Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/3340 E., 2025/2196 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3340 E., 2025/2196 K. (11.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3340
Karar No
2025/2196
Karar Tarihi
11.02.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/3340 E. , 2025/2196 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/115 E., 2023/115 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-244 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/315901 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın içinde yolcu iken meydana gelen tek taraflı trafik kazasında yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 500,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatının faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 405.889,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 16.955,40 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 7.155,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 430.000,00 TL olmak üzere artırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının maluliyetini ve aracın kusurunu kabul etmediklerini, davacının kazada müterafik kusuru olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ve diğer savunma sebeplerini beyanla davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 405.889,60 TL sürekli iş göremezlik, 16.955,40 TL geçici iş göremezlik, 7.155,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 430.000,00 TL tazminatın 25.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının sürekli maluliyetinin oluşmadığını, kusuru kabul etmediklerini, tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı ve uzlaşma olup olmadığının araştırılması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı takdir edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici işgöremezlik süresi ile sürekli işgöremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın gerçekleştiği tarih (18.03.2021) itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “...engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından kazadan yaklaşık 6,5 ay sonra 01.10.2021 tarihinde düzenlenen raporda, davacının kazaya ilişkin tedavi evrakının incelenmesi ve fiziken yapılan muayenesi sonucunda, kaza nedeniyle bel omurlarının kırıldığı, eğilip doğrulamadığı, uzun süre korse kullandığı L2 vertebra korpusunda %50'den fazla çökmeye neden olan komperasyon fraktürü olduğu bu sebeple alt ekstremiteden kaynaklı %23 sürekli iş göremezliği, 6 ay geçici iş göremezliği ve 60 gün bakıcıya muhtaç olduğu belirtilmiştir. Hakem Heyetince işbu rapor hükme esas alınarak karar verilmiştir. Anılan bu raporun tanziminde kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri kullanılmışsa da davacının kazadaki alt ekstremite kırığı nedeniyle oluşan alt ekstremite özür durumu için yönetmelikteki 1 yıllık süre gözetilmemiş ve bu hususta bir değerlendirme de yapılmamıştır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, başka bir üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı ve hesap verileri bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. 3- Olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, “İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Eldeki davada davalı vekili savunmalarında kazanın iş kazası olduğunu ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmektedir. İtiraz Hakem Heyetince dosyaya sunulu Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) hizmet dökümüne göre kazanın gerçekleştiği tarihte ve geçici iş göremezlik ile bakıcı ihtiyacının devam ettiği dönemde davacının çalışma durumunun söz konusu olmadığı, hatır taşıması yönünde de davacı ile sürücü arkadaşının inşaat işi yapmak üzere yola çıktıkları, dosyada delil bulunmadığı, gerekçesiyle itirazı reddedilmiştir. Ancak varılan sonuç eksik incelemeye dayalıdır. Dosya kapsamındaki soruşturma dosyasındaki ifadelerden davacı ile dava dışı başka bir şahıs ve sürücünün arkadaş oldukları, sürücünün, davacı ... ve dava dışı ... isimli arkadaşlarını evlerinden alarak Sığırcık mahallesindeki inşaat işi için yola çıktıkları bilgisi mevcuttur. Şu durumda, davalının, olayın iş kazası olduğu ve davacının hatır için taşındığı itirazları karşısında bu iki hususun birbiri ile bağlantısının bulunduğu gözetilerek, davacının yaralanması nedeniyle iş kazasına dayalı herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması hâlinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği (iş kazası sigorta kolundan olup olmadığı) ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı hususları SGK’dan sorulmalı, dayanak ödeme belgeleri temin edilmeli, rücuya tabi ödeme bulunması hâlinde ilk peşin sermaye değeri tutarlarının indirilmesiyle tazminatın hesaplanması için ek rapor alınmalı ve oluşacak sonucuna göre karar verilmelidir. Şayet olay iş kazası niteliğinde değil ise davacı tarafından ücret karşılığı taşındığı ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir. 4- 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 11.02.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı