Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2022/15974 E., 2025/10047 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/15974 E., 2025/10047 K. (26.06.2025) – Nafaka

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/15974
Karar No
2025/10047
Karar Tarihi
26.06.2025
Konu
Nafaka, Tazminat, Miras

4. Hukuk Dairesi 2022/15974 E. , 2025/10047 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1465 E., 2022/2050 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/35 - 2021/51 Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın kusuru ile gerçekleşen trafik kazasında karşı araç sürücüsünün vefat ettiğini bu nedenle eşi ve kızının destekten yoksun kaldığını açıklamış belirsiz alacak davası olarak açtığı davada ... için 10.000,00 TL ... için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiş, eş ... için bedel artırım dilekçesi ile 79.318,59 TL, ıslah dilekçesiyle birlikte 106.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı ... tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 79.255,14 TL’nin 07.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı ... tarafından açılan davanın kabulü ile 10.000,00 TL’nin 27.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adiye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile istinaf yoluna başvurmayan ... yönünden istinaf aşamasında yapılan ıslahın kabul edilemeyeceği ve desteği ile boşandığı halde birlikte yaşadıkları için kabul edilmişse de davacıya eylemli yardımının kaza öncesine kadar sürdüğünün davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı ... tarafından davalı aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, davacı ... tarafından açılan davanın kabulü ile 10.000,00 TL tazminatın 27.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; destek ... ile ...'nin 2008-2009 yıllarında ekonomide meydana gelen kriz nedeniyle icra takipleri nedeniyle anlaşmalı olarak boşanmış olduğunu, bu ayrılığın hiçbir zaman fiili bir ayrılığa dönüşmediğini, aile birliğinin ölüm olayı gerçekleşene kadar devam ettiğini, ölüm olayı gerçekleşene kadar müteveffanın hem eşinin hem de kızının bütün ihtiyaçlarını karşıladığını, tanık beyanlarının da bu yönde olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalının sorumluluğunda bulunan aracın karıştığı trafik kazası sonucu sürücünün vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Davacı vekili; müteveffa ... ile davacı ...'nin 2008 yılında anlaşmalı olarak boşandıklarını ancak vefatına kadar birlikte fiilen yaşadıklarını beyanla destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir. Davacı ...'in İlk Derece Mahkemesince kabul edilen destekten yoksun kalma talebi, Bölge Adliye Mahkemesince eylemli yardımının kaza öncesine kadar sürdüğünün davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ile bağdaşmamaktadır. Destekten yoksun kalma tazminatının yasal dayanağı 6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi olup destek kavramı, hukuki bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu amaçlar ve hısımlık ilişkisine ya da yasanın nafaka hakkındaki düzenlemelerine dayanmaz. Yasa gereğince bir kimseye yardım etmek zorunda bulunan kişi değil, eylemli ve düzenli olarak onun geçiminin bir bölümünü veya tümünü sağlayacak biçimde yardım eden ve olayların olağan akışına göre, eğer ölüm gerçekleşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Destek mutlaka para veya maddi katkı şeklinde olmayabilir. Bunun dışında çeşitli hizmet ve yardımlar ile de destek olunabilir. Yine destekten yoksun kalma tazminatı niteliği itibarıyla, üçüncü kişilere, desteğin gelir ve yardımından yoksun kalmaları nedeniyle tanınmış, bağımsız bir hak olup, mirasçılık sıfatı ve miras hukuku ile ilgisi yoktur. Çünkü bu hak, mirasçılık sıfatından değil, eylemli olarak destek olanın ölümü nedeniyle, onun gelir ve yardımından yoksun kalma ya da farazi destek olma olgusundan kaynaklanmaktadır. Bu itibarla, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 üncü maddesinde “ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler” tabirinden, ölenle aralarında yakın ilişki bulunan anası, babası, eşi, çocukları, kardeşleri, nişanlısı, hatta evlilik dışı birlikte yaşadığı kimsenin anlaşılması gerektiği; miras hukuku ile ilgili olmadığı için de, mirasçı olmak veya ölen yönünden nafaka borçlusu bulunmak zorunluluğunun bulunmadığı her türlü duraksamadan uzaktır (Turgut Uygur, Açıklamalı Içtihatlı Borçlar Kanunu Sorumluluk ve Tazminat Hukuku, Ankara 2003, 2.Cilt, s:2062). Bu haliyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecek kimseler yönünden herhangi bir sınırlama yapılmadığı ve müteveffanın yardımından mahrum kalma esasının kabul edildiği kuşkusuzdur. Sonuç olarak, destekten yoksun kalma tazminatı nitelik itibariyle bağımsız bir hak olup ölen kimse ile davacılar arasında kanuni veya akdi bir bakım yükümlülüğü, mirasçılık ya da akrabalık ilişkisi bulunması gerekmediğinden, boşandığı eşi ... ile fiilen birlikte yaşadığını iddia eden davacı ...'nin destekten yoksun kalma davası açmasına engel değildir. Yine destek kavramı eylemli ve düzenli bir durumu ifade edip mutlaka para ve maddi katkı şeklinde olması da gerekmemektedir. Bölge Adliye Mahkemesince sosyal ekonomik durum araştırması ve dinlenen tanık beyanlarına göre davacıya eylemli yardımın kaza öncesine kadar sürdüğünün davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de somut olayda mahkemece dinlenen müteveffa ...'in erkek kardeşinin eşi ve davacının kapı komşusu, müteveffanın ölene kadar davacı ... ile birlikte yaşadığını ihtiyaçlarını da müteveffanın karşıladığını beyan etmişlerdir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince mütevaffa ...'in davacı ...'ye fiilen desteğinin bulunduğunun kabulü ile hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış, yukarıda açıklanan ilkeler ve belirtilen sebeplerle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; Davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ...'e iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'ne kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 844188c71241c8f8 34bfbf4ecb823c55

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı