Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2023/12732 E., 2025/7835 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12732 E., 2025/7835 K. (14.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12732
Karar No
2025/7835
Karar Tarihi
14.05.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/12732 E. , 2025/7835 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/640 E., 2023/640 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.10.2018 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen park halindeki aracın açılan kapısına başvuru sahibinin kullandığı bisikletin çarpması ile meydana gelen trafik kazası sonucu davacının yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle şimdilik 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 314.811,08 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; trafik kazasına sebebiyet verdiği iddia edilen plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın varlığının ve trafik kazasına bu aracın sebebiyet verdiğinin davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, davacı tarafça Sigorta Tahkim Komisyonuna müracaat öncesinde geçerli bir başvuru yapılmadığını, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmediğini, kazanın davacının %100 kusuru ile meydana geldiğini, geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; talebin kabulü ile 334.811,08 TL tutarındaki tazminatın 08.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hesabından alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ... vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 18.08.2023 tarih K-2023/262794 sayılı kararına yaptığı itirazın kısmen kabulü ile itiraza konu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm “KARAR” kısmı “3” numaralı maddesindeki "Avukatlık Ücret Tarifesi gereği takdir ve hesap edilen 49.873,00 TL vekalet ücretinin” ibaresinin çıkartılarak yerine "AAÜT ve Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 maddesine göre hesaplanan 9.974,50 TL vekâlet ücretinin" ibaresi eklenmek suretiyle düzeltilmesine, itiraza konu kararın düzeltilmiş hali ile aynen icrasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; trafik kazasına sebebiyet verdiği iddia edilen plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın varlığının ve trafik kazasına bu aracın sebebiyet verdiğinin davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, davacı tarafça Sigorta Tahkim Komisyonuna müracaat öncesinde geçerli bir başvuru yapılmadığını, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmediğini, kazanın davacının %100 kusuru ile meydana geldiğini, geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamında olmadığını, aktüer raporunda yapılan hesaplamanın fahiş olduğunu, başvuran lehine takdir olunan vekâlet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tâbi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür. 5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nun 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir. MÖHUK madde 48/2’de ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır. Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Az yukarıda belirtilen anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup, Sözleşmenin 17. maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı ... uyruklu olup, hakem heyetince şikayetçinin teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48/2. maddesinde dava açanın karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu Mahkemece re'sen gözetilmelidir. Bu sebeple; İtiraz Hakem Heyetince öncelikle davacının teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak, alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verilmesi, bu sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4c07da96ef161108 5c238fb8896ebe58

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı