4. Hukuk Dairesi 2022/3523 E. , 2025/2086 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3391 E., 2021/1678 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/527 E., 2018/595 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.04.2013 tarihinde davalıların sürücüsü, maliki/işleteni ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı (ZMSS) oldukları çekici ve bu araca bağlı römorkun, müvekkiline ait olan tıra çarptığını, müvekkilinin aracının hasar gördüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak davacının aracında meydana gelen maddi hasarın karşılığı olarak 14.482,96 Euro'nun; davalı araç maliki ve davalı sürücü bakımından, haksız fiil tarihi olan 07.04.2013 tarihinden itibaren, davalı ... tarafından, kendisine hasar başvurunun yapıldığı tarihe 8 iş günü eklenmesiyle bulunacak temerrüt tarihi olan 18.06.2013’ten itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre işletilecek faizi ile birlikte, aynen veya fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen, ekspertiz ücreti olan 1.228,32 Euro'nun yargılama giderleri kapsamında davalılardan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ...'ya dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin sorumluluğunun yalnızca sigortalısının kusuru nisbetinde ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkiline ait aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davacıya ait aracın sürücüsünün kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 2918 sayılı KTK'nun 109 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar." şeklinde hüküm bulunduğu, somut olayda, davaya konu trafik kazasının 07.04.2013 tarihinde meydana geldiği, kazaya karışan araç sürücüleri arasında maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağının düzenlendiği, davalıların, karşı aracın ZMSS şirketi, maliki ve sürücüsü olduğu, davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin tazmini istemiyle 29.04.2015 tarihinde eldeki davayı açtığı, davalı ...Ş. vekili ile davalı ...Ş. vekilinin süresinde verdikleri cevap dilekçelerinde zamanaşımı definde bulunarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettikleri, anılan davalılar yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, dosya kapsamında alınan kusur bilirkişi raporuna göre davalı sürücü ...'nın kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, yine dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile davacının aracındaki hasarın usulünce hesaplandığı, meydana gelen zarardan davalı sürücü ...'nın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, davalılar ... Sigorta A.Ş. ile ... Ulaştırma Hizmetleri A.Ş. yönünden açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile, 14.482,96 Euro maddi tazminatının kaza tarihi olan 07.04.2013 tarihinden itibaren kamu bankalarınca Euro üzerine açılan 1 yıl vadeli mevduat hesaplarına uygulanacak döviz faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109 uncu maddesinde “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır...” şeklinde hüküm bulunduğu, somut olayda, davaya konu trafik kazasının 07.04.2013 tarihinde meydana geldiği, davalı ...Ş. vekili ile davalı ...Ş. vekilinin süresinde verdikleri cevap dilekçelerinde zamanaşımı definde bulunarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettikleri, kazada ceza zamanaşımını gerektirir bir unsurun bulunmadığı, davacı tarafın, zarar ve tazminat yükümlüsünü, kazaya karışan araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı çerçevesinde kaza tarihi itibarıyla öğrenebilecek durumda olduğu, kaldı ki ekspertiz raporunun tarihinin de 14.04.2013 olduğu, dava tarihi itibarıyla sigortaya başvuru şartı, dava şartı olarak düzenlenmediğini, dolayısıyla dava öncesinde davalı ... şirketine yapılan başvurunun zamanaşımını keser nitelikte olmayıp, olayda zamanaşımını kesen başkaca bir sebebin de bulunmadığını, davalı ... şirketine başvuru tarihi olan 11.06.2013 ve başvurunun sonuçlandırıldığı 10.01.2014 tarihi itibarıyla davalı ... tarafından davacının oyalanması/sürenin tüketilmesine sebebiyet verilmesi durumunun da söz konusu olmadığı, kaldı ki buna ilişkin herhangi bir iddianın da bulunmadığı, bu durumda, davanın açıldığı tarih olan 29.04.2015 tarihi itibarıyla, maddi hasarlı trafik kazası neticesinde oluşan hasar tazminatına ilişkin talep hakkının davalı şirketler yönünden zamanaşımına uğradığına ilişkin kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresi dolmadan ve süresi içerisinde açıldığını, sürücülerin arasında düzenlenen maddi hasarlı kaza tespit tutanağında, tarafların araçlarının sigortalandığı sigorta şirketlerinin bilgilerinin yer almadığını, davacıya ait araçtaki hasar ile sorumlulara ilişkin bilgilerin ancak 13.06.2013 tarihinde davalı ... şirketine yaptıkları hasar başvurusu itibariyle bir araya getirilebildiğini, bu nedenle, davalı ... hariç diğer davalılar yönünden iki yıllık zamanaşımı süresinin 13.06.2013 tarihinden itibaren başlaması gerektiğini, 13.06.2013 tarihinde yapılan bu hasar başvurusunun ardından, eldeki davanın 29.04.2015 tarihinde ve iki yıllık süre dolmadan ikame edildiğini, davalı şirketler yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların sürücüsü, maliki/işleteni ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı (ZMSS) oldukları aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıya ait aracın hasar görmesi sebebiyle talep edilen araç hasar tazminatına ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.