Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/2264 E., 2025/8967 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/2264 E., 2025/8967 K. (02.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2264
Karar No
2025/8967
Karar Tarihi
02.06.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/2264 E. , 2025/8967 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/81 Değişik İş 2024/80 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.10.2021 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu ve davalı ... şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortasını yaptığı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 30.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 14.11.2023 tarihinde sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 394.733,22 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 13.730,35 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; mevzuata uygun maluliyet raporu ile sigorta şirketine başvuru yapılmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının aldığı tek taraflı maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiğini, maluliyet raporunu düzenleyen heyetin maluliyete uygun uzmanlardan oluşmadığını, davacının bizzat muayene edilmeden maluliyet raporunun düzenlendiğini, raporun yetkili sağlık kuruluşundan alınmadığını, maluliyet oranının olması gerekenden yüksek belirlendiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz ile hesap yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır indirimi yapılması gerektiğini, kurumun temerrüde düşmediğini faiz talep edilemeyeceğini, yasal faiz dışında taleplerin yerinde olmadığını, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 394.733,22 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 13.730,35 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 408.463,57 TL toplam tazminatın 30.03.2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazının kısmen kabulüne, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin AAÜT'ye göre belirlenen rakamın maktunun altında kalmayacak şekilde 1/5'i oranında olacak şekilde düzeltilmesine, kararda diğer hususlarının aynen icrasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin AAÜT'ne göre belirlenen rakamın tamamı olması gerektiğini, %5 maluliyet oranının, geçici iş göremezlik süresinin, bakiye ömrün, hükme esas ücretin eksik belirlendiğini, hesaplamanın hatalı yapıldığını belirterek kararı temyiz etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporuna yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, aldıkları medikal görüşte maluliyet bulunmadığının belirlendiğini, skar dokunun maluliyet oranı belirlenmesini gerektirir boyutta olmadığını, iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğini, heyette maluliyet nedenine uygun uzman bulunmadığını, ayrıca davacının bizzat muayene edilmediğini, tek taraflı alınan maluliyet raporu ile karar verilemeyeceğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %2'den fazla olmamak üzere belirlenecek teknik faiz ile yapılması gerektiğini, davacının öğrenci olduğunu, aktif çalışmadığını bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini, hatır ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçersiz maluliyet raporu ile sigorta şirketine başvuru yapıldığından davanın usulden reddi gerektiğini, uzlaşma olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; hükmedilen vekalet ücretinde hata bulunmamasına, maluliyet oranının kaza tarihi itibari ile geçerli yönetmelik hükümlerine göre belirlenmiş olmasına, hesaplamanın usul ve yasaya uygun olmasına, müterafik kusur indirimi yapılmamasında hata bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında davacı, arkadaşları ile birlikte okudukları üniversiteye dönmek için arkadaşlarından birinin ağabeyi de olan sigortalı araç sürücüsünün aracına bindiğini beyan etmiştir. Davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 97080b1636fb3300 485c9909f75b29a5

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı