Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2023/4242 E., 2025/1007 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4242 E., 2025/1007 K. (27.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4242
Karar No
2025/1007
Karar Tarihi
27.01.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/4242 E. , 2025/1007 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1105 D.İş, 2022/1111 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-64380 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/214824 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.07.2019 tarihinde davacının sürücüsü olduğu araçla davalıya ZMMS ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı sürücünün yaralanarak, iki adli tıp raporuna göre de %13 oranında malul kaldığını, davalıya sigortalı aracın kovuşturmaya yer olmadığına dair kayıtlara göre eşit, bununla birlikte tanık anlatımlarına göre alınan kusur raporuna göre de %100 kusuruyla kazaya sebebiyet verdiğini, davalıya yapılan başvuruya karşın ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 28.02.2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 16.08.2022 tarihli dilekçesiyle bilirkişi raporuyla belirlenen tutarların her ikisi de teminat limitinin üzerinde olduğunu belirterek talebini 390.000,00 TL'ye ıslah etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza tespit tutanağında kusur durumu tespit edilemediğinden kusur oranının tespiti için rapor alınmasını talep ettiklerini, başvurunun usulden reddi gerektiğini, zira maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporunun düzenlenme usulüne haiz olmadığını, davacının kendi müracaatıyla düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun düzenlenmesi gerektiğini, sunulan maluliyet raporundaki % 5 skar izi oranını kabul etmediklerini, yeni bir rapor alınması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 teknik faize göre yapılabileceğini, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, kazanın iş kazası niteliğinde olması halinde SGK tarafından rücuya tabi bir gelir bağlanıp bağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden temerrüt faizi ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğini, yasal faiz dışındaki faiz taleplerinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan ek hesap raporunda % 13 maluliyete göre 649.400,74 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı, teminat limitinin 390.000,00 TL olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 390.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 01.03.2022 temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aynı yönetmeliğe göre düzenlenmesine rağmen dosyaya sunulan aynı tarihli, farklı üniversite adli tıp anabilim dalları tarafından düzenlenen iki maluliyet raporunda farklı maluliyet oranlarının tespit edildiği, yine her iki raporda başvuranın kazadan kaynaklanan arızaları ile ilgili uzman hekimlerin raporu düzenleyen heyete dahil edilmediği, dolayısıyla her iki raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmediği, hakemlerin sadece kendilerine verilen belgelerle karar verdiği, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru sırasında karar vermeye elverişli ve yeterli, yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş maluliyet raporuyla başvurulması gerektiği, somut olayda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş bir rapor sunulmadığından usulüne uygun bir başvuru yapılmamış olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle bu konudaki davalı itirazının kabulü ile kararın kaldırılmasına ve başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiği, kararın niteliğine göre başvuran vekilinin itirazları ile davalı ... vekilinin diğer itirazlarının değerlendirilmesine gerek görülmediği gerekçesiyle; davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; usulden ret kararının hatalı olduğunu, iki adet adli tıp heyet raporuyla sigortacıya başvuru yapılmamış olsaydı dahi bu hususun tamamlanabilir dava şartı olduğunu, gerektiğinde hakem heyetinin dosyadaki iki raporu yeterli görmemesi halinde üniversite hastanesinden yeni bir heyet raporu alabileceğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 14.07.2019 tarihinde davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanarak malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirleme için ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza tarihinin 14.07.2019 olmasına göre düzenlenecek raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun olması gerekir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak dosya kapsamında aynı tarihli iki rapor bulunmakta olup bu raporlardan Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranı % 13 olarak belirlenmiştir. Dosya kapsamındaki Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda da aynı arazlar nedeniyle maluliyet oranı %12,6 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporların tanziminde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirleme yapıldığı görülmekte olup raporların kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olduğu, davacı muayene edilerek aynı arazlar nedeniyle maluliyet oranı belirlenmek suretiyle düzenlendiği açıktır. İtiraz Hakem Heyeti tarafından; aynı yönetmeliğe göre düzenlenmesine rağmen aynı tarihli, farklı üniversite adli tıp anabilim dalı başkanlıkları tarafından düzenlenen her iki maluliyet raporunda farklı oranların tespit edildiği, her iki raporda arazlarla ilgili uzman hekimlerin raporu düzenleyen heyete dahil edilmediği, somut olayda kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş bir raporla başvuru yapılmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte başvurunun yapıldığı ancak eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu hâllerde bu eksikliğin tamamlanabileceği açıktır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; her iki maluliyet raporunda belirlenen oranlar arasında göz ardı edilebilir bir fark bulunmakta olup %12,6 oranlı raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere uygun biçimde, konusunda uzman doktor bilirkişi heyeti tarafından ve kazadaki yaralanma ile maluliyet arasındaki illiyet bağı da kurularak düzenlendiği, hükme esas alınabilir nitelikte bir rapor olduğu gözetilmek suretiyle inceleme yapılması, taraf vekillerinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına ilişkin diğer itirazları da değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 27.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 719062bac0dbd0e9 d1f2267281e23d3f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı