4. Hukuk Dairesi 2024/4121 E. , 2025/10155 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3011 E., 2024/861 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/407 Esas 2021/524 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Havalimanı İşletmesi A.Ş.'de imtiyazlar direktörü olarak görev yaptığını, ... Havalimanı'nda gerçekleşen kaza akabinde davalının Twitter hesabından 06.02.2020 tarihinde yapmış olduğu paylaşımda sarf ettiği söz ve ifadeler ile müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız eylem tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili, kınama kararı ile kınama kararının yayınlanması talep edilmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin havacılık camiasındaki olayları takip eden bir gazeteci olduğunu, kendisine gelen bir ihbar neticesinde bu konuda paylaşım yaptığını, basın ve ifade özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından yapılan paylaşımda sarf edilen söz ve ifadelerin havacılık camiasına ilişkin eleştiri kapsamında olduğu, kamuoyunu aydınlatmaya yönelik olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacının kişilik haklarına bir saldırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu paylaşımda davacının kişilik haklarına saldırı olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafından yapılan paylaşımda sarf edilen söz ve ifadelerle ... Havalimanı İşletmesi A.Ş.'de imtiyazlar direktörü olan müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, paylaşıma konu iddianın gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin hedef alındığını, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, manevi tazminatın koşullarının gerçekleştiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalının Twitter isimli sosyal medya hesabından 06.02.2020 tarihinde yaptığı paylaşımda kullanılan söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat, kınama ve kınama kararının yayınlanması talebine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile yukarıda açıklanan ilkelere, dava konusu paylaşım yönünden imtiyazlar direktörü olan davacı yönünden matufiyet şartı gerçekleşmediği halde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kişilik haklarına saldırı olmadığı gerekçesine dayanılmasının doğru olmamasına rağmen sonuç itibariyle kararın isabetli bulunmasına göre usul ve yasaya uygun hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava; davalı tarafından Twitter hesabından 06.02.2020 tarihinde yapılan paylaşımda kullanılan söz ve ifadeler nedeniyle ... Havalimanı İşletmesi A.Ş.'de imtiyazlar direktörü olan davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat, kınama ve kınama kararının yayınlanması talebine ilişkindir. Matufiyet kelime anlamı olarak, "yöneliklik, yönelmiş olmaklık" olarak tarif edilmektedir. Özellikle kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminat istemini içeren davalarda söz konusu olan matufiyet şartı, açıkça kanunda yer almamakla birlikte, Yargıtay içtihatlarıyla hukukumuza girmiştir. Matufiyet şartı içtihatlarda adı, sanı, kimliği belli olmasa da ona yöneldiği konusunda kuşku bırakmayacak şekilde ithamlara, yönelimlere yer veren ifadeler olarak kabul edilmektedir. Matufiyet yargısal kararlarda kullanılan ifadeler ile şeref ve haysiyetine veya özel yaşamına dolayısıyla kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu iddia eden yönünden varlığı aranan önemli bir koşul olarak tarif edilmiş, matufiyetin varlığını kabul için o konuşmada, ya kişinin adından açıkça söz edilmesi ya da konumunun, sıfatının gösterilmesi veya bunlardan söz edilmese dahi konuşma içeriğinden bu kişinin amaçlandığı, sözlerin ona yönelik olduğunun anlaşılması veya anlaşılabilir olması şartları aranmıştır. Hukuka aykırı eylemde bulunan kişi mağdurun ismini açıkça belirtmemiş veya isnat ettiği fiili üstü kapalı bir biçimde geçiştirmişse, isnadın mahiyetinde ve mağdurun şahsına matufiyetinde tereddüt edilmeyecek derecede karineler varsa, hem isim zikredilmiş, hem de hakaret vaki olmuş sayılır (Hukuk Genel Kurulu 16/09/2015 gün ve 2014/4-85 E 2015/1774 K- 07/07/2010 gün ve 2010/4-377 E 2010/365 K). Bu ilke ve açıklamalar kapsamında; davalının sosyal paylaşım ağı Twitter hesabı üzerinden yaptığı dava konusu paylaşımda davacının ismi belirtilmemekle beraber davacının mesleğinin tarif edildiği gözetildiğinde isnatların mahiyetinden davacıyı kastettiği anlaşıldığından matufiyet şartı gerçekleşmiştir. Somut olayda, davalının Twitter hesabından 06.02.2020 tarihinde yapmış olduğu paylaşımda sarf ettiği söz ve ifadeler esas yönünden incelendiğinde; değer yargısı olarak değerlendirilemeyeceği, somut bir delile dayanılmaksızın, davacıya olgu isnadında bulunulduğu, kesin yargı içeren şekilde beyanda bulunularak özle biçim arasındaki dengenin bozulduğu, sert eleştiri sınırlarının aşıldığı, kullanılan söz ve ifadelerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, davacının kişilik haklarına saldırının gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının şeref ve itibarının korunmasını isteme hakkı, davalı tarafın ifade özgürlüğünden üstün tutulmalı ve davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı kabul edilmelidir. Şu durumda; kişilik hakları saldırıya uğrayan davacı yararına TBK'nın 58 inci maddesi uyarınca uygun miktarda manevi tazminata karar verilmesi gerekirken istemin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 99a3611f48c32c26 584c5548ae87bc44