Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2022/8090 E., 2025/10085 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/8090 E., 2025/10085 K. (26.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/8090
Karar No
2025/10085
Karar Tarihi
26.06.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/8090 E. , 2025/10085 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/253 E., 2022/320 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Van 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/600 E., 2021/207 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının sevk ve idaresindeki ambulans ile seyri sırasında ölümlü ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, hak sahipleri tarafından açılan dava sonucunda davacı kurum tarafından hak sahiplerine 34.118,31 TL ve 184.016,941 TL ödeme yapıldığını, meydana gelen kazada davalının asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, bu nedenle kurum zararından davalının sorumlu olduğunu açıklayıp 218.135,25 TL'lik kamu zararının kamu zararına sebebiyet verildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunarak görevinin acil tıp teknisyeni olduğunu, ambulans sürücülüğü eğitimi almadığını, şoför eksikliği nedeniyle ambulans sürücülüğü yaptığını ancak rızası olmadığını bu nedenle zarardan sorumlu olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile davanın kısmen kabulü ile hesaplanan tazminattan takdiren %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle 174.508,20 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "ambulans sürücüsü davalının, geçici görevlendirme ile ambulans şoförü olarak görevlendirilmiş olması, idari olarak atandığı görevden kaçınmasının mümkün bulunmaması, kurumca davalıya ambulans kullanma teknikleri hakkında eğitim aldırılmamış olması, davalının yaptığı işin niteliği gereği teknik ve risk taşıyan bir iş oluşu, davacının meydana gelen kazada % 100 kusurlu oluşu gibi unsurlar birlikte değerlendirildiğinde, TBK 51. madde uyarınca mahkemece uygulanan %20 indirim oranının az olduğu, rücuya konu tazminattan % 75 oranında indirim yapılması suretiyle 54.533,80 TL tazminata hükmedilmesinin hak ve nesafete uygun olacağı...yetkisizlik kararı uyarınca davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/1 maddesi gereğince yetkisizlik kararı ön inceleme duruşma tutanağı imzalanmadan verildiğinden tarifede belirlenen ücretin yarısına dair ve davanın reddedilen kısmı hakkaniyet indiriminden kaynaklandığından davalı lehine vekalet ücreti verilmemesi gerektiği" gerekçesiyle davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüyle 54.533,80 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının zararın tümünden sorumlu olduğunu, indirim yapılmasının hatalı olduğunu, faiz başlangıcı ve faiz türü konusunda hatalı karar verildiğini, yetkisizlik kararı nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe 1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2.Uyuşmazlık; kurum tarafından ödenen tazminatın kurum çalışanından rücuen tazmini istemine ilişkindir. Somut olayda da; Ağrı 2. Asliye Hukuk Mahkemesince 01.06.2017 tarihinde yetkisizlik kararı verilmiş, HMK'nın 331/2. maddesine uygun olarak "yargılama giderleri ve sair hususların yetkili mahkemece ele alınmasına" karar verilmiştir. Davacının süresinde başvurusu üzerine yetkili mahkemede davaya devam edilmiş ve dava kabul edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair hüküm istinaf edilmesi üzerine tarafların istinaf taleplerinin kabulüne, davanın kısmen kabulüyle davacı lehine vekâlet ücretine ve haksız çıkan taraf olan davalı aleyhine yargılama giderlerine ve yetki itirazının kabulü üzerine verilen yetkisizlik kararı nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmolunmuştur. Yargılama giderlerinden sorumluluğu düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326 ncı maddesi ve esastan sonuçlanmayan davada yargılama giderlerini düzenleyen 331. maddesi gereğince, ara karar mahiyetinde olup nihai bir çözüm olmayan, süresinde ileri sürülen kabul görmüş bir yetki itirazı ile mahkemeyi kendi ikametgahına getirmekle usuli bir kazanım elde eden davalı yararına, sırf yetki itirazının kabul görmesi nedeniyle vekalet ücreti takdir edilmesini gerektirecek açık bir düzenleme bulunmadığından davalı yararına yetkisizlik kararı sebebiyle vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. 3.Davacı vekili dava dilekçesi ile hükmedilecek tazminata kurum zararına sebebiyet verildiğinden itibaren faize hükmedilmesini talep etmiş, mahkemece dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Dosya kapsamından davacı kurum tarafından davalıya gönderilen 17.05.2016 tarihli yazıda kurum zararının bir ay içinde ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Buna göre davalının 18.06.2016 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü ile hükmedilecek tazminata 18.06.2016 tarihinden itibaren faize karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde dava tarihinden itibaren işleyecek faize karar verilmesi doğru değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 1 numaralı bendinde yer alan "dava tarihinden" ibaresinin çıkarılarak yerine "18.06.2016 tarihinden" ibaresinin yazılmasına ve yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 7. bendinde yer alan "7-)Yetkisizlik kararı bakımından davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/1 maddesi gereğince 2.550,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," ibarelerinin tümden hükümden çıkarılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 6100 sayılı HMK'nın 323/ğ maddesinde "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti"nin yargılama giderleri kapsamında bulunduğu, aynı Kanun'un 331/2. maddesinde, "görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemede hükmedileceği", Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1. maddesinde "görevsizlik veya yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunacağı, şu kadar ki davanın görüleceği mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücretinin ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemeyeceği" düzenlenmiştir. Somut olayda; davacı vekilince Ağrı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada davalı, vekil marifetiyle temsil edilmiş, mahkemece, ön inceleme duruşmasında davalının yetki itirazının kabulü ile Van Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine, yargılama giderlerinin yetkili mahkemece dikkate alınmasına karar verilmiştir. Yetkili mahkemece yapılan yargılamada ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun (2) numaralı bentteki düzelterek onama kararına katılmıyoruz.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı