4. Hukuk Dairesi 2023/2516 E. , 2025/1019 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/72 Değişik İş – 2023/72 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2023/5719 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/282848 İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.08.2019 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 42.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 390.000,00 TL'ye ıslah etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketine eksik evrak ile başvuru yapıldığından sigorta şirketine başvuru dava şartının yerine getirilmediğini talebin dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, maluliyet oranının Adli Tıp Kurulu 3. İhtisas Kurulu tarafından belirlenmesi gerektiğini, kusurun da uzman bilirkişi heyeti marifeti ile belirlenmesi gerektiğini, hesaplamanın aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının somut uyuşmazlık için uygulanamayacağını, davacının kask takmadığını, koruyucu ekipman kullanmadığını ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini davacının yeterli ehliyeti bulunmadığını, kazaya bu durumun neden olduğunu tazminattan indirim yapılması gerektiğini, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, faiz oranının ise yasal faiz olabileceğini, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kısmen kabulüne, 206.538,00 TL'nin 01.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin davacı sürücünün yeterli sürücü belgesi bulunmaması sebebiyle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin AAÜT'ye göre hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında olabileceği yönündeki itirazlarının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne, 165.230,00 TL maluliyet tazminatının 01.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan kusur raporunu kabul etmediklerini, itiraz ettiklerini, itirazlarının değerlendirilmediğini, kusur raporu ile kaza tespit tutanağı arasında çelişki bulunduğunu, bu çelişkinin giderilmesi için farklı bir bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, davacı sürücünün kusuru bulunmadığını, aksi halde ise tali kusurlu olduğunu, bilirkişi raporundaki %75 kusur oranını kabul etmediklerini, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini bildirdiklerini, bu raporda hatalı değerlendirme yapıldığını, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eki cetvellere göre maluliyet belirlenmesi gerektiğini, sundukları rapor ile Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan rapor arasında çelişki bulunduğunu ve bu çelişki giderilmeden karar verilmesinin yerinde olmadığını, davacının yeterli ehliyetinin bulunmamasının kazaya neden olmadığını, bu nedenle tazminattan indirim yapılamayacağını, bu durumun müterafik kusur hali de olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik evrak ile sigorta şirketine başvuru yapıldığını talebin dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, uzlaşma olduğundan tazminat istenemeyeceğini, kusur raporunun ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, medikal firma raporu ile çeliştiğini, çelişkinin giderilmesi gerektiğini, progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, davacı sürücünün koruyucu tertibat kullanmaması nedeniyle yapılan müterafik kusur indirimi oranının en az %30 olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan davacı motosiklet sürücüsünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacının motosiklet sürücüsü olup kafa bölgesinden yaralanması karşısında müterafik kusur indirimi yapılmasının yerinde olmasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarına gelince; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, kaza tespit tutanağında her iki sürücünün de kural ihlali yaptığı değerlendirilmesine yer verilmişken Uyuşmazlık Hakem Heyetince karara dayanak yapılan trafik bilirkişi raporunda ise davacının %75 oranında, davalıya sigortalı araç sürücünün ise %25 oranında kusurlu bulunduğunun tespit edildiği ve böylelikle kaza tespit tutanağı ile tahkim yargılaması sırasında alınan kusur raporu arasında çelişki meydana geldiği anlaşılmaktadır. Her iki tarafda kusur oranına itiraz etmektedir. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince kaza tespit tutanağı ile karara esas alınan rapor arasında oluşan çelişki giderilmek ve tarafların itirazları değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 3.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 05.08.2019 tarihinde meydana gelmiştir. Dosyanın incelenmesinde; dosya içerisinde bulunan ve davacı tarafından sunulan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalının 29.12.2020 tarihli raporu ile kaza tarihinde geçerli olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri kullanılarak davacı için %37 engel oranı belirlendiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince ara kararla aldırılan raporda ise yine Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca maluliyet oranı % 23 olarak belirlendiği ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu raporlardan ikincisine itibar olunarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmalıdır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde başka bir üniversite hastanesinden oluşturulacak heyetten gerekçeli, çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 4.Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Davalı tarafın temyiz dilekçesinde davacı ile sigortalı araç sürücüsü arasında uzlaşma olduğu belirtilmiş olup, bu itibarla İtiraz Hakem Heyetince; uzlaşma evrakları istenip uzlaşmanın edimli olup olmadığı, edimli ise uzlaşma sürecinde ödenen edimin hangi zarar kalemine ilişkin olduğu, dava konusu zarar kalemine ilişkin ise hesaplanacak tazminattan güncellenerek mahsup edilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ile davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin, (4) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya ve davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 27.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! af5699d2cd9ab282 566ad855141db0e2