4. Hukuk Dairesi 2023/10199 E. , 2025/5771 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/445 D.İş, 2023/494 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-35393 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/168746 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.04.2021 tarihinde davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, davacının kullandığı motosikletle çarpışması sonucu davacının yaralanarak %10 oranında malul kaldığını, 180 gün geçici iş göremezliği ile 30 gün bakıcı ihtiyacı oluştuğunu, davalıya yapılan başvurunun 28.10.2022 tarihinde engel oranının tespit edilemediği gerekçesiyle reddedildiğini, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, SGK tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek belirsiz alacak olarak 7.800,00 TL sürekli, 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere şimdilik 8.000,00 TL maddi tazminatın 07.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 17.07.2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 430.000,00 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 16.955,40 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun şekilde yapılmayan başvurunun usulden reddi gerektiğini, zira usulüne uygun şekilde alınmış bir maluliyet raporu sunulmadığını, talep edilen geçici iş göremezlik zararından davalı ... şirketinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kusur tespiti gerektiğini, sunulan maluliyet raporunun geçerli yönetmeliğe uygun şekilde düzenlenmediğini, İstanbul'da ikamet eden davacının İzmir'den rapor aldığını, medikal raporda maluliyet bulunmadığının belirlendiğini, bu nedenle başvurunun reddine, aksi kanaat halinde yeniden maluliyet değerlendirmesi yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, kafa bölgesinden yaralanan, beyin travması rahatsızlığı nedeniyle maluliyet raporu sunan davacının kask takmadığının anlaşıldığını, bu nedenle müterafik kusur indirimi gerektiğini, talep edilen faiz türünün yerinde olmadığını, ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, iş kazası ihtimalinin göz önünde bulundurularak araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tahkime başvuru öncesinde davacının 27.09.2022 tarihinde davalı şirkete başvuru yaptığı, başvuran tarafça dosyaya ibraz edilen adli tıp heyet raporunun 13.10.2022 tarihli olduğu, başvuran tarafça tahkime başvuru öncesinde davalı şirkete yaptığı 27.09.2022 tarihli başvurusunda sağlık kurulu raporu ile başvuru yapılmadığı, davalı şirkete gerekli belgelerle ve geçerli başvuru yapılmadığı gerekçesiyle başvurunun dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... şirketine komisyona başvurulmadan önce 27.09.2022 tarihinde başvuruda bulunulduğu, sigorta şirketine müracaat tarihinden itibaren 15 günlük süre geçtikten sonra 01.11.2022 tarihinde komisyona başvuru yapıldığı anlaşılmakla başvurunun usulden reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, uyuşmazlığın esastan incelenmesine geçildiği, başvuruya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş olduğu, raporda kaza ile maluliyet arasında nedensellik bağının gösterildiği ve tedavi evrakı yanında fiziki muayenenin yapıldığı, raporun karar vermeye yeterli bulunduğu, alınan hesap raporunun taraflara tebliğ edildiği, davalının rapora itiraz ettiği, hesap yönteminin yerinde olduğu, hesaplanan tazminat tutarı teminat limitinin çok üzerinde olduğu nazara alındığında sonuca etkili olmayan itirazların reddine karar verildiği, davalının 10.10.2022 tarihinde temerrüde düştüğü, davalıya sigortalı aracın kullanım amacı hususi olup yasal faiz işletildiği, tarifeye göre hesaplanan ücretin 1/5'i oranında maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle davacının itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kısmen kabulü ile 430.000,00 TL sürekli ive 16.955,40 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 445.955,40 TL tazminatın 10.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 100,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun şekilde yapılmayan başvurunun usulden reddi gerektiğini, hesaplamanın 1,65 teknik faizle yapılması gerektiğini, maluliyet raporuna ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, raporun yetkili sağlık kurulu tarafından hazırlanmadığını, raporun yönetmelik hükümlerine uygun şekilde hazırlanmadığını, davacının ikametine yakın hastaneden rapor alınması gerektiğini, rapor temini için sigorta şirketinden talep yazısı alınmadığını, alınan medikal raporda maluliyet bulunmadığının belirtildiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılmamasının yerinde olmadığını, zira davacının kafa bölgesinden beyin travması rahatsızlığı sebebiyle maluliyet oranı verildiğini, kask takmadığının anlaşıldığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 27.04.2021 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosikletle karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hesap yönteminin yerinde olmasına, geçici iş göremezlik zararından davalı ... şirketinin sorumlu bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirleme için ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Somut olayda başvuruda sunulan maluliyete ilişkin ... Üniversitesince iki adli tıp, bir ortopedi ve travmatoloji, bir iç hastalıkları, bir beyin ve sinir cerrahi uzmanının bulunduğu heyetçe düzenlenen 13.10.2022 tarihli raporda, kaza tarihinde geçerli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre muayene edilerek ve nöropsikolojik değerlendirme raporu düzenlenerek "Fonksiyon Kaybına neden olan Ruhsal Hastalıklar/B-Beyin Hasarı, Beyin İşlev Bozukluğuna Bağlı Davranış Bozuklukları (organik kişilik bozukluğu-frontal lob sendromunu içerir, beyin sarsılması sonrası-postkontüzyonel sendrom) 2.Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen/fonksiyon kaybı oranı %25, hastalık kliğini dikkate alınarak" başvuranın maluliyet oranı %10 olarak belirlenmiş; rapor İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınmıştır. Dosya kapsamından; davacının davaya konu 27.04.2021 tarihli kaza sonucu epidural hematom şüphesiyle müşahade altına alındığı, davacıya herhangi bir operasyon uygulanmadığı, konsültasyon listesinden davacının "kafa travması sonucu baş ağrısı şikayetiyle" beyin cerrahiye 27.04.2021, 11.05.2021 ve 06.07.2021 tarihlerinde müracaat ettiği, ancak görüntülemede "çekilen görüntülemede acil nrş cerahi gerektirir patoloji olmadığı" sonucuna varıldığı, öte yandan hükme esas alınan raporda fonksiyon kaybına neden olan "tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen-ruhsal hastalık-beyin işlev bozukluğu" nedeniyle maluliyet oranı belirlenmişse de davacının beyin hasarı nedeniyle herhangi bir tedavi gördüğüne ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi belge bulunmadığı görülmektedir. Davacının maluliyetinin haksız fiil sonucu oluştuğunun, yani haksız fiil ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi, sorumluluk açısından zorunludur. Dolayısıyla tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen ruhsal hastalık-beyin hasarının kaza nedeniyle oluşup oluşmadığı, kaza ile arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, bu bulgunun ömür boyu sürüp sürmeyeceği hususunda tereddüt hasıl olmuştur. Maluliyet raporu açıklanan nedenlerle açık ve denetime elverişli değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacının kazaya ve beyin hasarına ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olarak, davacının ikametine en yakın ve dosyada mevcut raporu düzenleyen üniversite hastanesi dışındaki davacının arazı ile ilgili uzman doktorun da bulunması ile teşekkül edecek yetkili sağlık kurulundan yeni bir rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği de göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def'i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150. maddesi ve eki Cetvel uyarınca; motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur. Somut olayda; kazaya ilişkin yaralamalı değil maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlenmiştir. Davacının kafa bölgesinden yaralanması nedeniyle beyin travması rahatsızlığı nedeniyle maluliyet raporu sunan davacının kask takmadığının anlaşılması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince değerlendirilmemiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; yukarıda (2) numaralı bentte belirtilen maluliyet durumu açıklığa kavuşturulduktan sonra, motosiklet sürücüsü olan davacının kask durumuna ilişkin belirsizliğin giderilmesi için araştırma yapılması, kask takılması halinde de maluliyet oluşup oluşmayacağı ve kask takılmayışı ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda gerektiğinde uzman doktor bilirkişi heyetinden rapor alınması ve sonucuna göre müterafik kusuru bulunup bulunmadığı ve tazminattan Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılıp yapılmaması gerektiği hususu tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, resen dikkate alınması gereken müterafik kusur hususu değerlendirilmeyerek karar verildiğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b55033a36b86437e 7824bb1d7caff0e0 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2023/10199 E. , 2025/5771 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/445 D.İş, 2023/494 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-35393 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/168746 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.04.2021 tarihinde davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, davacının kullandığı motosikletle çarpışması sonucu davacının yaralanarak %10 oranında malul kaldığını, 180 gün geçici iş göremezliği ile 30 gün bakıcı ihtiyacı oluştuğunu, davalıya yapılan başvurunun 28.10.2022 tarihinde engel oranının tespit edilemediği gerekçesiyle reddedildiğini, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, SGK tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek belirsiz alacak olarak 7.800,00 TL sürekli, 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere şimdilik 8.000,00 TL maddi tazminatın 07.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 17.07.2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 430.000,00 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 16.955,40 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun şekilde yapılmayan başvurunun usulden reddi gerektiğini, zira usulüne uygun şekilde alınmış bir maluliyet raporu sunulmadığını, talep edilen geçici iş göremezlik zararından davalı ... şirketinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kusur tespiti gerektiğini, sunulan maluliyet raporunun geçerli yönetmeliğe uygun şekilde düzenlenmediğini, İstanbul'da ikamet eden davacının İzmir'den rapor aldığını, medikal raporda maluliyet bulunmadığının belirlendiğini, bu nedenle başvurunun reddine, aksi kanaat halinde yeniden maluliyet değerlendirmesi yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, kafa bölgesinden yaralanan, beyin travması rahatsızlığı nedeniyle maluliyet raporu sunan davacının kask takmadığının anlaşıldığını, bu nedenle müterafik kusur indirimi gerektiğini, talep edilen faiz türünün yerinde olmadığını, ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, iş kazası ihtimalinin göz önünde bulundurularak araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tahkime başvuru öncesinde davacının 27.09.2022 tarihinde davalı şirkete başvuru yaptığı, başvuran tarafça dosyaya ibraz edilen adli tıp heyet raporunun 13.10.2022 tarihli olduğu, başvuran tarafça tahkime başvuru öncesinde davalı şirkete yaptığı 27.09.2022 tarihli başvurusunda sağlık kurulu raporu ile başvuru yapılmadığı, davalı şirkete gerekli belgelerle ve geçerli başvuru yapılmadığı gerekçesiyle başvurunun dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... şirketine komisyona başvurulmadan önce 27.09.2022 tarihinde başvuruda bulunulduğu, sigorta şirketine müracaat tarihinden itibaren 15 günlük süre geçtikten sonra 01.11.2022 tarihinde komisyona başvuru yapıldığı anlaşılmakla başvurunun usulden reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, uyuşmazlığın esastan incelenmesine geçildiği, başvuruya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş olduğu, raporda kaza ile maluliyet arasında nedensellik bağının gösterildiği ve tedavi evrakı yanında fiziki muayenenin yapıldığı, raporun karar vermeye yeterli bulunduğu, alınan hesap raporunun taraflara tebliğ edildiği, davalının rapora itiraz ettiği, hesap yönteminin yerinde olduğu, hesaplanan tazminat tutarı teminat limitinin çok üzerinde olduğu nazara alındığında sonuca etkili olmayan itirazların reddine karar verildiği, davalının 10.10.2022 tarihinde temerrüde düştüğü, davalıya sigortalı aracın kullanım amacı hususi olup yasal faiz işletildiği, tarifeye göre hesaplanan ücretin 1/5'i oranında maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle davacının itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kısmen kabulü ile 430.000,00 TL sürekli ive 16.955,40 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 445.955,40 TL tazminatın 10.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 100,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun şekilde yapılmayan başvurunun usulden reddi gerektiğini, hesaplamanın 1,65 teknik faizle yapılması gerektiğini, maluliyet raporuna ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, raporun yetkili sağlık kurulu tarafından hazırlanmadığını, raporun yönetmelik hükümlerine uygun şekilde hazırlanmadığını, davacının ikametine yakın hastaneden rapor alınması gerektiğini, rapor temini için sigorta şirketinden talep yazısı alınmadığını, alınan medikal raporda maluliyet bulunmadığının belirtildiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılmamasının yerinde olmadığını, zira davacının kafa bölgesinden beyin travması rahatsızlığı sebebiyle maluliyet oranı verildiğini, kask takmadığının anlaşıldığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 27.04.2021 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosikletle karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hesap yönteminin yerinde olmasına, geçici iş göremezlik zararından davalı ... şirketinin sorumlu bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirleme için ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Somut olayda başvuruda sunulan maluliyete ilişkin ... Üniversitesince iki adli tıp, bir ortopedi ve travmatoloji, bir iç hastalıkları, bir beyin ve sinir cerrahi uzmanının bulunduğu heyetçe düzenlenen 13.10.2022 tarihli raporda, kaza tarihinde geçerli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre muayene edilerek ve nöropsikolojik değerlendirme raporu düzenlenerek "Fonksiyon Kaybına neden olan Ruhsal Hastalıklar/B-Beyin Hasarı, Beyin İşlev Bozukluğuna Bağlı Davranış Bozuklukları (organik kişilik bozukluğu-frontal lob sendromunu içerir, beyin sarsılması sonrası-postkontüzyonel sendrom) 2.Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen/fonksiyon kaybı oranı %25, hastalık kliğini dikkate alınarak" başvuranın maluliyet oranı %10 olarak belirlenmiş; rapor İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınmıştır. Dosya kapsamından; davacının davaya konu 27.04.2021 tarihli kaza sonucu epidural hematom şüphesiyle müşahade altına alındığı, davacıya herhangi bir operasyon uygulanmadığı, konsültasyon listesinden davacının "kafa travması sonucu baş ağrısı şikayetiyle" beyin cerrahiye 27.04.2021, 11.05.2021 ve 06.07.2021 tarihlerinde müracaat ettiği, ancak görüntülemede "çekilen görüntülemede acil nrş cerahi gerektirir patoloji olmadığı" sonucuna varıldığı, öte yandan hükme esas alınan raporda fonksiyon kaybına neden olan "tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen-ruhsal hastalık-beyin işlev bozukluğu" nedeniyle maluliyet oranı belirlenmişse de davacının beyin hasarı nedeniyle herhangi bir tedavi gördüğüne ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi belge bulunmadığı görülmektedir. Davacının maluliyetinin haksız fiil sonucu oluştuğunun, yani haksız fiil ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi, sorumluluk açısından zorunludur. Dolayısıyla tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen ruhsal hastalık-beyin hasarının kaza nedeniyle oluşup oluşmadığı, kaza ile arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, bu bulgunun ömür boyu sürüp sürmeyeceği hususunda tereddüt hasıl olmuştur. Maluliyet raporu açıklanan nedenlerle açık ve denetime elverişli değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacının kazaya ve beyin hasarına ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olarak, davacının ikametine en yakın ve dosyada mevcut raporu düzenleyen üniversite hastanesi dışındaki davacının arazı ile ilgili uzman doktorun da bulunması ile teşekkül edecek yetkili sağlık kurulundan yeni bir rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği de göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def'i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150. maddesi ve eki Cetvel uyarınca; motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur. Somut olayda; kazaya ilişkin yaralamalı değil maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlenmiştir. Davacının kafa bölgesinden yaralanması nedeniyle beyin travması rahatsızlığı nedeniyle maluliyet raporu sunan davacının kask takmadığının anlaşılması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince değerlendirilmemiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; yukarıda (2) numaralı bentte belirtilen maluliyet durumu açıklığa kavuşturulduktan sonra, motosiklet sürücüsü olan davacının kask durumuna ilişkin belirsizliğin giderilmesi için araştırma yapılması, kask takılması halinde de maluliyet oluşup oluşmayacağı ve kask takılmayışı ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda gerektiğinde uzman doktor bilirkişi heyetinden rapor alınması ve sonucuna göre müterafik kusuru bulunup bulunmadığı ve tazminattan Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılıp yapılmaması gerektiği hususu tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, resen dikkate alınması gereken müterafik kusur hususu değerlendirilmeyerek karar verildiğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b55033a36b86437e 7824bb1d7caff0e0 ... ...