4. Hukuk Dairesi 2022/7408 E. , 2025/8981 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/731 E., 2022/757 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/205 E., 2021/763 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.09.2017 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalı ... Sigorta A.Ş.’ye Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı motosiklet ile davalı ...Ş.'ye Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı karşı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL bakıcı gideri tazminatı ve 50,00 TL SGK tarafından karşılanmayan ve fatura edilemeyen tedavi gideri olmak üzere toplam 200,00 TL tazminatın davalıların ayrı ayrı temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş; talep artırım dilekçesiyle bakıcı giderine ilişkin talebini 330.000,00 TL’ye, SGK tarafından karşılanmayan zorunlu tedavi giderlerine ilişkin talebini 18.750,00 TL'ye yükselttiklerini, toplam talepleri olan 348.750,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...Ş.’den tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
II. CEVAP ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava şartının yerine getirilmediğini ve müvekkili şirketin temerrüte düşürülmediğini, kusur raporu alınması gerektiğini, davacının maluliyet tazminatı, tedavi ve bakıcı giderlerine ilişkin taleplerine itiraz ettiklerini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının dava şartını yerine getirmediğini, maluliyet oranının tespit edilmesi, kusur raporu alınması, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller, taraf vekillerinin beyanları ile dosya içerisinde bulunan mevcut delil durumu ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, tarafların uzlaşma protokolü ve ibraname kapsamında karşılıklı her ne isim adı altında olursa olsun her türlü alacak ve davadan feragat ettikleri gerekçesiyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazaya karışan aracın neden olduğu zararlardan sorumlu olan davalının, poliçe gereği bedeni zararlarda 330.000,00 TL, geçici iş göremezlik, bakıcı ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri kapsamında sağlık giderleri teminatı altında 330.000,00 TL teminat limiti ile davacıya karşı sorumlu olduğu, bu iki limitin(teminat) birbirinden bağımsız olup, birinin tüketilmesi halinde davalının tüm yükümlülüklerini yerine getirerek sorumluluğunun sona erdiğinden bahsedilemeyeceğini, yargılamanın aşamalarında davacının beyanlarından, sulh ve ibraname içeriğinden anlaşılacağı üzere, davalı tarafça yapılan söz konusu ödemenin davacının sürekli işgöremezliğine ilişkin olduğu, ibranamede davacının açıkça tedavi gideri ve ömür boyu bakıcı gideri yönünden sulh olduğuna dair bir ibare ve beyanının bulunmadığı, davalı ...Ş.'den alınan ödemenin kısmi bir ödeme olup sadece sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğu, diğer alacak kalemleri yönünden davacının bir ibrası ya da feragatinin söz konusu olmadığı, ibranamenin ancak makbuz hükmünde olduğunun kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; davacının, davalı her iki sigorta şirketine karşı açtığı tazminat davası nedeniyle yargılama sırasında sürekli ve geçici iş göremezliğe ilişkin zararını tazmin ettiği anlaşılmakla, tüm davalılar için bu talepler yönünden konusuz kalan talep hakkında ayrı ayrı karar verilmesine yer olmadığına, davacının davalı ...Ş. aleyhine açtığı ömür boyu bakıcı giderinden doğan maddi zararının ve kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının kısmen kabulü ile davalı ...Ş.’nin ömür boyu bakıcı gideri ve kaçınılmaz tedavi gideri poliçe teminat limiti olan 330.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere bu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...Ş.’den alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin (18.750,00 TL) talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu feragatname nedeniyle davacının davaya konu kaza ile ilgili hiç bir maddi alacağının kalmadığını, davacının davadan feragat ettiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, söz konusu feragatnamenin davadan tam feragat olduğunu, bu feragatin kısmi feragat olarak kabul edilemeyeceğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... şirketleri tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan araçların karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri talebine ilişkindir. 1.Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tâbi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür. 5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nın 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir. MÖHUK madde 48/2’de ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır. Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Az yukarıda belirtilen anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup, anılan sözleşmenin 17. maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir. Davacı Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olup, bölge adliye mahkemesince davacının teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48/2. maddesinde dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu Mahkemece re'sen gözetilmelidir. Bu sebeple bölge adliye mahkemesince, öncelikle davacının teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacı tarafa kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı ...Ş. vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı ...Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...Ş.'ye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.