Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2023/2222 E., 2025/977 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2222 E., 2025/977 K. (27.01.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2222
Karar No
2025/977
Karar Tarihi
27.01.2025
Konu
Tapu

4. Hukuk Dairesi 2023/2222 E. , 2025/977 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/177 E., 2021/558 K. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından davalılar hakkında alacağın tahsili için icra takibinin başlatıldığı, buna istinaden davacı tarafından öncesinde ... ve ... Un Fab. A.Ş. adına kayıtlı iken davalı ..........Gayrimenkul Yatırım Hafriyat İnş. San. ve Tic. A.Ş.'ne 29.09.2011 tarihinde tapuda devrolunan .............Mah. 4197 ada, 5, 6 ve 7 parselde kayıtlı bulunan taşınmazlar ile ilgili satış işleminin muvazaalı olduğundan bahisle tasarrufun iptaline ve ......... İcra Müdürlüğü'nün 2010/4691 sayılı dosyasında davacının alacağı olan 755.391,29 TL alacak için İİK'nun 283. maddesine göre haciz ve satış yetkisi tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın dayanağı olan icra dosyasında davacı alacaklının hacizli bulunan gayrimenkuller ile ilgili olarak herhangi bir satış talebi olmamasına rağmen borçlu tarafından kıymet takdiri yapılması talep edildiğini, dava dilekçesinde belirtilen taleplerin, alacağın tahsili iradesini aştığını, taleplerin kabulünün müvekkillerinin ticari itibarını zedeleyecek nitelikte olduğunu, öte yandan bu hususun Yargıtay kararlarında özellikle vurgulandığını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.03.2016 tarihli ve 2015/807 Esas, 2016/217 Karar sayılı kararı ile; yargılama aşamasında iken davalı ................Yatırım A.Ş. tarafından 06.10.2015 tarihi itibariyle 755.000,00 TL'nin davacının banka hesabına havale edildiği, dava konusu borcun ön inceleme tutanağından önce ödenmiş olduğu, davalıların dava açılmasına sebebiyet verdikleri ve bu nedenle davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaları gerektiği gerekçesi ile açılan davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6/1 ilk cümle maddesi dikkate alınarak 1/2 nispetinde hesap olunan 22.082,83 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 22.05.2019 tarihli ve 2016/15933 Esas, 2019/6612 Karar sayılı ilamı ile; "...somut olayda mahkemece gerekçesi açıklanıp tartışılmadın davalıların dava açılmasına sebebiyet verdikleri gerekçesi ile yargılama masrafı ve vekalet ücreti yönünden davalılar aleyhine hüküm verilmiştir. Yapılacak iş, mahkemenin önce dava koşullarının var olup olmadığı konusunda bir değerlendirme yapması, olmadığının tesbiti halinde davanın ön koşul yokluğundan reddi ile yargılama giderinin davacı aleyhine hükmederek, davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmetmesi, dava koşullarının varlığı halinde ise dava konusu borcun yargılama sırasında ödenmemiş olması nedeni ile konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, HMK’nun 331. maddesine göre tarafların haklılık durumları konusunda bir değerlendirme yaparak, vekalet ücretinin AAÜT‘nin 6. maddesi gereğince nisbi vekalet ücretinin yarısına karar vermesi gerekmektedir. Tüm bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan, yukarıda açıklanan ilkelere uygun olmayacak şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. 2-Bozma neden ve şekline göre tüm davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenemesine yer olmadığına karar verilmiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar yargılama sırasında ödeme yapılmışsa da somut olayda ön koşulun varlığının yargılamanın her aşamasında öncelikli ve resen inceleneceği, dosya kapsamında tasarrufun iptali davalarında özel dava şartı olan aciz vesikasına rastlanılmadığı anlaşıldığından davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; geçici aciz vesikasının dosya kapsamında mevcut olduğunu, 17.11.2015 tarihli haciz tutanakları ile davalı/borçlular ... ve "..." adreslerinde haciz tutanakları düzenlenerek, İ.İ.K.nın 105/2 maddesine göre geçici haciz tutanaklarının tamamlandığını, Bursa 9. İcra Müdürlüğünün 2010/4691 E. sayılı dosya borçluları ... ve "..." şirketinin hacizli menkul ve gayrimenkullerinin üzerinde 3.000.000 TL'nin üzerinde kamu borçları mevcut olduğunu, bu nedenle aciz halinin gerçekleştiğini, davalı borçluların davalı 3.kişi şirketin ortakları olup lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 27.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı