Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/3342 E., 2025/2194 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3342 E., 2025/2194 K. (11.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3342
Karar No
2025/2194
Karar Tarihi
11.02.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/3342 E. , 2025/2194 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/20 E., 2023/38 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-58005 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/243019 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı ve müvekkilinin yolcusu olduğu aracın karıştığı trafik kazasında, davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında değerini 330.028,60 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunu ve kusuru kabul etmediklerini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ve diğer savunmalarını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 330.028,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 16.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden kabulüne, sair itirazın reddine kararın düzeltilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, hesaplamanın hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, davacının kask takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, hatır taşıması nedeniyle tazminattan indirim yapılası gerektiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda, davacının başvuru sırasında sunduğu İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim dalı Başkanlığı'nın 24.01.2022 tarihli raporunda davacının kazadan kaynaklı olarak nöbeti olmayan nöbet geçirme riski olan epilepsi arazı nedeniyle %5 oran ve vücut yüzeyinin %1-9'unu kaplayan skar, keloid nedeniyle %5 oran birlikte değerlendirildiğinde Balthazard formülüne göre %9,8 sürekli iş göremezliğinin oluştuğu belirtilmiştir. Hakem Heyetince işbu rapora göre belirlenen tazminata hükmedilmiştir. Hükme esas alınan rapor her ne kadar kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış ise de hipertrofik skar ve keloid engel oranının %5 olduğu yönündeki tespit tereddüte sebep olmuştur. Zira yönetmelik ilgili hükümlerine göre ileri derecede skar dokusu bozulması veya vücudun en az %1-9'unu kaplaması gerektiği hususu açıktır. Ayrıca raporu düzenleyen heyette cilt doktoru veya plastik cerrah da yoktur. Bununla birlikte epilepsi geçirme riski sebebiyle %5 oran belirlenmiş ise de , kazadan kaynaklı epilepsi tedavisi görüp görmediği araştırılmamış, bu rahatsızlığın ömür boyu sürüp sürmeyeceği aynı oranda kalıp kalmayacağı tespit edilmemiştir. Şu halde; davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan tüm tedavi belgelerinin toplanması; daha sonra, üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından, kaza ile illiyet bağı kuracak şekilde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre bizzat muayene edilmek suretiyle kazadan sonra oluştuğu belirtilen epilepsi geçirme riski nedeniyle tedavi görüp görmediği, yönetmelikte “uygun ve yeterli tedavi altında” ibaresi mevcut olup bu tanı üzerinden engel oranı tayini yapılabilmesi için başvuranın Nöroloji birimine sevki sağlanarak ayrıntılı Nörolojik muayenesinin yaptırılması, epilepsi açısından güncel muayene bulguları içerir konsültasyon muayenesi veya durum bildirir raporu alınması, başvuranın taburculuk sonrası döneme ait MEDULA ilaç dökümleri, ilaç raporlarının ve poliklinik kontrol muayene notlarının rapora eklenmesi gerektiğinin gözetilmesi, belirtilen rahatsızlığın ömür boyu sürüp sürmeyeceği ve sürekli değilse ne kadar süre devam edeceğinin tespiti, skar yaralanmasına ilişkin olarak da yukarıda belirtilen tereddütleri giderecek şekilde içerisinde plastik cerrahın veya cilt doktorunun da bulunduğu heyetten gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre davalının usulü kazanılmış hakları korunarak ( yeni maluliyetin yüksek çıkması halinde ,önceki maluliyet oranı ve eski hesap verileri kullanılarak) karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir. 3-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap dilekçesinde hatır taşıması def’inde bulunulmuş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacının hatır için taşındığına dair somut delil bulunmadığı gerekçesiyle indirim yapılmamıştır. Davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince davacının kazaya karışan karşı araçta yolcu olduğu bu halde hatır taşıması indirimi yapılamayacağı gerekçesiyle itiraz reddedilmiştir. Ancak varılan sonuç hatalıdır. Zira davacı eldeki davayı yolcu olduğu motorsikletin zorunlu trafik sigortasına karşı açmıştır Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma dosyasındaki ifadelerde davacı ile sürücünün arkadaş oldukları ve birlikte yolculuk yaptıkları sırada kazanın meyadana geldiği anlaşılmaktadır. Şu halde davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Aksi durum davacı tarafça ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. 4-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur. Davacının motosiklette seyahat etmesine rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir. Somut olayda; motosiklette yolcu konumunda bulunan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu yaralanmanın kafa bölgesinden olması olgusu ile sabittir. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2, (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 934b498b8e53b1db 20ad16d6ac00e1a5

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı