Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/4434 E., 2025/2064 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4434 E., 2025/2064 K. (10.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4434
Karar No
2025/2064
Karar Tarihi
10.02.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/4434 E. , 2025/2064 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/37 E., 2023/37 K. SAYISI : 2022/İHK-67972 SAYISI : K-2022/201556 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.06.2017 tarihinde davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralanarak malul kaldığını, davalıya yapılan başvurunun reddediliğini, araç sürücüsünün kaza tespit tutanağında kusurlu olduğunun tespit ediliğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.900,00 TL sürekli ve 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 50,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 26.07.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini sürekli iş göremezlik tazminatı için 129.401,02 TL, geçici iş göremezlik tazminatı için 327,61 TL ve geçici bakıcı gideri için 177,75 TL olmak üzere toplam 129.906,38 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, alınan medikal rapor uyarınca kaza sonucu başvuranın herhangi bir maluliyetinin bulunmadığını, çelişkinin giderilmesi için yeni bir rapor alınması gerektiğini, kusur raporu alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı taleplerinden davalının sorumlu olmadığını, emniyet kemerinin takılı olup olmadığı belirlenerek müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, davalının ancak başvuru tarihinden itibaren ve yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın meydana gelmesinde davacı yolcu kusursuz olup kusur yönünden ayrı bir incelemeye gerek görülmediği, SGK'dan herhangi bir ödeme alınmadığının anlaşıldığı, kaza tarihi itibariyle sağlık raporunda dikkate alınması gereken yönetmeliğin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik olması gerekmekte ise de raporda dikkate alınan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile işbu yönetmelikteki hesaplama cetvellerinin aynı olması nedeniyle davacının ibraz ettiği sağlık kurulu raporunun hükme esas alınması gerektiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 122.076,43 TL sürekli iş göremezlik, 327,61 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 177,75 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 122.581,39 TL tazminatın 10.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya başvurunun usulüne uygun şekilde yapıldığı, kaza tarihi itibariyle raporun hazırlanışında esas alınan yönetmeliğin hukuka uygun olduğu, raporun fiziki muayene yapılarak düzenlendiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemiyle hesaplama yapıldığı, emniyet kemerinin takılı olmadığına dair dosya kapsamında bir delil olmadığı, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, bu nedenle vekalet ücretine yönelik davanın itirazının kabul edildiği gerekçesiyle davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik itirazlarının kabulü, diğer itirazların reddi ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin hükmünün düzeltilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun şekilde yapılmayan başvurunun reddi gerektiğini, davacının maluliyeti bulunmadığını, hükme esas alınan rapor usulüne uygun olmadığı gibi kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilmediğini, maluliyet raporunu düzenleyen heyette plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahı bulunmadığını, progresif rant yöntemine göre alınan hesap raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli kararı ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatından davalının sorumlu olmadığını, davacı ev hanımı olup herhangi bir işte çalışmadığını, mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 21.06.2017 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı gereği yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması ve teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden uygulanmasının mümkün olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda; başvuruya dayanak yapılan ve hükme esas alınan ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca iki ortopedi ve bir adli tıp uzman tarafından düzenlenen 14.02.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda davacının trafik kazası sonucu vücudunda "sağ frontoparyetalde 4x1 cm alopesik skar" şeklinde oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı %5 olarak hesaplanmış, davalı ... tarafından aldırılan medikal raporda maluliyet oluşmadığı savunulmuştur. İtiraz Hakem Heyetince ise kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe göre fiziki muayene yapılarak düzenlendiği gerekçesiyle bu rapor hükme esas alınmıştır. Ancak hükme esas alınan rapor kaza tarihinde geçerli olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlenmediği gibi raporu düzenleyen kurul içinde plastik cerrahi uzmanı da bulunmamaktadır. Davacının vücudunda oluşan yara izinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama hususunda tereddüt hasıl olmuştur. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu, dosyada mevcut raporu düzenleyen üniversite hastanesi dışındaki davacının ikametgahına en yakın yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR 1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ca4eb55edf2b32b5 23c35c2fe2de7977

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı