4. Hukuk Dairesi 2022/9630 E. , 2025/7197 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI: 2021/904 Esas 2022/952 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından temyize cevap dilekçesi ile duruşma istenmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ..., davalı vekili Avukat ... geldiler. Davacı ve davalı vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 06.05.2015 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; CHP ... olan davalı tarafından 12.06.2018 tarihinde ... canlı yayınında sarf edilen söz ve ifadelerle TC İçişleri Bakanı olan müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, bu sözlerin ifade özgürlüğü ve eleştiri kapsamında değerlendirilemeyeceğini, hakaret niteliğinde olduğunu, müvekkilinin kamuoyu nezdinde itibarının sarsıldığını, davalı hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan fezleke düzenlendiğini ve ceza davası açıldığını belirterek 20.000,00 TL manevi tazminatın 12.06.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili ile kararın yayınlanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı tarafından 08.06.2018 tarihinde İstanbul ... ilçesinde yapılan konuşmada müvekkili hakkında sarf edilen sözlere cevap niteliğinde dava konusu söz ve ifadelerin beyan edildiğini, ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, davacının kişilik haklarına saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların siyasi kişiliği gereğince ağır/sert eleştirilere katlanmaları gerektiği kabul edilse de dava konusu sözlerin eleştiri ve görüş açıklama amacını aştığı, hakaret niteliğinde olduğu; olayın oluş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, olayın olduğu tarihte paranın satın alım gücü dikkate alındığında talep edilen manevi tazminat miktarının kısmen kabul edilmesi gerektiği ancak yayın talebi yönünden, hükmün yerine getirileceği tarih itibariyle konuşmanın güncelliğini kaybetmiş olacağı ve hukuki yarar sağlanamayacağından reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.000,00 TL manevi tazminatın 12.06.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; mahkeme kararının yayınlanması talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının dava konusu söylemlerinin davacı tarafça daha önceden yapılan konuşmaya cevap niteliğinde ve kişisel değer yargısı niteliğinde olduğu, davalı tarafından 5 kuruşluk dava açtıkları yönündeki soruya sert ve kaba bir şekilde cevap verildiği, davalının tarzı kaba ve nezaket dışı olarak kabul edilebilirse de, doğrudan davacının kişiliğine ve özel hayatına yönelik somut olgu isnadında bulunulmadığı, konuşmanın ifade ve düşünce özgürlüğü kapsamı sınırları içinde kaldığı, davacının siyasi kimliği gereği bu tür sert eleştirilere katlanması gerektiği, demokratik bir toplum için davalının ifade özgürlüğüne sınırlama getirilmesini gerektirir koşulların dava konusu konuşma özelinde ispatlanamadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının ifade özgürlüğü ile izah edilemeyecek şekildeki söz ve ifadeleri ile doğrudan müvekkilinin kişilik haklarının hedef alındığını, müvekkilinin eleştiri niteliğindeki beyanlarına davalı tarafından hakaret ile cevap verildiğini, davalı hakkında dava konusu sözlerden dolayı kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan fezleke düzenlendiğini, müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; CHP ... olan davalının 12.06.2018 tarihinde ... canlı yayınında sarf etmiş olduğu söz ve ifadelerle TC İçişleri Bakanı olan davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; olay tarihinde CHP ... olan davalı tarafından 12.06.2018 tarihinde ... canlı yayınında, davacı İçişleri Bakanı tarafından 08.06.2018 tarihinde İstanbul ...'de halka yapmış olduğu konuşmada hakkında sarf etmiş olduğu söz ve ifadelere cevap niteliğinde ve kişisel değer yargısı niteliğinde değerlendirmeler yapıldığının, bu beyanların davacının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği iddiası ile eldeki davanın açıldığının, Anayasa Mahkemesinin pek çok kararında da benimsendiği gibi, demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden olan ve toplumun ilerlemesi, bireyin özgüveni için gerekli temel şartlardan birini teşkil eden ifade özgürlüğü, sadece kabul gören veya zararsız yahut kayıtsızlık içeren bilgiler veya fikirler için değil, aynı zamanda kırıcı, şok edici veya rahatsız edici olanlar için de geçerli olup, yine pek çok kararında ifade özgürlüğünün bir dereceye kadar abartıya hatta kışkırtmaya izin verecek şekilde geniş yorumlanması gerektiğini kabul ettiğinin; seçmenlerini temsil eden, onların taleplerini, endişelerini ve düşüncelerini politik alana aktaran ve çıkarlarını savunan, seçilmiş kimseler için ifade özgürlüğünün özellikle değerli olduğunun, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarında da belirtildiği üzere siyasi hüviyete sahip şahısların kendilerine yönelik sert, ağır ve hatta incitici eleştirilere de katlanmaları gerektiğinin, bu sebeple ifade özgürlüğüne getirilen kısıtlama, eğer bir siyasetçinin ifade özgürlüğüne yönelik ise dava konusu istemlerin çok daha sıkı bir denetimden geçirilmesi gerektiğinin; siyaset adamlarının birbirlerine karşı kullandıkları sözlerin açıkça polemik çıkarmaya, şiddetli tepkiler yaratmaya ve taraftarlarını konsolide etmeye yönelik siyaset üsluplarının bir parçası olduğu kabul edilmesi gerektiğinin, dava konusu konuşma ile davalı tarafından ifade özgürlüğü ve eleştiri sınırlarının aşılmadığının, davacının kişilik haklarına bir saldırı olmadığının, ifade özgürlüğüne getirilmesi gereken bir sınırlamanın gerekli olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 682a5bf4b5fc2590 03b60b45e0bd42d8