4. Hukuk Dairesi 2022/6587 E. , 2025/10187 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/171 E., 2022/553 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/652 E., 2021/689 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketinin kasko sigortacısı, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın 17.01.2019 tarihinde davacılar desteği yayaya çarpması sonucu vefat ettiğini belirterek davacı ... için 200.000,00 TL ve davacı her bir çocuk için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde: davadan önce zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davadan önce sigorta şirketine müracaat edilmesi gerektiğini ve bunun dava şartı olduğunu, sigortacının sorumluluğunun sigortalısının kusuru ile sınırlı olduğunu, desteğin ölümüne sebep kazanın münhasıran desteğin kusuru ile gerçekleştiğini ve tazminat koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... ile ... vekilleri ayrı ayrı ibraz ettikleri cevap dilekçelerinde; desteğin ölümüne sebep kazanın, desteğin kendi kusuru ile gerçekleştiğini ve araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, tazminat tutarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 10.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL ve ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 25.000,00 TL'nin davalı işleten ve sürücü yönünden 17.01.2019 ve sigorta şirketi yönünden 12.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminatın vekalet ücretini dahi karşılamadığını, davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bu hususun istinaf edilmesine karşın Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirme yapılmadığını belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1-Davacılar ..., ... ve ... yönünden; Miktar ve değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, HMK'nın 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde, anılan Kanunu'nun 366 ncı maddesi atfıyla 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz delikçesinin reddine karar vermek gerekir. HMK'nın 362/1.a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 Sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK'ya eklenen ek 1 inci maddesinde öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2022 yılı için 107.000 TL’dir Anılan kural gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 107.000 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir. Somut olayda dava dilekçesinde, davacılar için 100.000,00 TL manevi tazminat talep edilmiş, mahkemece her bir davacı için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili temyiz yoluna başvurmuştur. Somut olayda; ihtiyari dava arkadaşı olan davacılar yönünden temyiz sınırı her bir dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir. Aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davacılar yönünden reddedilen ve temyize konu edilen miktar, yukarıda belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında kaldığından, davalı vekilinin davacı ...'a yönelik temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-(a) maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacılar vekilinin, davacı ... yönünden temyizine gelince; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR 1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin davacılar ..., ... ve ... yönünden miktardan REDDİNE, 2-Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin davacı ... yönünden tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ... yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f63477a96ae2f601 a78bcf1e0b1ce254