Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2023/10569 E., 2025/13211 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10569 E., 2025/13211 K. (29.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10569
Karar No
2025/13211
Karar Tarihi
29.09.2025

4. Hukuk Dairesi 2023/10569 E. , 2025/13211 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/1160 E., 2023/1312 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 28.12.2022 tarihinde sevk ve idaresindeki çalıştığı şirketin kiralamış olduğu 34... plakalı araç ile TEM otoyolu Edirne istikametinde iken cep telefonu çaldığını, telefonuna acilen bakması gerektiği için sinyal vererek ve yavaşça emniyet şeridine geçmiş ve durma saikiyle dörtlülerini yakarak yavaşlamaya başladığını, o sırada 34... plakalı motosikletin müvekkilinin sevk ve idaresindeki araca aniden hızla gelerek çarptığını ve üzerinde bulunan ...ve ... adlı kişilerin çarpma sonucu yere düştüğünü, akabinde müvekkilinin hemen yanlarına giderek yaralanan kişiler ile ilgilendiğini ve yanındaki ...isimli arkadaşı ile beraber ambulansı aradıklarını, akabinde olay yerine gelen ... Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen kaza tespit tutanağında Trafik Kanununun 56/1-a maddesi kuralını ihlal ettiği kanaatine varıldığı görülmüşse de işbu kanaatin haksız ve hukuken mesnetsiz olduğunu, bu sebeplerle tutanağını iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kusur durumu, açılacak bir eda davasında maddi vakıa olarak ileri sürülebileceği ve eda davasında değerlendirilmesi mümkün olduğundan, maddi vakıa olan kusur durumunun tek başına tespit davasına konu olamayacağı, HMK'nın 106. maddesi uyarınca tespit davasının konusunun maddi vakıalar olamayacağından hukuki yarar şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiği gerekçesiyle HMK 115/2 maddesine göre dava şartı yönünden davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin tamamen kusursuz olmasına rağmen polis tutanağında kusurlu göründüğünü, şu an itibariyle açabileceği her hangi bir eda davasının bulunmadığını, ancak eda davası açılamaması nedeniyle müvekkilinin bir tutanakta kusurlu görünüyor olmasının hukuka uygunluğunun bulunmadığını, söz konusu kusur tutanağının müvekkilinin gelecekteki durumlarını etkilediğini, örneğin kasko yaptırmak istese yüksek fiyatların çıkabileceğini, bu nedenle müvekkilinin hatalı tutanağın iptalini istemesinin en doğal hakkı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaza tespit tutanağında yer alan kusur dağılımının hatalı olduğu iddiasına dayalı kaza tespit tutanağının iptali talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı