4. Hukuk Dairesi 2022/5822 E. , 2025/8979 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1854 E., 2022/280 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bingöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/356 E., 2021/205 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 10.12.2008 tarihinde dava dışı sürücü ...’nin sevk ve idaresindeki davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı otobüs ile müteveffa ...’ın sevk ve idaresindeki minibüsün karıştığı çift taraflı trafik kazasında, davacıların miras bırakanları ..., ..., ..., ... ve ...'ın vefat ettiklerini, davalının davacılara davaya konu ölümler nedeniyle kısmi ödemede bulunduğunu, eldeki davada bakiye tazminat talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak ... mirasçıları için 2.000,00 TL, ... mirasçıları için 2.000,00 TL, ... mirasçıları için 1.000,00 TL, ... mirasçıları için 1.000,00 TL, ... mirasçıları için 2.000,00 TL olmak üzere toplam 8.000,00 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının kısmi ödemenin yapıldığı ya da temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkil şirketin 04.03.2009 tarihinde ... mirasçılarına 57.467,00 TL, ... mirasçılarına 11.948,00 TL, ... mirasçılarına 58.690,00 TL, ... mirasçılarına 9.968,00 TL, ... mirasçılarına 63.729,00 TL ödeme yaptığını, davalının sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacı tarafın ibraname imzaladığını, davanın yetkisizlik nedeniyle reddinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 10.12.2008 tarihinde davalı şirketin sigortalısı olan ...'nin sevk ve idaresindeki yolcu otobüsünün karıştığı kaza neticesinde davacıların murisleri olan ..., ..., ..., ... ve ...'ın vefat ettiği, davalı ... şirketi tarafından 09.04.2009 tarihinde davacılardan ... mirasçılarına 63.729,00 TL, ... mirasçılarına 58.690,00 TL, ... mirasçılarına 9.968,00 TL, ... mirasçılarına 11.948,00 TL ve ... mirasçılarına 57.467,00 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödeme neticesinde davacıların ve vekillerinin ibranameyi ihtirazi kayıt olmaksızın imzaladığı, ibranamenin geçerliliğinin dava dilekçesinden görüldüğü üzere davacıların da kabulünde olduğu, ibranamenin 09.04.2009 tarihli olduğu, davanın ise 16.11.2017 tarihinde açıldığı, ibranamedeki miktarların üzerindeki taleplerin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun “Sorumluluğa İlişkin Anlaşmalar” başlıklı 111 inci maddesinde düzenlenen iki yıllık hak düşürücü süre içinde talep edilmesi gerektiği, davanın iki yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 111 inci maddesinde; “Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” hükmüne yer verildiği, bu Kanun hükmüne göre, hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersiz olduğu, anılan Kanunda düzenlenen sürenin hukuki niteliğinin zamanaşımı süresi olmayıp, “hak düşürücü süre” olduğundan, kısmi ödemeyi kabul etmiş olan kişinin, artık aynı Kanunun 109 uncu maddesindeki zamanaşımı sürelerinden yararlanamayacağı, iki yıllık hak düşürücü süreyi geçirmişse zararının kalan bölümünü dava edemeyeceği, açıklanan tüm bu nedenlerle, eldeki davanın açılış tarihi itibari ile ibranamenin düzenlendiği tarihten itibaren iki yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşıldığından mahkemenin hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine ilişkin kararında usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 111 inci maddesinin 2 nci fıkrasına göre tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceğini, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporlarına göre davalının ödemesinin yetersiz olup, ödenen miktarla ödenmesi gereken miktar arasında fahiş bir farkın bulunduğunun tespit edildiğini, bu durumun anılan Kanun maddesinde belirtilen iki yıllık hak düşürücü süreyi bertaraf edeceğini, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinin eksik olduğunu, eksik ödemenin varlığı halinde ibranamenin makbuz hükmünde sayılması gerektiğini, eldeki davada ceza zamanaşımının uygulanması gerektiğini, davanın zamanaşımına uğramadığını, davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenlerin desteğinden yoksun kalan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.