
Karar Tarihi
27.03.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/11127 E. , 2025/5134 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/188-2023/258 İtiraz Hakem Heyeti kararı ve Mahkeme ek kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 03.05.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaya konumundaki müvekkilinin yaralandığını ve sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 23.12.2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini 214.298,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının %3 oranındaki maluliyeti ve davalının %100 kusuru üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplama yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 214.298,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 29.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun usulüne uygun olduğu, kusur ve hesap yönünden alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, vekalet ücreti belirlemesinin uygun bulunduğu gerekçesiyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, kusuru kabul etmediklerini, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı ilişkindir. I-Davalı vekilinin ek karara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya incelendiğinde; İtiraz Hakem Heyeti kararının davalı vekili tarafından maktu temyiz karar harcı yatırılarak temyiz edildiği, Mahkemece eksik nispi temyiz karar harcının ikmali için 01.05.2023 tarihli muhtıra çıkartılarak Avukat ...'ya 22.05.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalının kesin süre içinde eksik harcı yatırmadığı gerekçesiyle Mahkemece, 11.06.2023 tarihli ek karar ile kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verildiği, ancak davalı ... yetkili temsilcisi tarafından verilen vekaletnameye göre davalı vekilinin Avukat ... olduğunun ve 01.05.2023 tarihli muhtıranın hatalı olarak Avukat ...a'ya tebliğ edildiğinin anlaşılması üzerine Mahkemece davalı vekili Avukat ...'a ek karar tarihinden sonra ihtarlı tebligat evrakı gönderildiği, tebligatta davalının eksik nispi temyiz karar harcını bir haftalık kesin süre içinde yatırması gerektiği, aksi halde temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtar olunduğu, bu tebligat evrakının davalı vekiline 05.09.2023 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı vekilinin eksik nispi temyiz karar harcını tamamladığı anlaşılmaktadır. Şu durumda; davalı vekiline usule uygun şekilde yapılan tebligat tarihinin 05.09.2023 olduğu ve davalı tarafça eksik nispi temyiz harcının 04.09.2023 tarihinde tamamlandığı dikkate alındığında Mahkemece verilen 11.06.2023 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek asıl kararın temyiz incelemesine geçilmiştir. II-Davalı vekilinin asıl karara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan hesaplama yönteminin içtihatlara uygun bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Davalı vekilinin asıl karara ilişkin diğer temyiz itirazlarına gelince: a.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyanın incelenmesinde; kazaya ilişkin kolluk görevlilerince kaza tespit tutanağı tanzim edilmediği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince kusur tespitine yönelik alınan bilirkişi raporuna göre davacı yayanın kusurunun bulunmadığının ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün yayaya öncelik vermeme ile hızını azaltmama nedeniyle kusurlu olduğunun tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince, bu rapor esas alınarak davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kabulüne göre hüküm tesis edildiği, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının reddedildiği anlaşılmaktadır. Olayın oluş şekli ve dosyada mevcut belgeler gözetildiğinde İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan kusur raporunun yetersiz ve denetime elverişsiz olduğu görülmekle eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde, İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden seçilecek üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, oluşa uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir. b.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda; Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 08.04.2022 tarihli raporda, davacının trafik kazası sonrası yaralanması sonucu sol bacak kırığına bağlı sürekli iş göremezlik oranı %3 olarak hesaplanmıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından söz konusu raporun geçerli olduğu kabul edilerek tazminata karar verilmiş, davalının itirazları İtiraz Hakem Heyetince reddedilmiştir. Söz konusu maluliyet raporunun; kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olmasına rağmen, raporda davacının kazaya bağlı önceki tedavi evrakının içeriklerine yer verilmediği, bu evrakın getirtilip ayrı ayrı incelenmek suretiyle maluliyet raporuna detayların yansıtılmadığı, bu nedenle eksik inceleme ile oluşturulan yetersiz maluliyet raporu esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan arazlar dikkate alınarak kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve içerisinde ortopedi uzmanının da bulunduğu, davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı bölümünden, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran ve arazın süreklilik arz edip etmediği hususlarını kapsar şekilde rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir. c.Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17., Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2. maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR 1.Yukarıda (I) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davalının İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.06.2023 tarihli ek kararına yönelik temyiz isteminin kabulü ile ek kararın kaldırılmasına, 2.Yukarıda (II-1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3.Yukarıda (II-2/a), (II-2/b) ve (II-2/c) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,27.03.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosya kapsamından, 03.05.2020 tarihli kaza nedeniyle 08.04.2022 tarihinde düzenlenen ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin esas alındığı raporda davacının bizzat muayene edildiği, sol bacak kırığı nedeniyle % 3 oranında maluliyeti bulunduğunun tespit edildiği, genel adli muayene raporu, Atatürk Üniversitesi konsültasyon raporu, dekanlık raporu vb belgelerin anılan raporda incelendiği, 2 adli tıp uzmanı ve 1 ortopedi uzmanının bulunduğu heyetten alınan raporun mevzuata ve usule uygun olduğundan yeniden maluliyet raporu alınmasına gerek olmadığı görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun (2-b) numaralı bentteki bozma kararına katılmıyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 12f816319ed4ce2d 1675222cab27355f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı