4. Hukuk Dairesi 2022/7955 E. , 2025/4974 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/16 E., 2022/651 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : .... Asliye Hukuk Mahkemesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... 'ye ait aracın davacı müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 31.01.2007 ile 31.01.2008 tarihlerini kapsar şekilde sigortalı olduğunu, aracın 15.10.2007 tarihinde dava dışı sürücü ... tarafından istiap haddinden fazla sayıda yolcu taşınması sırasında, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile tam kusurlu olarak tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, vefat eden sürücü ... mirasçılarına, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/938 Esas sayılı dosyası devam ederken, davacı şirket tarafından 18.10.2018 tarihinde 110.514,54 TL ödendiğinden bahisle Trafik Sigortası Genel Şartları'nın sigortacının işletene rücu hakkı kapsamında istiap haddinden fazla yolcu taşınması nedeniyle, ödenen miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve yargılama gideri ve vekalet ücreti ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, kazanın 15.10.2007 tarihinde meydana geldiğini, 10 yıllık zamanaşınının dolduğunu, davalı müvekkilinin kusurlu olmadığını ve müvekkilinin aracı dava dışı ...'e haricen sattığını, tam kusurlu olanın ... olduğunu beyanla davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kazaya, sürücü kusurunun ve araç içerisinde istiap haddinden fazla yolcunun bulunmasının sebep olmadığı, bu hususların doğrudan etkilerinin olmadığını, kazanın teknik arıza nedeniyle meydana geldiğinin bilirkişi heyet raporuyla sabit hale gelmiş olması, taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşınması sırasında meydana gelen zararların teminat dışı kabul edilebilmesi için, riziko ile istiap haddinden fazla yük veya yolcu taşıma arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve kazanın salt bu nedenle meydana gelmesi gerekeceğinden, mahkemece alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, yerel mahkemece delil niteliğini haiz ekspertiz raporu, kaza tespit tutanağı ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/938 E. sayılı dosyası nezdinde alınan bilirkişi raporu ile çelişen 07.09.2019 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm tesis edilmesinin bozma nedeni olduğunu, sigortalı aracın kaza esnasında istiap haddinden fazla yolcu taşıdığının kaza tespit tutanağı ile de sabit olduğunu, kaza esnasında meydana geldiği iddia edilen teknik arızanın istiap haddine bağlı olup olmadığı araştırılmaksızın davanın reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.