4. Hukuk Dairesi 2023/2682 E. , 2025/7203 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1089 Esas 2023/28 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili ... geldi, davalılar adına gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 06.05.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların sahibi olduğu ... adlı internet sitesinde 17.06.2020 tarihinde yapılan "...'nin ... '...'den! ..." başlıklı haber nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, haberin gerçek olmadığını, haberde bahsi geçen şirketten alım yapılmadığını, soyadı benzerliğine dayalı araştırılmadan yapılan haberin saldırı niteliğinde olduğunu, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 50.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden işleyecek ticari faizi ile beraber davalılardan tahsili ile kararın yayınlanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kamunun zarara uğratılmaması adına kamu yararı doğrultusunda dava konusu haberin yapıldığını, haberde eleştirinin davacıya değil yönetim kurulu başkanı olan ...'ya yöneltildiğini, davacının kişilik haklarına bir saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; haberde ismi geçen davacı şirketin yönetim kurulu başkanı ... ile medikal alımı yapıldığı belirtilen ...'nin sahibi dava dışı ... arasında bir akrabalık bağının olmadığı, basit bir araştırma ile bu husus tespit edilebilecekken yeterli araştırma yapılmadan gerçek dışı haber yapıldığı, haberin görünür gerekliğe uygun olmadığı, basın özgürlüğü sınırlarının aşıldığı, davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı, marka değerinin zarar gördüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 17.06.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar kesinleştiğinde söz konusu kararın trajı yüksek bir gazetede ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; haberde kullanılan söz ve ifadeler ile objektif sınırlar içerisinde kalındığı; davacı hakkında kamuoyunda husumet ve kuşku yaratıcı, güveni zedeleyici bir üslubun kullanılmadığı, bu itibarla yayının basın özgürlüğü sınırılarını aşmadığı, davacının doğrudan kişilik haklarına saldırı mahiyetinde bulunmadığı, davaya konu haber içeriğinin ...'nin yönetim kurulu başkanı olan dava dışı ...'ya yönelik olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine; davalı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden davacı vekilinin istinaf talebinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf kararının çelişkili ve gerekçesiz olduğunu, cevap dilekçesinin süresinde sunulmadığını, gerçek dışı haberin basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, haberde geçtiği gibi dava dışı ... bir alım yapılmadığını, müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, tamamen isim benzerliğine dayalı araştırılmadan haber yapıldığını, manevi tazminat ve yayın taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ... adlı internet sitesinde 17.06.2020 tarihinde yapılan "...'nin medikal alımları '...'den! ..." başlıklı haber nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu haberin toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığının, yayına ilişkin toplumsal ilginin bulunduğunun, özle biçim arasındaki dengenin korunduğunun; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunun, o anda var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22 Nisan 2013 tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğini...” ifade edildiğinin, haberde davacı hakkında sarf edilen söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 35521c36a7dd3f55 06076dc8e5293154