Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2023/3355 E., 2025/4917 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3355 E., 2025/4917 K. (25.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3355
Karar No
2025/4917
Karar Tarihi
25.03.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/3355 E. , 2025/4917 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/78 E., 2023/78 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu aracın yaptığı tek taraflı kazada müvekkilinin yaralandığını, davadan önce sigorta şirketine yapılan başvurudan sonuç alamadıklarını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir. Yargılama sırasında dava değerini 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere artırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusuru, zararı, maluliyeti, faizi kabul etmediklerini, davacının müterafik kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne, 3.286,00 TL geçici işgöremezlik ve 284.713,18 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 04.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karara verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; aynı kazada yaralanan bir başka kişiye ödemede bulunduklarını, teminat limitinin gözetilmesi gerektiğini, hesabı ve kusuru kabul etmediklerini, maluliyetin oluşmadığını, vekalet ücretinin hatalı takdir edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın tek taraflı kaza yapması sonucunda, araçta yolcu olan davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54'te özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun mal varlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir. Davacının doğum tarihi 07.03.2007 olup kaza tarihinde 12 yaşındadır. Hükme esas alınan maluliyet raporunda davacının kazadaki yaralanması nedeniyle iyileşme süresi 60 gün olarak saptanmış; yargılama sırasında alınan hesap raporu ile 4.108,53 TL geçici işgöremezlik tazminatı olduğu belirlenmiş, davacı bedel artırım dilekçesi ile bu miktarı da talep etmiş ve davacının geçici iş göremezlik talebinin kısmen kabulü ile 3.286,00 TL'ye hükmedilmiştir. Ancak varılan sonuç hatalıdır. Davacının kaza tarihinde 12 yaşında çocuk olduğu, kazanç getiren herhangi bir işte çalıştığına dair bir iddiası ile sunduğu somut neden ve delil de bulunmadığı gözetildiğinde, davacı çocuk için geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. 3-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96 ıncı maddesinin 1 inci fıkrasında garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak biçimde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır. Diğer taraftan aynı maddenin 2 inci fıkrasında ise "başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda, dosya kapsamından, davalıya sigortalı araçta 4 yolcu olduğu, bir kısmının yaralandığı anlaşılmaktadır. Davalı vekili davaya konu kazaya ilişkin olarak başka bir yolcuya 239.665,60 TL ödeme yaptığını, teminat limiti kadar sorumlu olacağını, bunun dikkate alınması gerektiğini ileri sürmektedir. Hakem heyetince KTK 96.maddesi kapsamında araştırma yapılmamıştır. Bu durumda; dava konusu olayda çoklu hasar olduğu, kaza ile ilgili olarak sigortacının başka bir yolcuya ödemede bulunduğu savunması ve araç içinde yolcu olanların sayısının 4 olduğu gözetildiğinde (bir kısmının yaralandığı ifadelerden anlaşılmaktadır) yukarıda açıklandığı üzere K.T.K.'nun 96 ıncı maddesi uyarınca kaza başı poliçe teminat limiti yönünden garame hesabı yapılıp yapılmayacağı hususunun değerlendirilmesi için dava konusu kazayla ilgili olarak tüm hasar dosyaları ve derdest dava dosyaları ile ödeme dekont ve makbuzlarının (İcra dosyaları dahil) davalı vekilinden istenerek dosyaya temininin sağlanması, davacının talebi ile ilgili olarak davalı ... şirketinin sorumluluğu tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, kararın bozulması gerekmiştir. 4-5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı