4. Hukuk Dairesi 2022/8281 E. , 2025/7195 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1522 E., 2022/1160 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili ... ile davalı vekili ... geldiler tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 06.05.2025 (gününde ) Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.02.2015 tarihinde TBMM'de dava dışı ...'ın kürsüdeki konuşması esnasında ... olan davalı tarafından müdahale edilerek müvekkili vakıf hakkında gerçeklikle ilgisi olmayan, hakaret ve iftira içeren söz ve ifadeler kullanıldığını, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, müvekkili vakfın kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile kararın yayınlanması talep edilmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kamuoyunda 17-25 Aralık olarak bilinen soruşturmalar kapsamında ortaya atılan davacı ve davacı ile bağlantılı kişilerin ses kayıtlarına dayanılarak dava konusu beyanın sarf edildiğini, eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, kamuyu bilgilendirmeye matuf olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vakfın yöneticilerinin siyasetle bağlantılı kişiler olduğu, TBMM'de yapılan konuşma esnasında davacı vakfın adının geçmesi üzerine davacı hakkında yürütülen ceza soruşturmaları nedeniyle dava konusu beyanın sarf edildiği, davacının kişilik haklarına saldırı olmadığı, ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu konuşmada somut bir delil olmaksızın davacıya suç isnat edildiği, dava konusu konuşmanın 17- 25 Aralık olarak bilinen soruşturmalar kapsamında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların kesinleşmesinden sonra yapıldığı, davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; somut bir delil olmadan davalı tarafından müvekkiline suç isnat edildiğini, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, davalının ağır kusurlu olduğunu, hakkaniyet ve caydırıcılık noktasında hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu, tam kabul kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 17-25 Aralık Fezlekeleri kapsamında somut olgulara dayanılarak dava konusu ifadelerin sarf edildiğini, siyasi eleştiri sınırlarının aşılmadığını, kamu yararı ve toplumun bilinçlenmesinin amaçlandığını, siyasetçi ve yakınlarına yönelik eleştirinin sınırının daha geniş kabul edilmesi gerektiğini, hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; 17.02.2015 tarihinde TBMM'de davalı milletvekili tarafından sarf edilen söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu kabul edilerek manevi tazminata hükmedilmesinin; olay tarihi, tarafların konumu, zararın ağırlığı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Davacı ile ilgili birbirine yakın tarihlerde sarf edilen aynı veya benzer sözler sebebiyle farklı siyasi kişiler hakkında açılan davalarda davanın reddi gerektiğine ilişkin Dairemizin emsal kararları bulunduğundan (2017/4017 -2018/8111 ; 2016/2709 -2018/39 ; 2021/18277- 2022/10750) ve anılan emsal kararlardaki açıklamalar doğrultusunda işbu davanın da reddi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama yönünde tezahür eden görüşüne iştirak edemiyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 620512f5bb3d69c5 b71fe5fc419f1522