Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2022/12781 E., 2025/8946 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12781 E., 2025/8946 K. (02.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/12781
Karar No
2025/8946
Karar Tarihi
02.06.2025
Konu
Tapu, Miras

4. Hukuk Dairesi 2022/12781 E. , 2025/8946 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI: 2020/835 E., 2022/856 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2018/520 E., 2019/485 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların babaları ...'nın 26.07.1996 tarihinde vefatından sonra bir kısım mirasçıları olan ..., ... ve ...'nın diğer mirasçılar olan davacıların rızası ve izni olmadan bir takım muvazaalı işlemlerle İstanbul, ..., ... mah. ... sok. 1643 ada, 63 parselde bulunan taşınmazı davalı ...Ş.'ye devrettiklerini iddia ederek davalı adına olan tapu kaydının davacıların miras payları oranında iptal edilerek davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların babası olan muris ...'nın vefatından sonra bir kısım mirasçıları olan ..., ... ve ... diğer mirasçılar olan davacıların rızası olmadan muvazalı işlemlerle ... İlçesi 1643 ada 63 parselde bulunan taşınmazı davalı ... Gayrimenkul A.Ş.'ye devrettiklerini belirterek davacıların miras payları oranında tapunun iptal edilerek davacılar adına tesciline, aynı davacıların açtığı İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/520 Esas sayılı dosyası ile davanın birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin dava konusu taşınmazı devralmadığını, vekileden şirketin dava konusu taşınmazla ilgisi olmadığını, davalı şirketin taşınmazı devrettiği iddia edilen kişileri tanımadığını, bu kişilerle bu yönde bir ilişkisi olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazda davacıların murisi ...'nın mülkiyet sahibi olmadığını, dava dilekçesinde bahsedilen diğer mirasçılar ..., ... ve ... tarafından taşınmaz üzerine kaçak yapı yapıldığını, vekiledenin enkaz sahibi olan bazı kişilere enkaz bedeli ödediğini, devletin kentsel dönüşüm projesi kapsamında haksız ve hukuka aykırı şekilde işgal edilen arsa üzerindeki yapıyı enkaz bedeli karşılında tahliye ederek davalı şirkete devrettiğini, muvazaa koşullarının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 1643 ada 63 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtlarına göre, asıl davalı ...Ş'nin dava konusu taşınmazda hiçbir zaman mülkiyet sahibi olmadığı, bu tür tapu iptali ve tescil davalarının tapu maliki aleyhine açılması gerektiği, asıl davada ... İnşaat A.Ş'ye husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, dava konusu taşınmazda davacılar veya murisinin herhangi bir şekilde tapuya kayıt edilmiş mülkiyet sahibi olmadıkları ve tapuda murisin hissesi bulunmadığı, tarafların beyan ve kabullerine göre gerçekte; davalı şirketin taşınmaz üzerinde bulunan bina veya gecekondu sahiplerine ya da bazı mirasçılarına enkaz bedeli ödemesi yaptığı, davacıların bu nedenle eldeki davayı açtığı, davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olmadığı, muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil istendiği, bu haliyle muvazaa koşullarının oluşmayacağı gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tapu kayıtlarına göre, 1643 ada, 63 parsel taşınmazın imar uygulaması ile 2765 ada, 1 parsele dönüştüğü, asıl davanın davalısı ... İnşaat AŞ'nin dava konusu taşınmazla hiçbir ilgisinin bulunmadığı, taşınmazın birleşen davanın davalısı ... Gayrimenkul Geliştirme Yatırımı ve Tic. AŞ adına kayıtlı olduğu, tapu kayıtlarında ... adında bir kişiye rastlanmadığı; bir başka deyişle, davacıların miras bırakanı ...'nın hiçbir zaman taşınmazın maliki olmadığı, buna göre, Mahkemece, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacıların babaları ...'nın 26.7.1996 tarihinde evli ve çocuklu olarak vefat ettiğini, ...'nın vefatının ardından bir kısım mirasçılar olan ..., ... ve ...'nın diğer mirasçılar olan davacıların rızası ve izni olmadan bir takım muvazalı işlemlerle İstanbul İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Sokağı 1643 ada 63 parsel de bulunan taşınmazı davalı ...Ş.'ye devrettiklerini, davacıların babaları ...'nın uzun yıllar taşınmazı kullandığını, tüm vergilerini ödediğini ve yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacıların müteveffa ...’nın mirasçıları olup, yasal hak sahibi olduklarını, davacılardan izinsiz ve rızasız olarak, bir takım gerçek dışı, muvazaalı işlemlerle, taşınmazı davalı ...’a devreden bu şahıslara karşı tapu kayıtlarının düzeltilebilmesi adına iş bu davayı açmanın zorunlu olduğunu, muvazaalı yolsuz tescil sebebi ile davalı üzerine kayıtlı mezkur taşınmazın tapu kaydının iptaline ve davacıların miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, TBK'nın 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bfe4a78edfe8614c 0581ffebb8a8c766

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı