Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/4205 E., 2025/2187 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4205 E., 2025/2187 K. (11.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4205
Karar No
2025/2187
Karar Tarihi
11.02.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/4205 E. , 2025/2187 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/132 E.- 2023/136 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK- 7611 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/275493 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu araç ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 14.06.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 7.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 8.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla toplam talebini 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.615,29 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 871,76 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 413.487,05 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıca sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, rücuya esas bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması ve yapılmış olması halinde mahsubunun gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, emniyet kemeri nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ile geçici bakıcı gideri tazminatlarından davalının sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak başvuru tarihinden itibaren ve yasal faizden sorumlu olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan 23.03.2022 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin uygulanması gerektiği, hakemce alınan kusur raporuna göre davalıca sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu ve poliçe limitinin dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle, başvurunun kısmen kabulüne, 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının avans faiz ile daval��dan tahsiline, fazlaya ilişkin 3.487,05 TL'nin reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usule uygun olduğu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin uygulanmasının isabetli olduğu, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu gerekçesiyle, davalının itirazlarının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalıca sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, hakemce alınan kusur raporunun isabetsiz olduğunu, davacı sürücünün meydana gelen kazada asli ve tam kusurlu olduğunu, bu durumun kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, rücuya esas bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması ve yapılmış olması halinde mahsubunun gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, emniyet kemeri nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ile geçici bakıcı gideri tazminatlarından davalının sorumlu olmadığını ve kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak başvuru tarihinden itibaren ve yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının tazminat talebine ilişkindir. 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, kaza tespit tutanağının düzenlendiği, buna göre davaya konu trafik kazasında davacının tam kusurlu olduğu, davalıca sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığı, hakemce alınan raporda ise davalıca sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında tali, davacının %75 oranında asli kusurlu olduğu bilgisinin yer aldığı anlaşılmaktadır. Olayın meydana geliş şekli, hakemce alınan bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağında takdir edilen kusur oranlarının birbirinden farklı olması, çelişkiyi giderecek başkaca bir kusur bilirkişi raporunun olmaması gibi hususlar değerlendirildiğinde, kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma yeterli görülmemiş olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Şu halde; İtiraz Hakem Heyetince İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan oluşturulacak üç kişilik heyetten davaya konu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı ile soruşturma aşamasına ilişkin tüm evraklar temin edilmek suretiyle, kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, uzlaştırıcı, denetime açık, ayrıntılı ve kusur oranlarının belirtildiği rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir. 2.Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 nci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde 6098 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Dosyadaki belge ve bilgilerden, davacının sürücüsü olduğu araç ile sigortalı aracın karıştığı kazada, kaza tespit tutanağına göre davacı sürücünün emniyet kemeri takıp takmadığının tespit edilemediği, kaza sonucu davacının omurgasında, leğen kemiğinde ve kaburga kemiklerinde kırıklar olduğu, maluliyet raporunun alındığı tarihte bastonla yürüdüğü, rapora göre sürekli maluliyet oranının %62 olduğu dikkate alındığında kaza sırasında emniyet kemeri takmadığı anlaşılmaktadır. Şu halde İtiraz Hakem Heyetince, davacının emniyet kemeri takmadan araç kullandığı dikkate alınarak yerleşik içtihatlarımıza göre yukarıdaki yasal düzenleme kapsamında davalı lehine %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru değildir. 3.Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. VI.KARAR 1. Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 11.02.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur TBK'nın 52 nci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Somut olayda davacı, araçta sürücü olarak bulunmaktadır. Kaza tespit tutanağına göre davacının emniyet kemeri takıp takmadığı belirsiz olup gerçekleşen yaralanmanın niteliği de yaralanmanın emniyet kemeri takılmamasından kaynaklandığını açıkça göstermediğinden, davalı tarafça bu hususta somut bir delil sunulamamış olduğundan, kaldı ki müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması halinde dahi hesaplanan tazminatın riziko tarihi itibariyle poliçe limiti üzerinde kalıyor olmasına göre sonuca etkili olmayacağından, sayın çoğunluğun emniyet kemeri nedeniyle tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması şeklindeki (2) numaralı bentteki bozma gerekçesine katılmıyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d36081c3d6873c84 9e9574aa2b7f8166

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı