Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/4388 E., 2025/2060 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4388 E., 2025/2060 K. (10.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4388
Karar No
2025/2060
Karar Tarihi
10.02.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/4388 E. , 2025/2060 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1081 D.İş, 2022/1081 K. SAYISI : 2022/İHK-50232 SAYISI : K-2022/197572 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.08.2020 tarihinde davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralanarak %47.2 oranında malul kaldığını, kazanın oluşumunda davacının yolcu olduğu araç sürücüsünün kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalıya yapılan başvuruya cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL sürekli ve 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 11.11.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini sürekli iş göremezlik için 120.006,78 TL'ye ve geçici iş göremezlik için 228,66 TL'ye olmak üzere toplam 120.235,44 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; mevzuata uygun olarak alınan bir maluliyet raporu sunulmaksızın yapılan başvurunun geçerli bir başvuru olmadığını, bu nedenle başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunda belirtilen oranın fahiş olduğunu, hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, maluliyetin tespiti için yeni bir rapor aldırılması gerektiğini, ayrıca kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, karşı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, müterafik kusur durumu araştırılarak tazminattan indirim yapılması gerektiğini, hatır taşıması def'inde bulunulduğunu, yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 18.05.2022 tarihinde verilen ara kararıyla başvuranın bulunduğu ilde bulunan adli tıp kurullarından tekrar maluliyet raporu alınarak dosyaya sunulmasına yönelik kesin süre verildiği, aksi takdirde dosyadaki bilgi ve belgelerle karar verilebileceğinin ihtar edildiği, başvuran vekilinin 19.05.2022 tarihli beyanında usulüne uygun düzenlenmiş bir raporun dosyada mevcut olduğunu belirterek ara karardan rücu edilmesini ve dosyaya sunulan raporun hükme esas alınmasını talep ettiği, verilen kesin sürede istenilen maluliyet raporunun dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruya sunulan rapora göre başvuranın anksiyete bozukluğu nedeniyle geçerli yönetmeliğe göre sürekli maluliyet oranının %20 ve geçici iş göremezlik süresinin 15 gün olduğu, maluliyet raporunun iki adli tıp uzmanı ve bir de ruh sağlığı uzmanı tarafından düzenlendiği, fiziki muayene yapılarak maluliyetin sürekli olduğunun belirlendiği, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olduğu dikkate alınarak davacının itirazının kabulüne karar verildiği, alınan kusur raporunda minibüs sürücüsünün %20, karşı sürücünün %80 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği ve hükme esas alındığı, alınan hesap raporunun tebliği üzerine davalı vekilinin itirazlarının yerinde olmadığı, emniyet kemeri kullanımı ile ilgili olarak kaza tespit tutanağında bir tespit yapılamadığı, hesap raporunun denetime elverişli olduğu ve hükme esas alındığı gerekçesiyle; davacı vekilinin itirazının kabulü ile uyuşmazlık hakem heyeti kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kabulü ile 120.235,44 TL sürekli ve 228,66 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 120.235,44 TL tazminatın 31.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranına itiraz ettiklerini, maluliyet oranının fahiş olduğunu, başvurunun usulden reddi gerektiğini, aksi kanaat halinde ise yeni bir rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talebinden davalının sorumlu olmayıp sorumluluğun SGK'ya ait olduğunu, progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın yerinde olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 01.08.2020 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan ve davacının yolcu konumunda olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı gereği yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması ve teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden uygulanmasının mümkün olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 01.10.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası anksiyete bozukluğuna bağlı sürekli iş göremezlik oranı %20 olarak belirlenmiş; İtiraz Hakem Heyetince bu rapor, iki adli tıp uzmanı ve bir ruh sağlığı uzmanı tarafından muayene edilerek geçerli yönetmeliğe göre düzenlendiği gerekçesiyle hükme esas alınmıştır. Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporu her ne kadar kaza tarihine geçerli yönetmeliğe göre düzenlenmiş, heyette bir ruh sağlığı uzmanı yer almış ve davacının bir yıldır psikiyatrik tedavi gördüğü belirlenmiş ise de anılan rahatsızlığın ömür boyu sürüp sürmeyeceği, tedavi ile iyileşmesinin mümkün olup olmadığı hususları değerlendirilmemiş olup rapor hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacının psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve dosyada mevcut raporu düzenleyen üniversite hastanesi dışındaki davacının ikametine en yakın yetkili sağlık kurulundan ve yukarıda açıklandığı şekilde rapor alınmalıdır. Söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen anksiyete bozukluğu olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, tedavi ile iyileşmesinin mümkün olup olmadığı, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle yukarıda açıklandığı üzere içerisinde psikiyatri uzmanı bulunan yetkili sağlık kurulundan gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.

VI. KARAR 1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e67c97b64314b8a7 eba3cf1215c67c63

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı